Yellow Swans with John Wiese - Portable Dunes (2009)


























LastFm, Myspace engeli vs. derken pek çok şeyi geride bıraktık yine, yeniden.. Derken myspace bir kaç gündür açılmaya başladı. Onlara istediğim kadar çok üzülemedim bile. İlk sürüm olan think pad'li lap top olayım el fatiha olmaya yakın oldu ve 14 gündür beni cafelere, eskisi gibi mahkum etti. Tabii devam eden ve kullanılamayan internet borçları da bir, bir katlanmaya devam etmekte. Son bir şans olaraktan yarın başka bir bilgisayarcıya götürmeyi planlıyorum, tamir için. Bakalım..


Pozitifliğe doğru adımları attığım şu dönemlerim de bile beni yalnız bırakmayan bahtsızlığım ve ipe, sapa gelmez terslikler oluşumları, artık dayanılmaz boyutlara çıktı. Aklıma geldikçe şaşkınlıktan gülüyorum çoğu zaman. Resmen ilan-ı hodri meydan yapmış durumda bana karşı. Herşeyin farkındayım. Ama çok da nedeni olmayan pozitifliğimi pek öldüremiyor açıkçası ve yine şaşırıp seviniyorum bu dönem de ki içime. Bir şeylerin zamanı çoktan gelip, geçmekte olduğunu iyice sindiren beynim, artık bana oyunlar oynamıyor. Hiç olmadığı kadar istekli ve arzulu. Ak ve karaları vücuduma boyadım bir bir. Daha da her şeyin farkın da olabilmek için. Bana zarar verememeleri için. En önemlisi de, bir şeyleri başarabilmek için. Artık gözünüzü açmanız ve bazı konularda da gözünüzü yummanız gerekiyor. Yoksa çoktan iş işten geçicek. Biliyorsun değil mi ?


Zaman önemli. Zaman demişken; 11 Kasım dönemi yola çıkmayı planlıyorum. İstanbul topraklarına basmak için. Bir nedeni elbette var. 15 Kasım günü Kadıköy / Arka Oda adlı mekanda Liz Harris, yani sahne ismiyle Grouper bir performans gerçekleştirecek. Bant dergisinin nefis oluşumu Kulaktan Kulağa konser serisince Portland toprağından getirilecek olan Grouper'ı tanımayanlara, Ychorus içi bir search yapmanızı tavsiye ediyorum. Linkleri hala çalışan albüm olayları karşınıza çıkıcaktır. Bunun dışın da benim için bir nevi bonus olan ve 12 Kasım günü gerçekleştirilicek olan, İrlanda'lı Post Rock/Ambient projesi God Is An Astronaut konseri var olmakta. Kendilerini 2007'de Barışa Rock festivalin de bir avuç bileniyle izlemiş olan ben için çok heyecan verici bir durum değil aslında. Yine de bir ihtimal gitmeyi düşünüyorum. Şimdilik biletler 40 ytl. Daha sonra da 45 olucakmış. Belki de daha da katlanıcakmış bu ücret-i tarif. Pahalı bir konser benim açımdan. Yine de gidilesi bir etkinlik olduğu kesin. İstanbul'dan çıkma ve son dönemlerin de daha bir Post Rock eğilimi gösteren Düş Macunu'da konserin açılış grubu olucakmış. Jolly Joker Balans'da olucak herşey o gün, evet.

Ve her şey bir yana, bugün çok sıkıcı bir gün. Körelemememin zevkini yaşıyorum bir yandan. Bir yandan da fazladan yalnız olmanın acısını ve yüksek dozajdaki unutkanlığımın acı gerçeğini. Bitsin bazı şeylerimiz, sürsün tüm güzelliğimiz. Çok önemli bir söz ise; 'Tek güvenebileceğimiz şeyin müzik olması'dır. Devamlılıklar..


Açılışı, Harsh Noise tadında yapan grubun, daha sonra hiç böyle devam etmediğinin işitsel kanıtından oluşan albüm paylaşımım. Hangimiz herkese göre ki ? Ya da hangi herkes bize göre. Hatta hangi albüm hepimiz dinlesin diye yaratılmış ? Kimseyi kandırmanın bir anlamı yok, günahı ise daha çok. Kapağı da Grouper tasarlamış.


Susalım ve dinleyelim.



2 Kişi Yaladı :

brokenchord | 11 Ekim 2009 15:08

"Bitsin bazı şeylerimiz, sürsün tüm güzelliğimiz. Çok önemli bir söz ise; 'Tek güvenebileceğimiz şeyin müzik olması'dır"

eat your parents | 11 Ekim 2009 17:34

yine de alternatif olarak peyote kasım programına bakmakta fayda vardır :)

Yorum Gönder

.

.

Öpücük