singer-songwriter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
singer-songwriter etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0 com

Ben Gortmaker - All's Lost, All's Found (2010)





Gulf Stream ya da Körfez Akıntısı, Kuzey Atlantik Akıntısı'nın bir parçası olan, Meksika Körfezi'nden başlayıp İngiltere'nin kuzeyine kadar devam eden sıcak su akıntısı. Kuzey Ekvator Akıntısı'nca beslenir. Avrupa'nın kuzeyindeki iklimi yumuşatarak yaşanabilir kılar.

Akıntı'nın Meksika Körfezi'ndeki hızı 3,5 knot (6,5 km/saat) olarak ölçülmüştür. Buradaki debisi 30 milyon metreküptür ki Missisipi Nehri'nin birkaçyüz katıdır. Hatteras Burnu'nda hızı 1 knot'a kadar düşer. Kıta sahanlığından akan akıntının sıcaklığı Kıtanın sahilinden akan soğuk güney akıntısıyla 'Soğuk Duvar' adı verilen yapıyı oluşturur. Burada akıntının derin mavi suları diğer sulardan rahatlıkla ayırd edilebilir. 

Körfez Akıntısı'nın en temel etkisi, Avrupa'nın kuzeybatısının ısınmasını sağlamasıdır. Matematik konumu düşünecek olursak, Kuzey Avrupa Sibirya ile aynı enlemdedir. Ancak akıntı, Kuzey Avrupa'nın, özellikle de İngiltere'nin ikliminin ılıman ve nemli olmasını sağlamaktadır. Bölgede limon ve çeşitli astropik bitkilerin yetişmesi buna bağlıdır.







Limit Tüketildi / Sold Out












Limited / Limitirvi: 13
0 com

Erkin Gören - Kestim Öldün (2011)


Kadıköy' ün güzide fabrikalarından Erkin Gören' in yeni albümü çıkmıştır... Israrla indiriniz !

http://erkingoren.bandcamp.com/album/kestim-ld-n





davul / drums : oğuz erdin
bas gitar / bass : canberk ünsal
arka vokal / back vocal : gümüş özdeş (ne yazık ki, evim var, yürü)
ritm gitar / rhythm guitar : taner yücel (ne yazık ki, evim var)
kayıt / recording & mix : umut çetin
baran göksu

0 com

Destroyer - Kaputt (2011)




New Pornographers' da da çalan adamlardan biriydi Dan Bejar. En son albümünü de 2007^de çıkartmıştı (ki içinde sevdiğim Blue Flower - Blue Flame gibi güzel bi şarkı vardı) Şu sıralarda Brooklyn' de olduğunu bu albümle kanıtlıyor gibi... Bilinmez...


Bence bu seneye iyi başladı.

-BURADA-
0 com

Touchy Mob - Pets of Plenty (2010)


22 yaşındaki Alaman genç dostumuz, bir gitar bir bilgisayarla pek bir şey yapıyor. Singer/Songwriter folk kafalarından, idm'e kadar ne ararsanız. Gerçekten anlatması çok zor. Dinleyiniz...

Kendi tabiri ile 4-to-the-floor-folk . Uymuyor değil hani...

Download Album

Support and buy his albums
0 com

Heather Woods Broderick - From The Ground (2009)

1 - Something Other Than
2 - Cottonwood Bay
3 - From The Ground
4 - The Colors
5 - For Misty
6 - Wounded Bird
7 - Back Room
8 - Left
9 - Turned
10 - Old Sun

Gereksiz bilgi; Peter Broderick'in kız kardeşi kendisi.

Heather Woods Broderick - From The Ground

Mastered By - Giuseppe Ielasi
Recorded By, Mixed By, Producer
- Peter Broderick
Written-By - Heather Woods Broderick
2 com

Joanna Newsom - The Milk-Eyed Mender (2004)



Aslında tanıdık, bilindik sayılır. Tam adı Joanna Caroline Newsom. Tatlı biri. Öyle arp falan çalıyor işte. Güzel, hatta çok güzel bir ilk albümü var, adı The Milk-Eyed Mender. Sadie de çok güzel bir şarkı. Kulaklıkla sakin sakin dinleyiverin.

tracklist:

01 - Bridges and Balloons
02 - Sprout and the Bean
03 - The Book of Right-On
04 - Sadie
05 - Inflammatory Writ
06 - This Side of the Blue
07 - En Gallop!
08 - Cassiopeia
09 - Peach, Plum, Pear
10 - Swansea
11 - Three Little Babes
12 - Clam, Crab, Cockle, Cowrie

Evet bunu istiyorum!
3 com

Ychorus Volume 58




Ve yepyeni bir toplama ile yine karşınıza geçen bir ben ve yine kapakları hazırlayan, ulaşılmak istenipte ulaşılamayan, telefonu onlarca saattir tamirden gelemeyen natürel bir Barış Malkoç.

Bu sefer cidden daldan dala geçeceğiniz bir toplama oldu. Merak edenlerin eli download'a gideceği için, diğeri için de zaten ne desem boş bir durum olucağı için ellerime kınalar yakıp, arnavut kaldırımlarında bekliyorum olacağım fikriyatlı yazılarınızdan oluşan düşüncelerinizi.. Barış Malkoç hazretlerinin bu sefer bana özel yaptığı kapak çalışmaların da silüetimi görmeniz en büyük kaçınılmaz olasılık.

Tüy dökücü kremlerinizi yeni başlayanların ulaşacağı yerlerde saklamayı ihmal etmeyin ki devamını istesinler değil mi.


Ychorus Volume 58

Tracklist:


Butterglory - The Skills Of The Star Pilot
Cabaret Voltaire - Loosen The Clamp
Flat7 - Smile (Robin Guthrie mix)
Hümeyra - Yüreğim Var
Vitamin - Takmayacaksın
Contriva - Concrete Sleepers
Cursillistas - Dirt Palm Line
Durutti Column - Sketch For Dawn I
Edison Woods - Like A Jewel
John Paul Jones - The Smile Of Your Shadow
Nylas - Love For Free
Audrey - Mecklenburg
Bruno Sanfilippo - Hipnoide
Dykehouse - Signal Crossing
Haggari Nakashe & Goap - Hogs And Kisses, Bye bye
Mount Eerie - I Hold Nothing
Portabot - Out
Stars Of Stage And Screen - Silver Memories
Tickley Feather - Natural Natural
Yugen - Connie & Kim
Kırık Çizgi - Yumak (Eski kayıt)
Kilink - Çocuk Apart
I Am Above On The Left - Gozhx It!
The Carbuncles - Perpendicular
Velocity Girl - I Don't Care If You Go
Bicycle Day - Big Time
Entertainment For The Briandead - Maybe
Dif Juz with Elizabeth Fraser - Love Insane







0 com

Jeffrey Lewis - The Last Time I Did Acid I Went Insane and other favorites (2001)



çağımızın kanımca en önemli singer/songwriter sanatçılarından biri, belki de en önemlisi olan Jeffrey Lewis'in 2001 çıkışlı albümü.. bana göre, geride bırakmak üzere olduğumuz on yılın en iyi albümleri arasında yer alan bu albüm, anti-folk türünün de bir başyapıtı sayılabilir.. nadir bulunan diğer bir kaç albümünü de ilerleyen günlerde siteye koymaya çalışacağım, unutursam hatırlatın.. ayrıca stüdyo albümlerinde rastlanamayacak bazı çalışmalarının performansları da youtube'da mevcuttur.. punk rockın tarihini ya da The Fall'un hikayesini bir de Jeffrey'den dinlemenizi şiddetle öneririm.. ayrıca şarkıları dinlerken sözlere de dikkat etmekte sonsuz yarar var, zira Jeffrey'nin müziğinin gücü büyük oranda ozanlığına dayanıyor.. bu konuda mesela atıyorum bir Dylan'dan bence hiçbir eksiği yok.. inanmıyorsanız, buyrun kendiniz görün.. bir de küçük bir not; Jeffrey bağımsız bir müzik sanatçısı olmasının yanında, aynı zamanda bir çizgi roman çizeri de.. hatta canlı performanslarında bu iki özelliğini birleştirdiği de oluyor.. youtube videolarında ne demek istediğimi görebilirsiniz.. ayrıca çizgi roman ve karikatür çalışmalarına netteki sitesinden de ulaşmak mümkün.. kendisini en yakın zamanda ülkemizde görme isteğiyle bitiriyorum efendim.. saygılar..

http://www.sendspace.com/file/t47diu

0 com

David Sylvian - Brilliant Trees (1984)




































Hissiyatsızlığın zirvesini yaşarken, belim çoktan bayrağa dolanmıştı. Kaçarsızca gelicekleri beklemek gerekti. Lale bahçesinden bir demet yolluyordum sana. Eflatun ve beyaz olanından sadece.
Pasteller bizlerin, göz alıcılar onların olsun ki yolumuza devam edebilelim. Yoksa.. değilmiyim. Kırmızılıklarınla.
Gel hadi..


Photo: Joel Tettamanti

Offical Site: http://www.tettamanti.ch/



























David Sylvian - Brilliant Trees (1984)

Label: Virgin Schallplatten GmbH


Pulling Punches
The Ink In The Well
Nostalgia
Red Guitar
Weathered Wall
Backwaters
Brilliant Trees


1 com

Mark Kozelek - Lost Verses - Live



uzun uzun zaman sonra bloga bi yararım dokunuyor sanırım.bu albüme zaman ayırınız.. sadece bir tavsiye..

(sabırla benden blog için kayıt bekleyen Tolga'ya selam ederim.yazamamak hala bir sorun bu yüzden de özür özür üstüne..)


TRACK LISTING:

1. Unlit Hallway
2. Carry Me Ohio
3. Four Fingered Fisherman
4. Moorestown
5. Salvador Sanchez
6. Heron Blue
7. Lost Verses





8. Tiny Cities
9. Lucky Man
10. Send In The Clowns
11. Harper Road
12. Tonight In Bilbao
13. Blue Orchids
14. Katy Song


0 com

M. Gira (Swans Related Project) - Drainland (1995)



















Zorla geçirdiğim kısa zaman öncesinde bir evdeydim. Yanımda en sevebildiğim bedenler kendi aralarında gülüyorlar, bende öylece onlara bakıyordum. Herhangi bir şeye dikkatlice bakmayı, konuşmaya başladığımdan beri, başlıca kişilik özelliğim haline getirdim. Yoğunlaşabilmenin verdiği derin haz duygusu beni benden alır, ötesine geçerdim. Geçerim de.

Gülmeyi, güldürmeyi, güleni seven bir yapım olmasına rağmen, karanlığa doğru ister istemez göç ediyorum sık sık. Bu bir depresyon belirtisi, moralimin sıfıra yakın olmasından kaynaklanan bir durum HİÇ değil. Burç'lara inanmayan çok fazla insna olduğunu biliyorum. İnananlarında olduğunu bildiğim gibi. Yüzyıllardır aynı şeyi yapıyorum. Çok tanıdığım, tanımaya çalıştığım yada sadece merhaba dediğim insanların doğduğun dönemleri öğrenip, aynı dönemde doğan insanlarla ilgili bir kişilik karşılaştırması yapıyorum. Ortaya çıkan sonuçlar hep tahmin ettiğim, yani aynı dönemden doğan insanların, aynı durumlardan haz aldığı hatta olayın bir abartılı boyutuda, aynı dönemde nedensiz yada az nedenli olaraktan, halk dilinde bunalım denilen hale girişmeleridir. Deneyin. Bir kaç defa deneyin. Ama deneyin.

Askerlik sonrası gün geçtikçe insanlardan uzaklaştım. Bazen de çok yakınşlaştım. Bazen dokundum, bazen tiksindim. Bu karmaşanın başlıca nedeni, askerlik sonrası öğrendiğim "İnsanlara karşı güvensizlik" duygusundan mı kaynaklanıyordu bilemiyorum. Yoksa mükemmeliyetçilik felsefesini beynimde taşıyan biri değildim, değilim. Öyle bir şeyin olamıycağını senin gibi bende biliyor ve biliyordum. Ama elimden bir şey gelmiyor, onlarda başta beni anlamasada sonradan ben laf atmadan hiç laf atmıyacaklarını öğreniyorlar ve hizmete sunuyorlardı. Herşeyi hazır kıta bekleyen yapıma, çok hareket etmediğimden doğan bir göbek de edinmiştim. Bir süredir eskisi gibi yiyemiyor ve gün geçtikçe her şeyden ve herkesden uzaklaşmaya ne yazık ki devam ediyorum.. Verilen değerlerin dönüş biletini ellerimle kesmediğim için belki de bu hale gelmiştim. Belki de.. Ne istiyordum, ne istemeliydim. Hiç bir şey bilemiyor, hiç bir şeyin farkına varamıyor, herşeyin farkına varmaya devam ediyor ve ediyordum.

Değişimi de sevmiyor, sevemiyordum. Değişenleri de sevmiyor, sevemiyordum. Sadece kendimi düşünemiyor, hep onlara yardım etmeye devam ediyor ve ediyordum. Ediyorum da. Yıllardır beklenilen o an bile gelse, eski heyecanımın bir daha geri gelmemiyeceğini çok iyi biliyor ve bilmeye devam ediyorum. Uzatmanın bir anlamı yok.. Ben hep ordayım, ulaşılabilen beden, burdan el sallarken.. Adresim aynısı, marketin karşısı eklemesini yapıyordum..



















Dinlediğim ve beni yerden yere vuran albümler listesinden olan bu albümle tanışmam çok geç olsada, birbirimize çok çabuk alıştık ve tamamladık. Kullanılan ve ele alınan sesleri duyduğumda donuklaştığım gibi etkisini kaybetmeyen de özel olan bir özelliğide mevcut benim için. "Swans" 90'ların ortasından dağılıp, sevenlerinin salya sümük ağlamasına neden olduktan sonra, 2 baş adam ama birinin vajinası olan "Jarboe" solo albümler yaparken, 1954 goğumlu "M. Gira" yani tam ismiyle "Michael Rolfe Gira" hiç boş durmamış ve ilk solo ayarındaki olan bu üretimini 1995 yılında kendi müzik firması olan güzelim "Young God Records" etiketiyle "Swans" sevicilere ve sevmeye yeni başlıyacak olan bedenlere yansıtmıştır.

Albüm herşeyiyle güzel ve özel olduğu halde, "If you carry the light for me, through oceans of melting steel" diye gırtlaktan bağıran adamımın vokal tonajı, altyapısı ve beste düzenlemesiyle beni benden zaten o an almıştı. 80ler başında hırçın olan "Swans" müzikalitesi gün geçtikçe softlaşırken sonun yaklaştığını hissedenler için bu albümün çıkması sürpriz olmadığı da kesin bence. Bir elimdeki parmakları geçmeyen adamlarımdan "M. Gira" her zaman yapıcağını yapmaya devam etmesi dileğiyle, peronda ki boş trenler gibi beklemeye devam ediyorum..


M. Gira (Swans Related Project) - Drainland (1995)

1. You See Through Me
2. Where Does Your Body Begin?
3. I See Them All Lined Up
4. Unreal
5. Fan Letter
6. Your Naked Body
7. Low Life Form
8. If You...
9. Why I Ate My Wife
10. Blind -


0 com

Jonathan Richman and the Modern Lovers - Jonathan Richman and the Modern Lovers (1976)


Şimdi, ilk yazım bu; psikolojik nevrozlarım dolayısıyla birkaç haftadır sadece sentimental mevzulara kafa yoruyordum. İlk özür dileyeceğim insan Tolga aslında. Gerçekten haftalardır yazamadım. Yazmak için oturdum lakin, olmadı yani. (Sanki John Fante yim ya) Debut yazı sonrası ilk postumu, Jonathan Richman a yazmam da garip bi şey tabii…

Neyse, konsepti pek bilmesem de, benim değinmek istediğim Jonathan Richman anekdotlarına geçeyim. Bu adam, bana göre müzik tarihindeki en Lo – Fi karakterdir. Şöyle düşünün müziğini işte. Stephen Malkmus, Lou Barlow filan halt etmiş yanında. Sade bir davul kiti, sade gitar notaları vesaire… Müziğe başlaması da Velvet Underground a kadar gider yani vesselam. Öyle bir şahsiyet kendisi. Hatta kendisinin Velvet i orijin aldığı kadar Frank Black’ in, Rivers Cuomo nun ve en önemlisi (çünkü, soundunda da bariz gözüküyor bu) Jens Lekman ın onu kendisine referans aldığını görebiliriz.

Çok konuştum; şu veciz tümcemi kurar isem belki ilginizi çekebilir. Eğer müzik dinlerken yüzünüzde bir “ihihi” istiyor iseniz; aşağıya* bir albümünü bırakıyorum. İndirin.

*Albüm, Richman’ ın Modern Lovers “and the” mertebesine geldiği dönemde yapılmış bir çalışmadır. Peki neden bu albümü koydum? En sevdiğimdir kendisi. Hatta tek kelimeyle tabir etmem gerekirse kesinlikle otodidakttır bu albüm. 1976 yılından.



0 com

Diamanda Galas - The Divine Punishment (1986)


























O loş ışıklı restoranlarda görünce insanları, öyle bir kayboluyorum ki gerçek dünyamdan.. amansızlaşıyor herşey beynimde. "Neden bende giremiyorum öyle yerelere yada şık lokantalara" düşüncesi değil bu. "Ne diye gireyim ki" düşünceside değil.. Düpedüz acaipleşiyorum işte. Kıyafetini bile beğenmeyip seni içeriye almayan bir konsept hakim. Şakadan öte mi ? Yoksa sınıfsal farkları bire bir göstermek için özellikle yapılmış bir davranış biçimi mi ?. Apayrı bir boyut orası. Çocukkenden beri hep o boyalı ekranda gördüğümüz ve nedense kanal değiştiremediğimiz mekanların yanından geçerken hep şöyle bir bakarım dikkatlice.. İçerdekilerin rahat ve güngörmüşvari olan hal ve tavırlarına, mimiklerine, ne yediklerine, nasıl bir şey olduklarına, oturdukları sandelyelerin tasarımına, garsonların onlara hizmet ederken ki disiplin kokan oyunculuklarına.. ve daha onlarca şeye. Evet, gayet kısa süre içinde bakarım o kadar şeye. Bilirsiniz bazı şeyler için bir kaç saniye bile yeterlidir. Oranın kapısında öylece durmanıza gerek yoktur. Dışarıdakiler daha farkındadır herşeyin.. ve yüzlerce insanın yardıma ihtiyacı olduğunun. Maddiyat yüzünden elinden bir şey gelmediği için, içinin kanadığını her gün hisseder.. ve yüzlerce kat daha merhametlidirler içerdekilerden. Yedikleri o miktiriboktan şeylere o kadar çok para verirler ki, bu sadece o güne mahsustur. Ayda, yılda ne edicektir o paralar umursamazlar. Paraları her yerdedir çünki. O aynalı güneş gözlükleriyle dahada küstahlaşırlar dışardakilere karşı. Bakakalırız sadece. Hiç bir şey yapamadan, söyleyemeden ama bolca söylenerek.. Ve hep içeride yine dışarıdakilerin pek dinlemediği ama içeridekilerin de ne denli dinlediği belirsiz olan Jazz yada Klasik müzikler çalmaktadır. Ayrıca neden hep Jazz dinleyenler genelde içerdekiler gibi anılır. Neden hep onlar gider o tür konserlere yada neden o türde şeyler çağırırlar yaptıkları partilerine. Elit dediğimiz kesimin ant içerken listede olan bir unsurmudur Jazz. Misal, neden bizim gittiğimiz yerlerde çalan şarkılar, türküler orada hiç çalmamakta hatta kaka gözüyle bakılmaktadır. Çok mu kekoyuzdur onlara göre, yoksa biz mi farkında değilizdir bunlara ? Bunca anlatımdan sonra anlatılmak istenilen içerdekilerin hayatta en kaka insanlar olduklarımıdır yoksa ? "Keeşke çook param olsaydı da herkese maddi destek sağlasaydım"cılıklarımız ne zaman gerçekleşicek hiç bilemezken, gerçek hayatın alabildiğine olan tozlu havasınıda ciğerlerimize çekip, karşı ki dağları yıkarcasına bir OF çekmekte yine bize kalıyorken, bir bok istemediğime de emin oluyordum..

Git, git, git.. gidebildiğin kadar + öpücük.


Durun! Bu albüm çok ağır. "Dead Can Dance" vokalisti "Lisa Gerrard"ın sesiyle yaptığı Bass seslerden hani. Piano var, yer yer çok basslaşan ses oynamaları da, Fransızca söylemler de. Kimini tokatlıyacak, kimine yüz ton gelecektir. Yunan uyruklu ailenin Amerika doğumlusu.



2 com

Marina Gallardo - Working To Speak (2008)

Bayaa aradım bu albümü ama değmişti tabii. Singer-songwriter hanım kızımız "Marina Gallardo" İspanya topraklarından çıkan, pek adı sanı duyulmamış tayfadan.. Rahat, salaş ve yeşillik dolu bir albüm hatta sound durumu. Akustik gitarla benzeşmiş Folk tınıları içinde, elyaflı yastık misali bir bayan vokal ve yeni şeyler keşfetmenin dayanılmaz hazzı bir arada..

Offical Website: http://www.marinagallardo.com/

Offical Myspace: www.myspace.com/marinagallardo





























0 com

Derin Esmer - Gerçek Hayat (2009)



























"mor ve ötesi" adında bir zamanlar gruptular. Yok ettikleri o "Indie" soundunun baş adamıydı "Derin Esmer".. 3 Şarkılık solo EP'si. Fırından. Albüm öncesi.



1 com

Noel Scott Engel (Scott Walker) - Scott 4


1- "The Seventh Seal" – 4:57
2- "On Your Own Again" – 1:48
3- "The World's Strongest Man" – 2:21
4- "Angels of Ashes" – 4:21
5- "Boy Child" – 3:38
6- "Hero of The War" – 2:28
7- "The Old Man's Back Again (Dedicated to the Neo-Stalinist Regime)" – 3:43
8- "Duchess" – 2:50
9- "Get Behind Me" – 3:14
10-"Rhymes of Goodbye" – 3:04

DOWNLOAD
0 com

Smog - Wild Love (1995) + The Vaselines - Dying For It EP (1988)


0 com

Sarah Bettens - Go (2004) + Scream (2005)






K's Choice Solisti Sarah Bettens in iki solo albümünü bir klasör icerisinde topladık biri ep digeri albüm olmak üzere . Eski günlerin hatrına.

Download

0 com

Ychorus Vol. 47


























Ohooo.. En son ne zaman Ychorus Volume serisini devam ettirdim bilemiyorum. Neden bu kadar kocaman aralar verdirdim kendime. Kendim bile bilemiyorum. Herşeyler elbet yolunda gitmiyor sık sık. Ama kendimizden de ödün vermemiz gerektiğini biliyoruz bazı bazı.. Kafamın istediği gibi bir toplama yine altımızda. Öpücük.


Joaquin Phoneix - I Walk The Line

İkinci Kuşak - Geçmişler

Trembling Blue Stars - Little Gunshots

Natacha Atlas - Gafsa

Ron Sexsmith - Gold In Them Hills (Remix featuring Chris Martin)

Hood - The Rain Never Tires

The Anomoanon - One That Gone Away

Arunas Mark - Quicsans Introduction

Cocteau Twins - Circling Girl (Orginal Mix)

Elizabeth Fraser V&A Exhibit - Elizabeth Fraser V&A Exhibit

Elizabeth Fraser & Bathers - The Dutch Venus

Hammerdrum - Ambient Piano Part III

Howard Hello - Television

Kilowatthours - Welcome To Orlando

Kuukoka - Light From The Roadside

Night Friends - October

Sebadoh - Soul And Fire (Acoustic Demo)

Svenfn-G-Englar - Live Exc No 1

Tigers Can Bite You - Taking And Running Away

The Fauns - Lovestruck Demo

Muffyny - toSmile

Cocteau Twins with Mark Clifford - Wax And Wane (Live)

Erdem Küçüksaraç - Yemen Türküsü (Cover)



0 com

Shh.. This Is A Library - S/T (2007)





















9 Mayıs 2008 günü bastığım bu albümü tekrar dinlemeye başlamamla birlikte yine ele almak ve yayınlamak istedim. Yukarıda gördüğünüz ve anladığınız üzere bu albüme 50 farklı kapak basıp sınırlı insanlar kategorisine sokan Brent adlı insanın, içini dışına çıkardığı kayıtlardan oluşan güzel bir albümdü.. İndirmek için yollar basit ve istekli.

Myspace: www.myspace.com/shhthisisalibrary


.

.

Öpücük