piano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
piano etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0 com

Pelin Halkacı Akın - Sonata For Violin And Piano 'Demet' Op.33: 1.Prelüd

0 com

Sümeyra - Aptal Şarkı (Turkey / 80's)

0 com

Evan Lindorff-Ellery

0 com

Tanner Menard

0 com

Joanna Brouk - The Space Between (1981)

0 com

Bruno Duplant - Waves (To Virginia Woolf)

0 com

Like The Snow

0 com

Atthis


0 com

Félicia Atkinson


0 com

Karl Rossmann


0 com

Martina Verhoeven


0 com

Charlemagne Palestine - Strumming Music (1974)



Kendisi tercih etmese de genellikle minimalizmle ilişkilendirilen New York’lu bestecinin 70’lerden günümüze uzanan albümleri arasında Swans üyesi Michael Gira ve Janek Schaefer ile ortak çalışmaları mevcut. Göçmen Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve profesyonel olarak müzikle uğraşmaya bar mitzvahlarda, Yahudi düğünlerinde ve sinagoglarda şarkı söyleyerek başlayan Charlemagne Palestine, ya da asıl ismiyle Chaim Moshe Tzadik Palestine, dini Yahudi müziğinden büyük ölçüde etkileniyor. Manhattan’a taşındıktan sonra bir kilisede carillon’cu olarak görev yapmaya başlayan Palestine’in müziğinde buna paralel olarak yer yer zil kullanımına da rastlanıyor. Palestine, yedi yıl süren bu görevi boyunca Tony Conrad ya da her gün onu dinlemek üzere kilise kapısına konuşlanan Moondog gibi dönemin ünlü Amerikalı avant-garde müzisyenleriyle tanışıyor ve deneysel üslubuyla New York müzik sahnesinin tanınan simalarından biri haline geliyor.

Charlemagne  Palestine, geçtiğimiz aylarda Borusan Müzik Evi’nde Nova Muzak adlı yeni müzik serisi kapsamında, Grouper’dan sonra Chatham Rhys ile birlikte konser verdi. Mikrofona ve piyanoya bağlanmış rengarenk kumaş parçaları ve sahnenin her yerine yerleştirilen onlarca peluş hayvan arasında sahneye çıkan ikili özellikle konserin sonlarına doğru renkli kişilikleri ve mizah anlayışlarını ortaya koydu. Palestine konserlerinin adeta imzası olan ve kendi peluş hayvan koleksiyonundan oluşan bu sahne dekoru, onun animizm inancına, büyük ilgi duyduğu antikçağ medeniyetlerine ve kendisiyle aynı kökenlere sahip Yahudi bir ailenin icat ettiği ayı Teddy’ye gönderme yapıyor. İkilinin hisli ve biraz karanlık performansı bu renkli ve eğlenceli atmosfere tamamen zıttı denebilir. Ama hipnotize edici müziklerinin yarattığı trans hali, sahne dekorunun mistik çağrışımları ve alt metinleri ile uyum içindeydi. Yaşlarından beklenmedik bir performans sergileyen Charlemagne Palestine ve Chatham Rhys ne yazık ki Türk dinleyicilerden hak ettiği ilgiyi göremedi, muhtemelen sadece Grouper’ı dinlemek üzere gelmiş olan bir kitle, performansın ortasında birer birer salonu terk etti. Konser bittiğinde salon büyük ölçüde boşalmıştı. Çok uzun girişlerle başlayan, bol tekrara dayalı bu müziğin alışkın olmayan bünyeler için sabır gerektirdiği bir gerçek ama gösterilen bu sabra değeceği tartışmasız.

52 dakikalık tek bir piyano parçasından oluşan Strumming Music, Charlemagne Palestine’in 1974’te yayınladığı ilk iki albümden biri. Hala albüm yayınlamaya devam eden Palestine’in şu anki tınısını, yılların ya da birçok ünlü müzisyenle ve toplulukla iş birliğinin bu tınıya getirdiği çeşitliliği ve zenginliği tam olarak yansıtması mümkün olmasa da bestecinin müziğine dair iyi bir fikir verebilecek nitelikte bir albüm. Bu vesileyle Charlemagne Palestine’in Türkiye’de daha çok dinleyici bulması dileğiyle...

                                                                                                   
                                                                                                   Download limit: 50 





0 com

Muhiddin Dürrüoğlu (Turkey)






0 com

Eureka

0 com

Hey Exit


0 com

Porya Hatami

0 com

A Winged Victory For The Sullen

0 com

KAOSMOS (Turkey)


0 com

Szakcsi


0 com

Fennel - A Leap Across A Chasm (2010)



Biri açık renkliydi, diğeri koyu..

Hava güneşsiz, bulut ise belirsiz. Farketmemiştim. İlk onları, tanıyamadan yanımdan geçtiklerin de, faketmiştim. Gülmek bana yakışmıyordu..

Nasıl yüzümü, saçlarıma doğru gerdiysem de, olmuyordu. Beceremiyordum. En fosforlu rengimi, isteyerek yüzüme yapıştırsam da, olmuyordu. Olamıyordu. İsteksiz ya da mecburi değildim ama yakışmıyor ve yapışmıyordu. Olmuyordu işte, olamıyordu.

Evlerinin önünden geçtiğim o gün ise havada ki yakıcı sarılık ensemi ve sol yanımı  kavuruyor, esmerleştiriyor ve sokaklarda ki hiç kimsesizliğin farkına vardırtıyordu. Oysa içim üşüyor, çiçeklerim ise kuruyordu. Balkon yok, saksılar da yok ama evin camları çoktu. Tıpkı, yüzüme yapıştıramadığım camlarımın çokluğu gibi.. 

Ekşilik saçan yüzüme son bir kez baktım. Kupkuruydum. Koca bir burnum, bol kıllı boynum ve ufacık kalan önlüğüm kadar kısa ve kısaydım. Dört tekerlinin yanına gittim ve bir zamanlar "ne olursa olsun, seni bekliyorum.." diyen için, kırmızı kurdelayı, elimle ittim. Çıkan ses, tıpkı "o gün" bana, bugünün olucağını söylediği gibiydi. Solmuştum. Hem de, dönüşü olmayan bir solmuşluk.

Açık renkli, bir bana sonra da kapı içinde ki koltuğa baktı. Tebessümü ve koyu renkliyi elden bırakmadan, içeriye adımını attı. Dört tekerlinin gür sesi içimi, etraftakilerin tiz sesi ise başka yerlerimi acıttı. Arkalarından, sokağın köşesinden kayboldukları halde, bakakaldım. Film şeridi kafa derimden akamadı ama bebeklerim ise yıllardır hiç kurumadı..

Açık renklinin önünde ki duvak, koyu renklininkindeyse, kabarık bir salkım havalanıyordu. Midemi kaldırdım, kulaklarımdan akıttım.

Dağılmıştım.











Limited Download: 72

.

.

Öpücük