london etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
london etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0 com

Gareth Davis & Scanner - Footfalls

0 com

Bartsch / Strasser / Schmidt - Asymmetric Macroscope (2026)

0 com

Tasos Stamou - Taki's Sorrow

0 com

Ordeograph - Garden (2021)



Spastisite
, kasların şiddetli derecede kasılı kalması halidir. Patolojiktir. Genellikle birinci motor nöron (beyinden omuriliğe inen sinir) hasarında ortaya çıkar. Kas muayene için zorlandığında "Sustalı çakı belirtisi" diye adlandırılan bulgu ortaya çıkar, kas aniden gevşer. 


0 com

Tram - Heavy Black Frame (Piao! 1999)



Kolektif depresyon sessizliği

İnanmayacaksınız ama bir süredir içimde kelimeler bitti. Uzun bir suskunluk arzusu taşıyorum. Üstüme doğru gelen onca bilgi, onca haber, onların oluşturduğu sayısız duygu ve bütün bunların beni sürükledikleri değişken ruh hallerinden yoruldum galiba...

Böyle kelimelerden sıkılmış bir günümde yazı yazmak için bilgisayar başına oturunca aklıma John Cage’in 4’ 33’ adlı sessizlik performansı geldi. 1952 yılında müzisyen John Cage herkesi şaşırtan bir sessizlik bestesi ile çıkmıştı izleyicilerin önüne... Bu şaşırtıcı bestenin sonraları çok tartışılan ve müzik tarihine mal olan ilk performansı David Tudor tarafından 1952 Ağustos’unda Woodstock, New York’ta gerçekleştirilmişti. Tudor sahneye çıkarak piyanonun başına oturmuş ve kapağı kapatarak parçanın başladığını işaret etmişti. Bir süre sonra, birinci bölümün sonunu ifade etmek için kapağı açıp kapamış ve bu hareketini ikinci ve üçüncü bölümler için de tekrarlamıştı. Parça boyunca Tudor tek bir nota bile çalmamış, kasıtlı bir ses çıkarmamış ve bir kronometre tutarak sadece nota kağıtlarını çevirmişti. Bu performansın yarattığı büyük tartışmanın ardından şöyle demişti John Cage:

“Bir noktayı kaçırdılar. Sessizlik diye bir şey yoktur. Sessizlik diye düşündükleri şey rastlantısal seslerle doluydu, ancak onlar dinlemeyi bilmiyorlardı. Birinci bölüm boyunca dışarıdaki rüzgârın kımıltılarını duyabilirdiniz. İkincide, yağmur taneleri damda pıtırtıya başladı. Üçüncüdeyse insanlar bu kez kendileri konuşmaya, dışarı çıkmaya ve bu sırada türlü, ilginç sesler çıkarmaya başladılar.”

John Cage kadar sanat cesareti taşısam ya da Tarık Günersel gibi bir tarzım olsa bu hafta boş bir köşe sunmak isterdim size. O boşluğa bakıp düşünmeniz için... O düşünceler sizi şaşırtan beyazlığı ne güzel doldururdu kim bilir?

İçimde kelimeler tükendi dedim ya, bunun üzerine düşünüp duruyorum şimdi... Gündemi, haberleri filan takip etmek istemiyorum bir süredir. Geçenlerde yazmakta olduğu gezi kitabı için benimle söyleşi yapan Amerikalı yazara da öyle dedim. “Bana Kıbrıs müzakerelerini soruyorsunuz ama ben onlarla ilgilenmiyorum ki. Bir şirket kurma pazarlığını andıran bu toplantılar en baştan içimi acıtıyor. Bir ülkenin geçmiş yaralarını iyileştirme, yeni bağlar kurup barışma, ülkenin insanlarının da aktif katılımıyla oluşacak bir barış süreci, yeni bir hayat tahayyülü göremiyorum. Buna bezginlik diyebilirsiniz ama benim için adı sadece sessizlik. Bu rahatsız edici gürültüye, ait olmadığım anlayışa ve dile katılmadan yeni yollar arama çabası...”

Birileri bunu bir çeşit sinizm, sorumluluktan kaçma kaypaklığı olarak görebilecektir ama hayat, ta çocukluktan itibaren bize alıştırıldığı gibi sadece Kıbrıs Sorunu demek değil. Aslında Kıbrıs Sorunu da görüşmeler demek değil. İki insan arasında da bir mikro modelini görebileceğimiz bazı gerilimler, duygular, korkular, ihtiraslar, yıkıcılığa ve yapıcılığa dair dürtüler ve insan olmaya dair her türlü durumla ilgili...

Çok acılar yaşanmış, ölen ölmüş giden gitmiş ama yine de hayat sürüyor. Geçmişin onca ağırlığını ve geleceğin belirsizliğini taşıyarak sürüyor ama... Geçmişle yüzleşilip bir gelecek projesine sahip olunmadan düze çıkmak mümkün mü?

Belki de en baştan yanlış olanı düşünmek lazım. Sistemin kendisi barışı inşa edebilecek bir sistem değil ki... Sistemin yarattığı insan tipi barışı kucaklayacak bir insan tipi değil ki... Kıbrıs sorunu bir kapitalizm sorunudur. Aslında mesele bu kadar basit... Ve bir o kadar da karmaşık…

Taraflar kendi çıkarlarını en iyi şekilde korumak savıyla oturdukları o masalarda bizim ülkemize ve geleceğimize dair kurduğumuz romantik hayallerle ilgili değiller. Bu ülke zaten bizim filan da değil.

Ara Bölge’de yürüyordum Downer’in çok beklenen basın toplantısı öncesi… Rastlayıp sohbet ettiğim herkesten de hissettiğim bu oldu. Kolektif bir depresyon yaşanıyor sanki. Belli ki yalnız değilim.

Hem kelimelerden bıktığımı söyleyip hem de yazı boyunca yaptığım bunca ukalalıktan sonra benden bir Pazar günü hayata dair dişe dokunur kelimeler bekleyen sizlere şunu söylemek istiyorum.

Yazı masumiyetini çoktan yitirmiş, pek çok yazar çoktan teslim olmuş. Kelimeler daha çok da bizi kandırmak, gözümüzü boyamak için iş başında...

Bunca kirlenmişlik içinde size sunabileceğim sadece içtenliğim. Bu dünya fena halde canımı acıtıyor her zamanki gibi. Hayatı seviyorum; hem de çok... İyi ve güzel zamanların, bunca kirlenme ortasında kendini korumaya çalışan insanların değerini biliyorum; o başka...

Sessizliğe ihtiyacım var... Kendimi işitebilmek, yalan korolarına dahil olmamak için. Susma hakkımı kullanmak istiyorum. Rüzgârın, ağaçların, kuşların, böceklerin, dünyanın sesi işitilebilsin diye...


Neşe Yaşın / Birgün Gazetesi / 13 Mayıs 2012





Limit Doldu / "limit has been reached"



Tracklist:


1 Nothing Left To Say
2 Expectations
3 I´ve Been Here Once Before
4 Like Clockwork
5 Home
6 Too Scared To Sleep (Album Version)
7 High Ground
8 When Its All Over
9 Reason Why
10 You Can Go Now (If You Want)



Drums – Nick Avery
Guitar, Bass, Clarinet, Harmonium, Percussion – Clive Painter
Mastered By – Steve Rooke
Piano, Keyboards – Bill Lloyd
Producer – Clive Painter, Paul Anderson
Vocals, Bass – Martine Roberts
Vocals, Guitar, Keyboards, Percussion – Paul Anderson





Limited Download / Sınırd: 28
0 com

Aidan Baker - Live In London 05.14.2007 (2007)


1 - Part One
2 - Part Two
3 - Part Three

0 com

The Clientele - Bonfires On The Heath (2009)





12 yıllık müzik projesinin son ürünü. Eski albümlerini es geçen insanlara çağrım şudur ki; es geçmeyin. Indie piyasasın da onlarca birbirine benzeyen grup ve sound anlayışı varken, kopyacılıktan gayet uzak suların adamları olan bu projeye abanın. Daha çok yeni olan bu albümün linkini de her an silebilir web şerifi, haberiniz hep olsun. Şimdi gidiyorum..


Photo: Nir Hod

























The Clientele - Bonfires On The Heath (2009)

Label: Merge Records


01 - I Wonder Who We Are

02 - Bonfires On The Heath

03 - Harvest Time

04 - Never Anyone But You

05 - Jennifer And Julia

06 - Sketch

07 - Tonight
08 - Share The Night
09 - I Know I'll See Your Face

10 - Never Saw Them Before
11 - Graven Wood

12 - Walking In The Park

0 com

Dylan Nyoukis & Phil Minton


.



.
2 com

Eight Legs - Searcihg for the Simple Life

Eight Legs İngiltere Londra'da yaşları 19-20 olan 4kişinin oluşturduğu bir grup. Daha çok genç olmalarına rağmen bazı kişilerin dikkatini çekmeyi başarmışlar. Henüz albümleri bile yokken İngiltere indie-rock sahnesinin en önemli gruplarından the Cribs'e supporter olmuşlar. Ardından eski Dior Homme kreatif direktörü Hedi Slimane onları desteklemiş kış06 defilesi için müzik yapmışlar bu şarkı albümün içindeki "these grey days" şarkısının 15 dakikaya uzatılmış versiyonu. Ayrıca grup ingilterenin en önemli müzik dergilerinden NME ve Clash'e çıkmayı başarmış hatta Clash'in nisan sayısındaki toplama cd'ye "simple life" şarkılarıyla girmişler. Geçtiğimiz kış Vakko sponsorluğunda 8 istanbul'da onlarla ilgilenebilecek kimsenin olmadığını tahmin ettiğim bir konser verdiler...



tracklist:
Wear That shirt
Vicious
Freaking Out The Neighbours
Eight Legs
Simple Life
Pass The Bucket
Tell Me What Went Wrong
Spilt Milk
Blood Sweat Tears
Can't Slow Down
These Grey Days


DOWNLOAD
6 com

the Rakes

Londra'dan çıkan indie-rock grubu rakes 2004'te kuruldu. 4 kişiden oluşan grup Franz Ferdinand, Fratellis, JAMC gibi gruplarla aynı sahneyi paylaştı. Capture/Release ve Ten New Messages albümleri V2 records'dan çıktı, bunun yanı sıra Remixes albümü de Steve Aoki'nin başında olduğu DimMak records'dan çıktı. Radar festivali kapsamında türkiyeye gelen grup konser vermeye devam etmektedir.

CAPTURE / RELEASE (2005)


tracklist:
Strasbourg
Retreat
22 Grand Job
Open Book
The Guilt
Binary Love
We Are All Animals
Violent
T Bone
Terror
Work, Work, Work (Pub, Club, Sleep)
All Too Human (Re-release bonus track)

DOWNLOAD

TEN NEW MESSAGES (2007)
tracklist:
The World Was a Mess But His Hair Was Perfect
Little Superstitions
We Danced Together
Trouble
Suspicious Eyes
On a Mission
Down with Moonlight
When Tom Cruise Cries
Time to Stop Talking
Leave the City and Come Home

DOWNLOAD

Indie rock müziğin direnen son kaleleri...

.

.

Öpücük