Kasetten çekim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kasetten çekim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0 com

Batur Sönmez




0 com

Hermit - Logic Bomb (Pulp Mill Records, 1996)







"Bankalar, kiliseler, okullar yakılmalı. İnsan ırkı imha edilmeli" diyen bir Eric Boros karşınızda..

Kaset, 1995'in yılbaşı gecesi verdikleri konserde, canlı performansa dair neler yaptıklarının, işitsel  göstergesini B yüzündeki kayıtta duyabiliyor ve zihnimizde olanları canlandırabiliyorken, konser için yıl başı gecesini seçmelerinde ki etkeni ve böyle önemli bir günde, böyle arıza dolu bir etkinliği düzenlemeye kalkanları, mekana gidenleri, mekan sahibini ve o gece yapılabilecek olan onca şey varken, böyle bir etkinlikte buluşan güruhu gerçekten merak ediyor insan kayıdı dinlerken ve gıpta da ediyor elbette.. 
Umarım, bir yılbaşı gecesi, yapılacak olan arıza dolu bir deneysel konserde yer alabilirim. Hatta, kayıdı dinlerken, "neden böyle bir grupta değilim ki.. ya da neden böyle bir grup bu topraklarda yok ki.." düşüncesini kafamda atamadım ki; olan bitenin üzerinden 20 yıl geçmiş durumdayken hem de.. Böylelikle, ne kadar geri kaldığımızı tekrar, tekrar görmek ve hissetmek, gerçekten çok acı verici..

Eric Boros çok üretken ve sisteme tamamen karşı çıkan bir varlık. Lambs Gamble, Third World Planet, Chapelle 59, Vialka gibi projelerde ve fazlasında da yer almış durumda kendisi. Kasetin A yüzü ise yılbaşında verdiği konserden 2 gün sonra kaydedilen, yarım saatlik bir kayıt. Radyo frekansları, endüstriyel tınıları, uyuşturan ses efektleri, uzaysal boşlukları ve hiddetli alarmsal gel-gitleri yoğun. Araya serpiştirilen klasik formatta olan şarkılardan alınan minik sampler tanecikleriyle insanın gülümsetiyorda. Noise yönü ağır bir albüm.. seviyorum.













Limited Download: 17


0 com

Cardiacs - The Seaside (Alphabet, 1983)





Alphabet tarafınfan, 1983 ve 1984 yılların, 2 farklı kapak ile yayınlanan bu kaset, Art Rock kulvarına denk düşen bir özellikte.
Sancılı geçen şu günlere, poşet içinde çıkan UFO bonibonunuz olma niteliğini taşıyabilir aslında. Özellikle, bir yere yürüken, yolculuk esnasında, kulaklıkla dinlenildiğinde size GÜÇ verecektir.

Bunu unutmadan; nadir bir kaset ve evden çıkmanıza neden olabilir. Sakınmadan alınız.








The number limit has expired


Alto Saxophone – Margurite Johnston
Bass, Voice – Jim Smith
Drums – Dominic Luckman
Guitar – Graham Simmonds
Guitar, Voice – Tim Smith
Keyboards – William D. Drake
Marimba, Percussion – Tim Quy
Producer – Graham Simmonds, Tim Smith
Tenor Saxophone, Clarinet – Sarah Smith





Limited Download: 22
0 com

Yximalloo - Oollamixy (Pumf Records And Tapes, 1989)



Experimental çölünde hava ılık; yalnızlığınızın getirdiği huzur ve özgürlüğünüzü kum taneleri kadar çok hissediyorsunuz.. Kirpiklerinizi havalandıran esintinin adı yel değirmeni. Öpüp, koklaştığınız yerleri unutuyor, merdiven altında ki sandığınıza sığıyorsunuz. Mutluluk, bacaklarınızdan akarken, evinize aldığınız puantiyeli yastığınızla bir olmuş durumdasınız.. Zevkinizin kokusunu, burnunuza ve koltuk altınıza nüfus etmişken, elinizin altında oluşan heyecanı yaşamalısınız.. 

Naofumi Ishimaru'nun tek kişilik projesi. Pumf Recrods & Tapes etiketinin önemini bilenler, bu albümünde önemini anlayacaklardır. 1989 yılında, kaset formatında çıkartan labelın, 147. ürünü. Yximalloo'nun ise 24. 

Unutulmayacak bir düş..








The number limit has expired





Limited Download: 14

0 com

Peonies - Infinity Has No Exits (Sloow Tapes, 2008)





Sloow Tapes etiketi ile 2008 yılında, kaset formatında sadece 100 kopya basılan bu albüm, dinleyecekleri tribal bir dünyaya sokan, bir nevi bireysel bir meditif töreni.. Çok nadir bir albüm. Gürültülü yanının yoksunluğunu, uzun süreli kayıtlara veren proje, Peonies, United States & Belçika sularından.. Rahat kaydedilmiş, şarkı trafiklerinde, popüleriteden çok uzak tadları sevenlere.. 





The number limit has expired




1Infinity Has No Exits
2Glimpse Into Bricks And Bones
3Asleep Within The Awake


Limited Download: 9
0 com

Offrez un Homme - Tears Compilation (1989)


The number limit has expired

DSM IV Tanı Kriterlerine göre aşağıdaki 8 belirtiden en az 4'üne sahip kişiler obsesif kompulsif kişilik bozukluğuna sahiptir.
  1. Yapılan etkinliğin asıl amacını unutturacak derecede ayrıntılar, kurallar, listeler, sıralama, organize etme ya da program yapma ile uğraşır durur.
  2. İşin bitirilmesini zorlaştıran bir mükemmelliyetçilik gösterir (örn. kendisine özgü aşırı katı ölçütler karşılanamadığı için bir tasarıyı tamamlayamaz.)
  3. Boş zamanlarını değerlendirme etkinliklerinden ve arkadaşlıklarından yoksun kalacak derecede kendisini iş ya da üretkenliğe adar (ekonomik gereksinmeleri ile açıklanamaz)
  4. Ahlak, doğruluk ya da değerler gibi konularda vicdanının sesini aşırı dinler ve esneklik göstermez (kültürel ya da dinsel özdeşimi ile açıklanamaz)
  5. Özel bir değeri olmasa bile eskimiş ya da değersiz şeyleri elden çıkartamaz
  6. Başkaları, tam olarak kendisinin yaptığı gibi yapmayı kabul etmedikçe görev dağılımı yapmak ya da başkalarıyla birlikte çalışmak istemez.
  7. Para harcama konusunda hem kendisine, hem de başkalarına karşı cimri davranır; para, gelecekte ortaya çıkabilecek felaketler için biriktirilmesi gereken bir şey olarak görülür.
  8. Katı ve inatçıdır.
0 com

Lonesummer & Mἄrsh - Split Tape (Starlight Temple Society, 2009)








Siyah Üçgen, günümüzde lezbiyenler tarafından kullanılan bir "gurur" ve "dayanışma" sembolüdür. Ters duran siyah bir üçgendir.
Siyah Üçgen, Pembe Üçgen gibi ilk defa Nazi Almanyası döneminde (her mahkumun kendi "türünü" belirlemek için üniformasının üstünde bir sembol taşımaya zorlandığı Toplama Kamplarında) ortaya çıkan bir semboldür. Nazi Almanyası döneminde bu sembolü takmaya zorlanan mahkumlar "asosyal" olarak nitelendirilen ve sosyal davranışlara aykırı eylemlerde bulundukları iddia edilenlerdir. Siyah Üçgen takan mahkumların çoğunluğunu evsizler ve zeka geriliği olan kişiler oluşturmaktadır. Bir kısım alkolikler, işsizler ve fahişelere de bu sembol layık görülmüştür.
Nazi Toplama Kamplarındaki çingeneler de (asosyal oldukları düşünüldüğünden) siyah üçgen takmaya zorlanmışlardır. Ancak bazı toplama kamplarında Çingenelere "Kahverengi Üçgen" verilmiştir.
Nazi kayıtlarında Siyah Üçgen'in lezbiyenlere zorla taktırılan bir sembol olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamakla birlikte Nazi idealine göre kadınlığın "üç K" kuralına (Kirche, Küche, Kinder - kilise, mutfak, çocuk) dayanması gerektiği göz önüne alındığında, siyah üçgeni "hak eden" kadınların lezbiyenler, fahişeler, çocuk sahibi olmayı reddeden ve diğer toplum dışı davranış sergileyen kadınlar olduğu söylenebilir.
Toplama Kamplarındaki Fransız mahkumlardan Fania Fénélon'un "Playing for Time" ismini taşıyan ve anılarını yazdığı kitabının da Nazi döneminde Siyah Üçgen'in lezbiyenlerce de takıldığına ilişkin inancı kuvvetlendirdiği düşünülmektedir. Fénélon'un sözkonusu hatıraları lezbiyen temalara yer vermekte ve "Siyah Üçgenliler Baloları"na değinmektedir.
Tarihsel kökeni ne olursa olsun Siyah Üçgen zaman içinde lezbiyenlerce baskı ve ayrımcılığa karşı mücadeleyi simgeleyen bir sembol olarak benimsenmiştir. Günümüzde erkek eşçinsellerce kullanılan Pembe Üçgen'in kadın eşcinsellerce kullanılan karşılığı olarak da kabul görmektedir.






Limit Tüketildi / Sold Out



A1 Lonesummer – Our Father's Fathers
A2 Lonesummer – 1135 Mg
A3 Lonesummer – Greater Than The World!
A4 Lonesummer – Brick Walkway
B1 Mἄrsh – Canvas
B2 Mἄrsh – Field Of Orchids
B3 Mἄrsh – Lull, Omit
B4 Mἄrsh – Handsome Devil (Written-By – The Smiths)





Limited / Sınırsal boşluk: 19
0 com

Pussy Galore - Exile On Main St. (Shove Records, 1986)




Kaset , Kompakt Kaset veya Teyp bir manyetik ses kayıt ortamıdır. Boyutları ortalama olmasına karşın daha iyi ses kalitesi ve anında kayıt gibi özellikleri nedeniyle zaman zaman kompakt kaset olarak anılırlar. Zaman içinde kompakt kasetler, ilk bilgisayarlar için veri saklamak amacıyla da kullanılmışlardır. 1960lardan 1990ların sonuna kadar kullanılmış, önce gramafonlarla sonra CDlerle rekabet etmiştir. Fransızcadan gelen cassette kelimesi küçük kutu anlamına gelmektedir.Şu an günümüzde yerini cd ler almıştır.








!


Recorded with Pussy Galore Mobile Unit Aug 24-26 1986.

A complete cover version of The Rolling Stones' Exile On Main St. album. 
Originally released as cassette only edition, limited to 550 copies, hand-numbered in red. 
White cassette and inlay printed on both sides.

Cat.# is listed as SHOV 3 on the cassette and SHOV 000-3 on the sleeve.





Limited / Limitsel dönüşüm: 9
0 com

Comando Bruno - Clise Hermetico (Zeal SS, 1985)











Erdal Acet, 1966 yıllında Türk-Macar ve İsrail yüzücüleri arasında Pendik-Burgaz-Fenerbahçe parkuru üzerinde yapılan ilk milletlerarası yüzme maratonunda ilk üçte yeralmıştır. 1 Eylül 1976 tarihinde Erdal Acet, Manş Denizi'ni 9 saat 2 dakikada geçerek dünya rekoru kırdı. Bu süre tüm zamanların en iyi süresidir. Bu süre son 102 yıllık döneminde yapılan en iyi 10 dereceden biridir. 








Limit Tüketildi / Sold Out




Sınırımın dili / Limited: 12
0 com

Athena - One Last Breath (Hammer Müzik, 1993)







Backster etkisi parapsikoloji'de bitkisel algılamayı ya da bitkilerdeki psişik algılamayı ifade eden bir terimdir. Bu alanda ilk incelemeleri gerçekleştiren ve bitkilerin de belli ölçülerde paranormal bir duyarlılığa sahip olduğu varsayımını ilk ortaya atan Cleve Backster’a ithafen bitkisel duyarlılık tepkileri onun adıyla adlandırılmıştır.

Aynı zamanda “yalan makinesi” olarak bilinen aygıtın da mucidi olan Backster’ın bu alandaki ilk önemli çalışması, 1966’da bir ev bitkisinin yapraklarına bağladığı elektrotlar aracılığıyla bitkilerde bir bellek bulunup bulunmadığını deneysel olarak anlama çalışmasıdır. Bir süre sonra daha güvenilir ve daha ayrıntılı bilimsel ölçümler elde etmek üzere, poligraf verileri yerine kalp ve beyin elektrolarını dikkate almaya başladı. Çalışmalarının ilk sonuçlarını “Journal of Parapsychology”nin 1968 kış sayısında yayımladı. Çalışmalarına tıp dünyası ilgisiz kalmamış ve Medical World News dergisi 21 Mart 1969 sayısında Backster’in çalışmalarından övgüyle söz ederek, çalışmalarının tümüyle bilimsel olduğunu bildirmiştir.
Backster’in “hücresel düzeyde ilgel algılama” olarak sözünü ettiği bitkisel duyarlılık günümüzde Backster etkisi ve bitkisel psişizm adları altında incelenmektedir.

Backster’in yalan makinesinin elektrotlarını bitkilere bağlayarak yaptığı ilk deneylerde, makinenin ibresinin insanların heyecan halleri sırasında çizdiği çizgilere benzer çizgiler çizdiğini saptamıştır. Örneğin bir tehdit veya yaşamsal bir tehlike karşısındaki insan ve bitkinin heyecan halleri esnasında ibre aynı zikzakları çizmekteydi. Ayrıca bir bitki önceden bir yaprağını kesmiş olan insan tekrar kendisine yaklaştığında ibre yine bu zikzakları çizmekteydi; yani bitki o kişinin kendisine yaklaşmakta olduğunu hem hissedebiliyordu, hem de o kişiyi unutmamış olduğunu gösteren bir belleğe sahip olduğunu gösteriyordu.










  1. Volvera
  2. Make My Stand
  3. Dr. Jekyll & Mrs. Hyde
  4. Bazil
  5. Serpent And The Rainbow
  6. Derived
  7. One Last Breath
  8. The Soothsayer
  9. In The Dreams
  10. Trash Till The End
  11. The Trap





Limited/Sınırsal boşluk: 93
0 com

Zarasai - Place Muzik (Sangoplasmo Records, 2011)




Evde keyifli bir akşam yemeğindeydik. “Her şey bir anda değişebilir” dedi konuklarımdan biri. Daha yaşlı olan gülümsedi: “Doğru, ama hangi an?”, “Ah, o anı bir bulabilsek!” diye iç çektim ben. Sohbet, hayattaki bazı unutulmaz anlara kaydı sonra. Tanıdık kişiler, bildik şehirlerden söz edildi. Şarabın sonuna ve tatlıya gelindiği zaman kapsamlı bir dünya turu yapmış durumdaydık. Dünyanın değişik ülkelerinde aynı insanları tanıdığımızı, aynı yerlerde benzer duyguları hissettiğimizi keşfetmek hoştu.
Zaman üzerine düşüncelere daldım konuklar gittikte sonra. Geçen yazı düşündüm örneğin. İçimdeki delici acıyı, hayatımı saran hüzün bulutunu... Hâlâ kalbimi kırsalar bile, şimdilerdeki uzaklıkta çok farklı görebildiğim pek çok ayrıntıyı... Diğer yazları düşündüm. Her birinin farklı renklerini, tatlarını,  sonsuza kadar kalacak olan bazı anlarını... Sonra geleceği düşündüm. Bilememenin verdiği kaygının yanı sıra giden bir heyecanla, düşündüm geleceği... Geçmişle başa çıkabilmişsem gelecek de ne getirirse getirsin, o kadar korkulu değil diye bir iyimserliğe kapıldım. İki şeyin bana güç verdiğini fark ettim sonra. Birisi hayatta her şeyin başıma gelebileceğine dair bir kabul ve buna dair bir iç hazırlık. Diğeri ise yalnızlığımla ve ona eşlik eden iç sesimle kurabildiğim güçlü bağ.
Başka şeyler de düşünüyorum şimdi. Hayallerin, idealizmin ve akılcılığın iç içe geçebileceğini örneğin. İçtenliğin, gerçekten kaçmamanın önemini... Duygusallığın ve kırılganlığın hayatı zorlaştırmasına rağmen o kadar da kötü olmadığını...
İnsanın başa çıkamayacağı pek çok ruh hali ve durum var kuşkusuz. Dışarıdan yöneltilen türlü türlü zulüm mesela. Kurumlar ya da bireylerden gelebilecek acımasızlık ve kötülük... İnsanın hayatını karartan önyargılar, yanlış anlaşılmalar, görmezden gelinmeler... Kabarık bir liste oluşturulabilir.
Önemli olan bütün bunların varlığının kabulü ve bunlarla başa çıkabilecek zeka, beceri ve dirence sahip olmak galiba... Hayat, acı-tatlı sürprizlerini getirebilecektir.
Yaşadıkça pek çok şeye karşı bileniyor insan. Eskiden beni yataklara düşürebilen gönül kırıklıkları yok artık... Hayretle görüyorum bunu... Şaşırmıyorum mesela eskisi gibi... Sonra pek çok şeyi hiç de üstüme alınmıyorum. Birçok insandan bize gelen bir davranış, bizden çok o insanın kendiyle ilgili çünkü... Bizim için kurulduğunu sandığımız bir cümle aslında cümleyi kuranla ilgili. Bazı insanlar bizi çok sevip beğeniyorken bir diğerleri aynı bizi hiç sevmeyip beğenmiyorlarsa bu bizden çok onlarla ilgili bir durum değil midir? Her şey bir anda değişebilir ama o an aslında sonsuz anların toplamını içinde taşıyan bir an değil midir? Ayrıca, yaşadığımız her an, böylesi anları biriktirmekle ilgili değil midir?
Bazen son yıllarda edindiğim bir tutumu sorguluyorum. Her şeye geçiciymiş gibi davranıyorum örneğin... Sonsuz ve koşulsuz bağlanmalardan kaçınıyorum. Uçucu zamanların dikey derinliğiyle ilgileniyorum daha çok da. Lineer bir zaman algısından uzaklaştım artık. Her şey her an bitebilir, herkes her an gidebilirin gizli kabulünü taşıyorum içimde. Birisi beni ölene kadar seveceğini söylüyor. Hoşuma gidiyor bu, yalan olduğunu bilsem de... Bu ana sunulmuş bir armağan gibi kabul ediyorum daha çok böyle bir cümleyi...
Sonuna kadar kendimleyim. Emin olduğum tek birliktelik bu... O yüzden iyi bakmak istiyorum kendime... Yaralanmaktan kaçamayacağım biliyorum. İyileşmeyi de biliyorum ama..
Tut ki herkes gitmiş. Kendimle, iç sesimle var olabilmeliyim. En tepelerdeyken en diplere inebileceğimi, her şeyin hayata ve insana dair olduğunu bilebilmeliyim.
Her şey bir anda değişebilir. Doğru bu... Ama gökten zembille inmiş bir an değildir bu... Geçmişte işaretleri vardır mutlaka.
Kavurucu bir yaz günü daha başlarken içimden geçenler bunlar. Bir dokunsam mutluluk, bir dokunsam mutsuzluk biliyorum bunu... Bir dokunsalar mutluluk, bir dokunsalar mutsuzluk. Bunu da biliyorum.
Elimden geldiği kadar mutluluk için dokunacağım hayata... Mutsuzluk da gelirse hoş gelmesin, fazla durmayıp çabucak gitsin.
Yeni bir güne kavuşmak az şey mi? Değerini bilmek gerek. Her şey bir anda değişebilir. Kim bilir, belki de çok yakındır böyle bir an...

Neşe Yaşın /  2012 / BirGün





Zarasai - Place Muzik (Sangoplasmo Records, 2011)
Limit Doldu / "limit has been reached"


 A1Zarasaitis15:00
B1Daina, Ežerėnai, Ditkūnų15:00


Limited Download: 15
0 com

Mpala Garoo - Sur Satori (Digitalis Limited, 2011)




"Leng Tch’e ( bin kesikle öldürme ) adı verilen ve Mançu hanedanlığı döneminden geçen yüzyıl başlarına kadar uygulanmış olan bu infaz tarzının özelliği kurbanın ( mahkumun ) bedeninin parçalara ayrılarak, bıçaklarla kesilerek , organları koparılarak öldürülmesi. Kurbana afyon veriliyormuş. Ama bu onun acıyı az hissetmesi için değil de, işkenceyi, acıya biraz daha katlanmasını sağlamak, işkenceyi uzatmak, ölümü geciktirmek için yapılıyormuş.

Bataille 1920’lerin sonlarında psikanaliz tedavisi gördüğü günlerde doktoru Adrian Borel göstermiş bu fotoğrafı ona. Bataille da 1961 yılında yayımlanan, erotizm ve şiddet, cinsel esriklik ve dinsel aşkınlık arasındaki ilişkiyi, bu ilişkinin tarihini ele aldığı Eros’un Gözyaşları’nın son bölümünde yer vermiş söz konusu fotoğrafa. Fotoğrafta bedeninde bıçaklarla yaralar açılarak infaz edilen kişi adam öldürme suçundan dolayı bu cezaya mahkûm edilmiş. Çin’de bu yolla infazı gerçekleştirilen son mahkummuş.

Resimde kolları kırılmış, gövdesinde yaralar açılmış erkek yarı baygın haldedir .Gözleri esriklik içinde kaymış, bilincini kaybetmiş, acının ötesine geçmiştir. Bataille onun yüz ifadesinden hem büyük bir ıstırap duyduğu, hem de haz aldığı, esriklik halinde olduğu sonucuna varmaktadır.

Bataille (cinsel ve dinsel) esriklik ile ölüm arasındaki yakınlığı vurgular. Ortak özellikleri ben’in eşik atlayarak,sınır geçerek, sınır ihlal ederek bir düzeyden bir başka düzeye geçmesidir. Her iki halde de bir eşik atlama, bir sınır ihlali, aklın ve bilincin disiplin altına aldığı sınırları aşma, homojenliğin ihlal edilerek heterojenliğin alanına geçiş söz konusudur."

Halil Turhanlı / 31 Ocak 2012






Limit Doldu / "limit has been reached"

A1Fatu Hiva Feeling
A2Astral News Brought By Storm
B1Raw Rainbow Glow
B2Toro Waca


Limited Download / Rüyasalsınır: 21
0 com

Dead Drums - Fashion Defense / Human Hair (2010)




(x)- Günler, haftalar, aylar ve yıllar yine, yine bitiyor..
Yeniliklerin bizi; kapımızı sık sık tıklattığı o anlar da yüzümüze vuran ışık, koynumuza giren heyecan ve tam tersi olan hissiyatımızın okyanusuna yelken açan bizler/biz insanlığın parıldayan ve parıldayamayan gözlerimizin bebeğini büyüttüğümüz/küçülttüğümüz saniyeleri tüketirken, yine bir başımıza kalır ve yine bir başımız da kalan "o"nsuzlukta büyürüz ya hani..

(y)- İşte öyle bir şey alttakini kulaklıkla dinlemek, hani..

(z)- Tamam..




Limit Doldu / "limit has been reached"



Limited Download / Sınırlı mı sınırlı kaçışlara engel olunamama durumundan: 67 tane
0 com

Mpala Garoo - Ou Du Monde (2010)


Bezelye tanesi kadardı yaşam ve üstümde ki ağır(lık)la medet umuyordu hasbam. Yanlış yer ve yanlış zamandaydık hepimiz.. ve oysa öyle iyi iyileşiyorduk ki hepimiz..

Darağacın da 3 fidan misaliydi yaşamın. Bezelye tanesinde ki yeşillik gibiydi yaşamın. Ne önemi vardı ki bütün düşlerin ve azınlıkların. Seni, sen yapandı tüm siyahlığın.. Seni benden alandı; bölük pörçük yalnızlığın(ın).

Tüm yitirilmişliklerin anlaşılmazlığı gibi bir albüm..



43 Kişilik Düşüm / Limited Download Link: 43


Mpala Garoo - Ou Du Monde (2010)

Open Way Up High
Kid Island
Magic Fiesta
Summer's Always Coming
Ou Du Monde
Invisible Dolphins




0 com

Phillip Oskar Augustine - Unknown Patterns (2010)


Bir, Chillwave çılgınlığı tüm gezegeni kavurup gidiyorken, e bir şekilde de ülkemize sıçramadan kalamazdı elbette.. Bir yandan boz and kır havası, bir yandan toys'lu oyuncaksızlık kaygısıyla dokunuşan bestesel kayıtlar aslına bakarsanız güzel.. Bu ayar işlere pek girmeyen bir blog bünyemiz olsa da, eski deri montlarımızı giyipte, motorsiklet üzerin de patika yolları tırmanıyormuşuz gibi bir havaya sokmasa da, hayatın acımasızlığına karşı keyifli bir sunum hazırladığını hissettirebiliyor insana ki; bu LEZİZ bir şey!

Off tamam, indirin işte şunu da, belki de yakın da hep birlikte bir konserin de şey ederiz.. Pişman olucağınızı pek sanmıyorum ama ellerin çabuk tutulmasından fayda var. Anladınız siz şunu, bunu, onu..




Phillip Oskar Augustine - Unknown Patterns (2010)


A1 Arrival At The Purple Stone
A2 Internal Combustion
A3 Only Bleeding
A4 Made Me Medicine
B1 It's A Sad World
B2 New Things
B3 Windheart Weather
B4 Will You (Don't Have To)


download limit has expired / limit doldu


Limited Download Link / Şu Kadarlık Kafa Tası İçin: 47
1 com

Rene Hell - Baroque Arcade (Night People, 2010)



Ychorus, 3buçukunca yaşında iken, bir yenilik yapalım dedim.. Açıldığımız günden beri klasik bir biçim de en çok başımıza taktığımız tokadan ayrı diğer şey ise takipçilerimüzün albüm indirip kaçı kaçıvermeleri, yorumsuzlukları, hiç bir şekil de iletyişime geçmemeleri, umarsızlıkları ve daha buna benzer yapışık duvarları idi.. ve aslın da halen de hiç bir şey değişmedi.. Dimmi ?

Nedenini elbette bolca düşünsekte pek bir bok olmadı ve gelişmeden çok, yerinde saymalar tavanımızı süsledi.. Hatta daha da kötüsü oldu; (ki ileri de böyle bir şeye girişirseniz bilginiz olsun diye yazıktırıyorum..)Bizden beslenenler; zamanla bize kafa tutan ya da samimiyetsizce sözlü/yazılı laflara girişen güzelim insanlığımız, ağızlarımızda kalan lokmalarla birlikte açık bırakmamıza da neden oldu vs. vs.lerle benzerlerince günleer, akıp, gitti..

Nedir bu yeniliğimiz pekki ? Bugünden itibaren artık sınırlı download linki verme olayına girişeceğiz.. Bunun açıklaması anca böyle bir şey olur herhalde, bilemedim. Herneyse.. Kısacası, albüme göre değişicek olan download sayısının sınırı gelince, download linkini kapatacağız. Ha eskiden genelde hepimizin de internetleri sınırlı idi ama şimdiler de onca kampanya ve ucuzluk yapıldı ki, neredeyse heppimiz zaten sınırsız internet olayına geçiş yapmış bulunmaktayız, öyle değil mi ? Öyle olduğunu düşünüyorum.. E hadi öyle olsun.

Bu fikii-ri bensemeyenlere ya da saçma gelenlere elbette bir lafım olamaz ve herkesin fikri, görüşü, yorumu kendine aittir diyor, bu yaptığımız olayın, Ychorus'un kapanmasından daha iyi bir şey olucağını düşünüyorum/düşünüyoruz. Sınırlı Download/Limited Download olayına girişmek, bizim açımızdan aslında çok eğlenceli olucağını düşlüyoruz.. Artık kime niyet, kime kısmet olucak sanırım ama.. olsun artıkın : )

İlk albümümüz yine Underground bir proje olan Rene Hell.. Uzaysal deliklerize kaçmak için yaratılmış 4 kayıttan oluşan bu kaseti, omlet yaparken elleyebilir, şalgam içerken sırıtabilirsiniz.. Ama favorim ise; pekmezli çiizi keyfidir ki; bodrum katından kaç tane olucağıklı temin edilesidir..
Çılb(d)rın!





Rene Hell - Baroque Arcade (Night People, 2010)


A1 Minx Game Club
A2 M. Far
B1 Bored Night Stalker
B2 S. LV Turn


download limit has expired / limit doldu


Sınırlı İndirme Linki / Limited Download Link : 61
0 com

Mortuus Auris & The Black Hand - Sleep (2010)


Boğuluyorum.. boğum, boğum hem de.


Ben istemiyormuyum sanıyorsun; Yemyeşil kırlar da dolaşmayı.. yuvarlanmayı, sıcaklığı koltuk altımda hissetmeyi, omuzlarımı güneşle yıkamayı, papatyalar yutmayı, duvarlara sulanmayı, altıma salmayı, salya sümük kahkaha atmayı, kulaklarıma dokunmayı.. uzun sütüme değer vermemeyi.. zevk-i sefasızlığı ve ardımdan gelenlere el uzatmayı, okşamayı, dil yaramı.. ve daha nicelerini..

Ben istemiyormuyum sanıyorsun.. ama, ama, ama..

Boğuluyorum.. hem de boğum boğum.. düğüm, düğüm.. Boğuluyorum.






Mortuus Auris & The Black Hand - Sleep (Stunned Records, 2010)




1 com

The Cudgels - Coitus With The Cudgels K7 (Rutland Records, 1990)


Eski hallerimizi özleyen takipçilerimize.. Indie'leri es geçtik bir süredir, farkındayız.. Zaman, zaman dönmeye devam edeceğimi(zi) belirtirken, pek de tanınmamış ve 80 dönemi kurulan Indie projelerinden, Walsall çıkışlı, İngiltere'li grup The Cudgels olayının, 1990 yılında kaset formatın da basılan uzun çalarlarını sizlerle baş başa bırakıp, havaların soğumasını hep birlikte; balkonlarımızdan izlemenin keyfini çıkaralım diyorum.. Haadi!







The Cudgels - Coitus With The Cudgels K7 (Rutland Records, 1990)






0 com

Ajilvsga - Three Heaps Of Skulls (Peasant Magik, 2008)




- E hani partilere giderdik bazı, bazı..

- Bazen..

- Evet ?

- Bazen.. bazendi.

- E yine gideriz. Ne değişir ki ?

- Ne değişmedi ki..

- Ne değişti ki ?

- Ne değişmedi ki..

- Ne değişti ?

- Neyim değişmedi ki.. 



Ajilvsga - Three Heaps Of Skulls (Peasant Magik, 2008)

Tape, C42 limited to 100 copies
Old God Wearing Deer Headdress (20:36)
Death God With Leg Terminating In Flower (19:56)


0 com

Dead Letters Spell Out Dead Words - No Words (Land Of Decay, 2010)


İsveç topraklarının kokusunu hazmetmek için yapılan bu 100 kopyalık kasetin, işitsel bir kopyasını elim de bulundurmaktan gurur duyarken, sizlerle de paylaşmayı istedim yine. 2010'un en iyi albümlerinden kesinlikle.. 2008 yılında çıkardıkları enfes albüme ve bir diğer albümleri olan, yine aynı yılda üretilen Split albüme, Ychorus içi aramalardan ulaşabilir, oburca kulağınıza nüfus ettirebilirsiniz. Etkietlere aldanarak indirmeye devam..

(BAZEN, en klasik cümleler, en başarılı sonuçların tuzu olabiliyorlar)


Dead Letters Spell Out Dead Words - No Words (Land Of Decay, 2010)

Tracklist:


A1: No Words
A2: No Words
B1: Forgive Forget Regret (Not available on original release)


.

.

Öpücük