female vocalists etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
female vocalists etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
0 com

Celebrity Sex

0 com

Ychorus Volume 61



Ychorus Volume 61
Tracklist:
Sylvain Chauveau - Mineral
Arto Lindsay - 4 Skies
Michael Gira - Where Does Your Body ?
Jerzy Milian - Moon Hustler
David Sylvian - Nostalgia
Mark Hollis - The Gift
Alexander Veljanov - Fragile Little Thing
Gonzales - Armellodie
Hanne Hukkelberg - Salt Of The Earth
Piana - Muse
Talkingmakesnosense - For The Sake Of This
Linda Perhacs - Hey, Who Really Cares?
Montauk - 1986 (Part 1)
Soul Whirling Somewhere - Little Gaze
Vashti Bunyan - Feet Of Clay
Max Richter - From 522 W Elm Street, Logan Illinois (Snow)
Toz ve Toz - Buz Kadının Çanları
Mazzy Star - Cry Cry
Oystein Sevag - White Wings
Tor Lundvall - Yule Song

Kışa girerken.. bizlere giremeyen, gerçekleşemeyen düşlere, umutlara ve sandal yolculuğuna.. Bir yere kıvrılmadan hemen öncesi fon da çalınmak üzere tasarlandı. Öyle yapın ki; dibe inmeden önce, su üzerin de tekrar buluşalım..



Siklamen

Siklamen, Myrsinaceae familyasından Cyclamen cinsini oluşturan yaşam alanı orman açıklıkları ve kayalık alanlar olan çok yıllık yumrulu bir bitki türlerini ortak adı.Tavşankulağı, buhurumeryem, Mormilik şeklinde de adlandırılır.

Boyu 5-20 cm civarındadır ve Şubat - Nisan aylarında çiçek açar. En belirgin özelliği, kalp veya böbrek şeklindeki yapraklarıdır. Beş parçalı olan çiçekleri beyaz, pembe ya da koyu pembe renkte olabilir.


0 com

Elis Regina - Elis


OH!



0 com

The Fauns - The Fauns


Çok fazla shoegaze dinlemesem de bu albümü sevdim bayağı... Özellikle Lovestruck çok güzel.


--Burada--
3 com

Best Coast- Something in the Way


Hüzünlü... Surf Rock.
4 com

Ychorus Volume 56




Evet. Ychorus tarihinde bir 2. gerçekleşiyor ve geçen hafta yayınladığım Ychorus Volume serisinin 57. ayağından sonra, yanlış hesaplamaya kurban giden 56. Ychorus Volume toplamasını 1 hafta geç basmış bulunuyorum. Daha öncesi bir kez daha başıma gelmişti bu durum. Olsun, nostalji yapmış oldum bilmeden, güzel oluyor. Ayrıca bu toplama ile Indie hatta Post Rock kalıplarına yaptığım geri dönüş devam etmekte. Nostaljik ve ilk göz ağrılarımdan da bir şeyler ekleyip hem kendimi, hem de sizleri gülümsetmek istedim dinletirken.. Sevabına 56. ayakta sizlerle..

Kapak çalışmalarını geçen hafta olduğu gibi yine vazgeçemediğim yüce insan "Barış Malkoç" hazretlerinin sanat anlayışına bıraktım ve yine ortaya çıkan leziz gösterişe boynumu eğdim. "İstikbal göklerdedir" adlı 2 kısa kapak çalışması da, gül kokulu çeyiz klasörünün için de olduğunu belirtmek isterim. İndirmelisiniz !



Ychorus Vol. 56

Tracklist:

Hanne Hukkelberg - Midnight Sun Dream
Nico - A Secret Side
Nudge - War Song
Volcano Choir - Husks And Shell
K's Choice - Another Year
Marsen Jules - Golden
The Bridal Shop - Lend Me Your Heart
LSD And The Search For God - Starting Over
Caroline - Where's My Love
Swans - Blackmail
The Eaves - Top Drawer Man
The Picturesque Episodes - Clouds
ST -Storyteller
The Climb - Empty
Rivulets - If It Is
Throwing Muses - That's All You Wanted
Leo Abrahams - Love Unknown
Hakan Kurşun - Boğazın Üstünde
Angels Of Light - 14 Not Alone
Airiel - Liquid Paper
Circuts Des Yeux - He Came From Orion
Zuhal Olcay - Dünden Sonra Yarından Önce
Kesmeşeker - Herşey Yolunda Derken
The Moon Seven Times - Knock







2 com

Ychorus Volume 57




Yine bir Ychorus Volume toplaması ile karşınızdayız. Hem de 57. toplama ile !

Son aylarda iyice Ambient, Drone, Noise, Experimental, Industrial tadlara ağırlık vermekten ilk göz ağrılarımızdan olan Indie ayarı müzikleri es geçer gibi olduk, farkındayız.. Bu sefer ki toplamam da, kıyıda köşede kalmış ve reklamsızlıkla boğulmuş, dağılmış ama bir zamanlar bazı insanların gönül telini titretmiş, heyecanlandırmış, dans ettirmiş ve hayallere dalma itekliyicisi olmuş olan 80'ler, 90'lar Indie Pop projelerine ayırdım. Genelde plak kayıdı olan kayıtlarda ki çıtırtılarla da, daha da bir nostalji havasına girebiliyoruz.. Lo-fi damak tadına eş değer olan bu güzelim kayıtları özenle elekten geçirip sizlere sunmanın kıpırtısını yaşıyor, özellikle 80'ler Indie Pop'la tanışıcaklar için Ychorus Volume 57'nin hint kumaşı değerin de olduğunu belirtmek istiyorum. Ayrıca 2000'ler Indie Pop'ından da ufak dokunuşlar yaptım ki araştırmasanız da kayıtlar kendini belli edicektir zaten. .

Sevgililer gününe ithafen yapılmış olan kapak çalışmalarını tasarlayan yüce kuul "Barış Malkoç" hazretlerine teşekkürlerimi iletir, resmi sitesinin linkini de yapıştırmayı takdirimin borcu bilirim.

ZHM Airbrush




Ychorus Volume 57


Girl Of My Best Friend - Warm Around You
The Gravy Train - Make It Better
The Sedgwicks - Here Tonight
Blueboy - Air France
The Haywains - Emily's Shop
Cartwheel - Please Don't Forget
Charlotte's Web - Delicious Pain
Popundret - Furball
The Best Wishes - Can't Walt For Summer
Bella Vista - Crushed
Casino Ashtrays - Comfortable Distance
The Rileys - Time Will Pass
Halftime Oranges - Zig Zag To The Orion Bag
The Cudgels - What Do I Get
Ego - Do You Want To Be My Love
Tree Fort Angst - Hope
Bouquet - Summer Swirl
Men Of Wstenesse - English Tragedy
Po! - Your Shout
They Go Boom!! - Don't Talk Do Me
Happydeadmen - In Memory Of Broken Hearts
Fosca - File Under Forsaken
Monograph - Paper Museum
Postal Blue - Summer Is What You Call It
The Brilliant Corners - A Wery Easy Death
The Proctors - Moon Song (New Version)







0 com

Soap&Skin - Lovetune for Vacuum (2009)



Fatih 21 yaşında İstanbul'u fethetti.
Anja Plaschg 18 yaşında Lovetune For Vacuum'u yayımladı.



Yeni dönemlerin başlangıcına...
Fulden'e...


BUYRUNUZ

0 com

Elephant Parade - Bedroom Recordings (2007)

Brooklyn den. O kadar çok sevdimki bu "duo" yu...
0 com

Gregory and the Hawk – Moenie and Kitchi (2008)



Meredith Godreau isimli hanfendinin solo projesi bu. Oldukça kuvvetli bi soundunun olduğunu söyleyebilirim. Kuvvetli derken, bi şeyin çakması yahut solo bi eğlence gibi durmuyor... Neyse, bayağı beğendim ben albümü, twee-akustik arasında gidip gelen...
0 com

Cake On Cake - Sun-Chairs EP (2006)


Cake On Cake - Sun-Chairs EP (2006)


01 Sun chairs - 2'53
02 my melody - 3'07
03 oh dear - 1'49
04 getting the girl - 2'34
05 Listen to katy song - 1'27
06 time - 2'18
07 I wish upon a star - 1'30



Çok fazla istek aldığı için (ne zamanlardır) yine paylaşmayı uygun gördüm. Daha önce eklediğim de bir yazı koymuştum, merak edenler bakabilir.
Arşivlemeye değer bir kopya.
2 com

Rio en Medio - The Bride Of Dynamite (2007)


Kısaca; bayıldım bu albüme!


---burada---
0 com

Caroline Weeks - Songs For Edna (2009)


Son yıllarda ünü git gide büyüyen, hatta geçtiğimiz yıllarda Radiohead' in de ön grubu olan Bat For Lashes ablanın da arkasında bir dönem çalan(off anam ne adamlarla çaldı bu hanfendi de be) Caroline Weeks' ablanın ilk solo albümü... Böyle albümler yakalayınca kendimi çok cool hissediyorum yahu... Ünlü biriyle çalmış filan...

Neyse; albüm Devendra Banhart filan sevenlere iyi gidicektir. (örneklemeyi uzatamadım gece gece affola)

---Burada----

ama isterseniz burada da var

ek: kalbim cız etti; "bari, güzel akustik; minimal bi albüm" yazayım:)
3 com

Kim Ki O - "Kapali Kapali Kapali" Live In Stockholm At Landet. (April 2009 )

.



www.myspace.com/kimkio


Dinlerken boynumu incittiğim ender bestelerden.

Sevinç gözyaşlarımın derinliğini kazanan Ekin ve Berna'ya kocaman orkideler..
3 com

Hope Sandoval & The Warm Inventions - Through The Devil Softly (2009)



























Kulaklarım da yanan ateşin bir parçası asla olamamıyacaksın.. Parmak uçlarım tüylerine dokunurken, sen çoktan yitirilmiş olucaksın. Geri manevralarımla kendimi kaldırım taşlarım da görsem de, seni hep biliyor gibi olacağım. Limon rengini alan tişörtüm, atletiksiz sırt dekoltem, diğer rengi farklı olan çoraplarım ve yüzümdeki ifadesizliğimle sana aldığım halka küpeleri içim de saklıyor olacağım. Beni bitirdiğin yerde, aynı yerdeyim. Tekrar beyazlara boyanmak için..

Photo: Greg Sand



























Hope Sandoval & The Warm Inventions - Through The Devil Softly (2009)

Label: Rough Trade Records

01. Blanchard 5:01
02. Wild Roses 3:40
03. For The Rest Of Your Life 5:38
04. Lady Jessica And Sam 4:29
05. Sets The Blaze 2:31
06. Thinking Like That 4:44
07. There's A Willow 5:07
08. Trouble 5:24
09. Fall Aside 4:46
10. Blue Bird 5:11
11. Satellite 4:58

2 com

The Sunday Reeds - Drowning In History (2009)


























Ramazan geldi, herkese bir şeyler oldu sanki. Dışarıda insan görmek çok zor artık. Oruç tutan evden dışarı adım atmak istemiyor. Malum sıcak ve oruç tutmanın verdiği istem dışı halsizlik yüzünden. Hele ki bu sefer toplam oruçlu kalma zamanı 15 saat iken, böyle olması da doğal tabii. Ben daha siftah yapamadım bu sene. Acaba her şeyden uzaklaştığım gibi, bu tür konulardan da mı uzaklaşıyordum diye kendime sormaya yeltelensemde, biliyorum ki apayrı boşluklardayım.. uğultu bolluğun da bir yaşam benimkisi. Cıvıltılar yüzlerce mil öte de, ben ise benliğimle baş başayım. Avuçlarım kanıyor.. Ya da hımm. Yok ya o kadar da kötü değilim artık sanırım ama.. kendimi kandırıyorum yine değil mi..

27 Nisan 2009 günü Avustralya topraklarından çıkan bu albüm, güzel bir albüm. Sıkmıyor, akıtıyor zamanı an ve an. Baya öncesi upload edip te, bir türlü atamadıklarımdan. Çok bilinen bir kumaş değil. Saten kayganlığında akıyorken yaşam, üst üstüne giydiğim kazakların etkisi bile daha bir başka oluyor. Gördüğün gibi çok anlatasım yok bugün. Belki de hiç olamıyacak artık. Belki de daha da bataklığa sarıcak.. belki de sayfalar dolusu yazılar gelicek, belki de yine bir ben olacağım.



The Sunday Reeds - Drowning In History (2009)

Label: Squirrel Records

Tracklist:

01 2000 & Something
02 Dead Inside
03 Wrong
04 Young Vandal
05 Picture of Defeat
06 Sitting with Camille Claudel
07 Walk Away
08 In Our Room
09 James Dean
10 Handgun to My Heart
11 Teenage Death Song
12 Show Me
13 Radio Blues

0 com

Goldfrapp - Felt Mountain




0 com

Inca Ore - Birthday Of Bless You LP (2008)



















Eskiden merdivenlerin tutunnulacak yerlerine ters binipte kayardık hani. Ne de zevk alırdık. Bacaklarımızdan akardı bazen. İşte o tip geçsin istiyoruz sanırım zamanı değil mi. Bir an önce beklediğimiz ve gerçekleşiceğini sandığımız o güzelim günleri görmek için. Kaymak ve sonsuza kadar kaymak. Kendimizi aldatmaktan öte başka bir yapıcak şeyimiz ve çaremiz olmadığı için kayıyoruz yılları, haftaları, günleri, saatleri, dakikaları, saniyeleri ve bizi öylece bekleyen hedeflerimizi. Bitmez ki bu kayışlar.. Bir sonuca varanı görünce çok seviniyorum. Cidden seviniyorum. Bir kişinin bile o kayışların sonunda kurtulması çok önemli. Kıskanmıyorum onları ya da hazımsızlık yaşamıyorum. Tebrik üstüne, tebrik ediyorum. Anın ve müjdeli haberin tadını çıkarsın diye mütevazi olmayan söylemler yapıp pastasının üzerine kremayı kendi ellerimle yediriyorum. En temiz halimle.. Ama biz beklemeye ve kayışlara devam etmeliyiz. Biliyoruz ki varıcaz nirvanamsı güzelliklere. Hiç bir şey bu düşüncelerin ve kayışların önüne geçmemeli. Geçen olursa 2 tokatta ona atılmalı ki düzeltsin üslubunu münasebetsiz herif. Herneyse..

Saatler öncesi banyoda farkettim ki.. o bile zevkini geri çekmiş. Sıkıntılı çok. Etrafımda gördüğüm pek çok insan gibi. Ben değilim önemli olan. Onlarda değil. Kim peki ? Kilimci mi yoksa. Hep köşede olan köşe bakkalın sahibi muzaffer amcanın gül yüzlü karısı mı yoksa. Ya da o lüx görünen sinsi ve uyanık konfeksiyoncu nun ta kendisi mi. Hiç kimse değil işte. Herşeyin farkındasın yine. Bana oyunlar oynayıp galyana gelme, getirtme bir zahmet. Yine de şu salmışlık hissi olmasa herhalde ne yaparız ben bile bilemiyorum. Halen salıyorum gitsin zamanı ve olucakları. Soru soranlardan iyice tiksinir de oldum sanırım. "Hayata dair plansal sorularınızı lütfen kendinize saklayın artık" desem de bir faydası olmadığını hepimiz biliyoruz. O kadar çok lar ki.. aşabiliriz ama herşeyi. Sadece en derinimizde bu duyguyu benimsiyelim yeter. Gerisi ilerlerken o 6 saniyelik zevkten daha hızlı geçicek ve artık güleç yüzümüz ortaya çıkıcaktır. Ya herşeyi biliyorsun işte, bıkmadın mı bana söyletmekten hala. Yürü be koçum, kim tutar ikimizi. Tutucalara son noktayı koyup gidin artık şu yeşil-mavi karışımı olan yerlere ya da öyle sandığınız evlere. Beyaza boyayın her yeri hatta her yerinizi. Evet, renk olarak beyazdan bahsediyorum. Diğerinden kurtulun bir an önce. Lanet olası pislikler bitiriyor bedenleri görüyoruz hep. Devam etmek varken, ne diye bitelim ki ? Daha yapıcak çok hayalimiz ve gerçekleştireceğimiz kayışlar var önümüzde. Gül yapraklı yatağımız da yatarken bunların farkına varıp hızlı hareket edin. Dişlerinizi göstermekten çekinmeyin onlara ki tokat etkisi yaratması için bu en başlıca göreviniz olsun. Ben mi ? Ben gelirim arkadan, siz gidekoyun. Yola koyulun..


Uzun zamandır bir yeni dinlediğim şeyler tokkat etkisi yaratmıyordu ki Salı günü iş yerinde ve onlarca insanın arasında kulağıma fısıldayan Inca Ore güzelliğine kadar. Alışılmışın dışında sesler kullanıpta kafamda ki orjinalliği ve Grouper tadını yakalamıştım. Bir an da umutlandım herşeye. Umutsuzmuydum onu da hiç bilmiyorum ama bana güç verdiği kesin. Bana güç veren herşeyi el üstünde ve daima kafamda tutarım. Bana 1 verene 3 veren bir kişiliğe sahip olaraktan eğer farklı seslere ve Grouper tadına açıksanız bu albümü var gücümle destekliyor ve indiripte rahat bir ortam da hatta varsa kulaklıkla dinlemenizi öneriyorum. Kayıtlar sanki bir mağara da kaydedilmiş ve üç beş kişiye dağıtılmış gibi. Uğultulu ve anı yaşayan kayıtlara hiç dokunulmamış. Albümün genel gidişatı gayet salaş kayıtlar ve donuklaştıran yüz ifadelerimiz le dolu. Huzur veriyor herşeyden ötesi. Ama bazılarımız dediklerimi abartılı bulabilir, alışamayabilir albüme belki ama hepimiz farklıyız ve bunun farkındayız.. Derken kısa bir arşatırma yaptım kendisi hakkında ve yine beni gülümseten bir sonuçla karşılaştım. Grouper ile verilen konserler ve piyasaya beraber sürdükleri Split bir albümleri vardı. Yine bir şeylerin farkındaydım ve bu durum da bana güç veriyor, gülümsetiyordu. Yoldaydım. Üstte gördüğünüz fotoğrafı dün gece buldum. Renk uyumu cidden çok iyi, özveriyle çalışılmışın içinde. Mart 2009 yapımlı olan Gölge filminden bir kare sadece. El üstünde tuttuğum müzisyenler listesinde, Mehmet Güreli ismini uzun zamandır bulundururum. Yönetmenliğini Mehmet Güreli'nin yaptığı bu film reklamsızlıktan ötürü rağbet görmemiş ama zaten rağbet görmeyen filmler değilmidir bizi bizim gibi gösteren. Yine herşeyin farkındasın.. Daha izlemedim Gölge'yi ki pek film izlemeyen biriyim. Ama neler oluyor diye de takip ederim. Daha fazl uzatmamın bir anlamı yok sanırım. Yine keyfiniz bileceği bir durum ve ben yine ne söylesem boş.. Plak çekimi olan bu albümü başucuma çoktan koydum bile.

Yazı esnası fon: The Jesus And Mary Chain - Psychocandy / Tim Hecker - Radio Amor

Myspace


















Inca Ore - Birthday Of Bless You LP (2008)

Label: Not Not Fun Records

1 Silver Wings (5:48)
2 Creation (5:41)
3 Joy (2:54)
4 Lady Days (2:40)
5 Sunset Pigments (3:44)
6 Resolution Of All My Family Sisters (1:54)
7 Infant Ra (3:13)
8 Everlasting Fountain (3:43)
9 Alone In The Supreme (2:23)
10 Sun (4:02)
11 Wedding Day (4:31)


2 com

Eau Claire - Eau Claire

Jessica Bailiff ile Rachel Goldstar hanımlardan oluşan bir proje Eau Claire.. şimdilik tek albümleri, 4 tanecik güzellik içeren bu EP'leri..


Freefall
Soaring
For Times
Song For

DWNLD
0 com

Diamanda Galas - The Divine Punishment (1986)


























O loş ışıklı restoranlarda görünce insanları, öyle bir kayboluyorum ki gerçek dünyamdan.. amansızlaşıyor herşey beynimde. "Neden bende giremiyorum öyle yerelere yada şık lokantalara" düşüncesi değil bu. "Ne diye gireyim ki" düşünceside değil.. Düpedüz acaipleşiyorum işte. Kıyafetini bile beğenmeyip seni içeriye almayan bir konsept hakim. Şakadan öte mi ? Yoksa sınıfsal farkları bire bir göstermek için özellikle yapılmış bir davranış biçimi mi ?. Apayrı bir boyut orası. Çocukkenden beri hep o boyalı ekranda gördüğümüz ve nedense kanal değiştiremediğimiz mekanların yanından geçerken hep şöyle bir bakarım dikkatlice.. İçerdekilerin rahat ve güngörmüşvari olan hal ve tavırlarına, mimiklerine, ne yediklerine, nasıl bir şey olduklarına, oturdukları sandelyelerin tasarımına, garsonların onlara hizmet ederken ki disiplin kokan oyunculuklarına.. ve daha onlarca şeye. Evet, gayet kısa süre içinde bakarım o kadar şeye. Bilirsiniz bazı şeyler için bir kaç saniye bile yeterlidir. Oranın kapısında öylece durmanıza gerek yoktur. Dışarıdakiler daha farkındadır herşeyin.. ve yüzlerce insanın yardıma ihtiyacı olduğunun. Maddiyat yüzünden elinden bir şey gelmediği için, içinin kanadığını her gün hisseder.. ve yüzlerce kat daha merhametlidirler içerdekilerden. Yedikleri o miktiriboktan şeylere o kadar çok para verirler ki, bu sadece o güne mahsustur. Ayda, yılda ne edicektir o paralar umursamazlar. Paraları her yerdedir çünki. O aynalı güneş gözlükleriyle dahada küstahlaşırlar dışardakilere karşı. Bakakalırız sadece. Hiç bir şey yapamadan, söyleyemeden ama bolca söylenerek.. Ve hep içeride yine dışarıdakilerin pek dinlemediği ama içeridekilerin de ne denli dinlediği belirsiz olan Jazz yada Klasik müzikler çalmaktadır. Ayrıca neden hep Jazz dinleyenler genelde içerdekiler gibi anılır. Neden hep onlar gider o tür konserlere yada neden o türde şeyler çağırırlar yaptıkları partilerine. Elit dediğimiz kesimin ant içerken listede olan bir unsurmudur Jazz. Misal, neden bizim gittiğimiz yerlerde çalan şarkılar, türküler orada hiç çalmamakta hatta kaka gözüyle bakılmaktadır. Çok mu kekoyuzdur onlara göre, yoksa biz mi farkında değilizdir bunlara ? Bunca anlatımdan sonra anlatılmak istenilen içerdekilerin hayatta en kaka insanlar olduklarımıdır yoksa ? "Keeşke çook param olsaydı da herkese maddi destek sağlasaydım"cılıklarımız ne zaman gerçekleşicek hiç bilemezken, gerçek hayatın alabildiğine olan tozlu havasınıda ciğerlerimize çekip, karşı ki dağları yıkarcasına bir OF çekmekte yine bize kalıyorken, bir bok istemediğime de emin oluyordum..

Git, git, git.. gidebildiğin kadar + öpücük.


Durun! Bu albüm çok ağır. "Dead Can Dance" vokalisti "Lisa Gerrard"ın sesiyle yaptığı Bass seslerden hani. Piano var, yer yer çok basslaşan ses oynamaları da, Fransızca söylemler de. Kimini tokatlıyacak, kimine yüz ton gelecektir. Yunan uyruklu ailenin Amerika doğumlusu.



.

.

Öpücük