2 com

Mogwai - Batcat EP

Tracklist :

1 - Batcat
2 - Stupid Prick Gets Chased By The Police And Loses His Slut Girlfriend
3 - Devil Rides





0 com

Chicago Underground - Chicago Underground Quartet

"Tortoise" yan projevarilerine devam.. İsimdende anlaşıldığı üzere bol Jazz tadlı, harika soundlu kayıtlar. 2001'de ellerin altına alınmış, tüketilememiş. Kimi bekliyorsun ?


0 com

Ychorus Vol. 40

Ychorus Vol. 40

0 com

Tortoise - A Lazarus Taxon


CD 1


CD 2

CD 3


2006'da yayınlanan 3 CD'lik "A Lazarus Taxon" serisi.. Afiyet olsun.

0 com

Gang Gang Dance - God's Money






2 com

Sigur Ròs - Live at MoMA


0 com

UNDER BYEN- Jeg Er Din Mand


Anlatabilecek belki de en iyi cümlelerdi.Arka arkaya hiç durmadan dinlenirdi.Beklemeyi bilmenin ağırlığı dinsin diye içinde sözlerinin geçtiği bir haikunun esprisine sığındırılarak anlamı epritilmiş ve rafa kaldırılmıştı.

Özellikle bugünlerde aynı halet-i ruhiyyedeyken çıkıp,bir sürprizle sabahıma denk geldiği için minnetle sunuyorum.

Hiç olmadığı kadar içeriden bağırıyor şimdi Under Byen: I’M YOUR MAN

*Noialbinoi ve Leonard Cohen’e teşekkürler.
(Albümler için beklemede kalın tabi ki)

2 com

José González - How Low

0 com

Astral - Orchids


The Cure gitar tadlı kayıtlar.


0 com

barışarock havadisleri '03


Ademoğlu neyi bekler? Aşklarını, insanlarını, yollarını, otobüslerini… Ben bunların hepsinden ziyade, müziklerimi bekliyorum. Bana ilhamlar getirecek müzisyenlerimi, muhabbetler getirecek dostlarımı bekliyorum. Yolum senelerdir aynı yere düşüyor. Hiç yanılmadım. Hep güldüm, hep bağırdım. Arkasından çok laf ettim, doğru, ama yine de, kürkçü dükkanı gibi dönüp dönüp aynı festivale vardım.


Bizim blog ahalisi de katıldı müzik yolculuğuma bu kez. Hiç bu kadar büyük bir obam olmamıştı, oldu, ne de güzel oldu. Zira dostlar güzeldir; hele ki upuzun yollardan varmışlarsa şehrinize, size neler anlatacaklar, neler. Kulak vermek, dinlemek farz. Beni de dinleseniz şimdi, hoş olur aslında.

İçim pır pır ediyordu birkaç gün önceden. Sokakta arayıp bulamadığım müzisyenler çıkacaktı çünkü festival diyarlarında. Ben de, tamam, dedim, buralarda bir yerlerdeyiz, henüz yaşıyoruz, halen ölmedik. Cuma günü vardık festivale, bir sürü çadır kurduk. Dört kişilik çadır almıştım, iki kişilik çıktı, filan, neyse. Sonra bir keşfi-z zünun edelim dedik, gezdik, dolaştık. Cumartesi’yi beklemek bana öylesine büyük bir azap vermeye başlamıştı ki sona doğru, dedik olmayacak böyle, yürüyün duman şehirlerine…


Derken, sabah oldu. Günlerce beklediğim müzisyenlerimin gelmemesi yüzünden acayip bi bunalıma girdim, bunalımdan beni neşeyle gülümseyen Gevende’ler çıkardı. Onlar soundcheck yaparlarken biz kaçtık oralardan. Alternatif sahnede çalan Kırmızı Nokta, Kaçak ve Human Harvest’ten de kaçtık, özür dilerim. Sonra Ahibba derler bir grup gelmiş, ne kadar güzel bir lehçeyle Arapça rock yaparlarmış. Dinledik de dinledik onları. En güzel şey toprak, diyorum ben her daim. Buram buram, sıcacık, sıcaktan yanmış, yakılmış…

Sonraki yegâne rotam Dembedem’di. Simya ve büyüyü bildiğim gibi bilirim bazı şeyleri. Güzel çocukları yüzünden tanırım; muhabbetlerini güzelliklerinden okurum. Dembedem beni zerre kadar yanıltmadı. Sahneye adım attıklarından sonra, her şey, öylesine yüce bir ayin haline geldi ki, en son bi “hû” çektim, kendi başıma. Der ya şarkıcı: “Müzik benim zikrimdir, döndüm, durdum” Ha öyle işte, öyle bir şeyler işte Dembedem…

Change of Plans gözüktü sahnede. Ychorus ahalisi olarak, İkarus gibi kanatlandık burada. Güneş’e değip kanatları eritmekti bizim amacımız, lakin COP bizi bundan sakındı. Sahneyle seyirci arasındaki iletişimi tamamen keserek, kanatları yere eğdi. Lakin yine de gayet iyiydi benim için. Zira, yüzüme tükürseler de dinlerim onları ben. Ayriyeten; Dembedem-COP-Feryal Öney-Gevende gibi bir liste yapan yüce insana buradan selam duruyorum. O nasıl bir zihniyettir arkadaş?

Neyse. Feryal Öney gözükünce ben tabi bir şenlendim, bir “Bahar” oldum. Feryal, sahnede öyle durur ki, bütün Barışarock’ın duruşunu okuyabilirsiniz yüzünden. Mikrofonu öyle bir tutar ki, bizim Joan’ımız da o derim içimden ben. Hep söyle, hep ağlat Feryal. Hep çektir o halayları, o gözyaşlarını hep döktür. Senin aracı olduğun ağlamalar her daim mübah bana… Bu kadar güzellikten sonra Gevende’ye gerek kalmadı yahu dedim içimden bi. Sonra anlamış olacaklar ki, izlediğim en iyi iki üç performanslarından birini sergilediler. Hem de o yüce üflemeliler olmadan. Progressive. Bağıra çağıra. Ağlata ağlata. Gri. Buz mavisi. Renkli değil bu sefer Gevende. Bu sefer, çığlık atıyor gitarlar Esinti’de. Ahmet, söylerken Crest’i, Nusrat’in küfrü oluyor; yavaş yavaş akıyor bedene, kötü söz demeden hiç, anlatıyor derdini, veriyor dermânımı…


Gün bitiyor, çekiliyor bulutlar. Yıldızlar, tekrar gözüküyor. O gece, yer kalmıyor çadırımda. Ben de uyku tulumumu alıyorum, çıkıyorum masaya, iki saatlik rüya göreceğim şurada. Bırakın beni diyorum, dinlemiyorlar. Ritm tutuyorlar yanı başımda. Susun diyemiyorum, diyene kadar, rüyalarım uzuyor, ritmlerim uzuyor, ben yeni bir uykuya daha dalıyorum…


Ertesi sabah Hayvanlar Alemi buldu bizim obayı. Tanrı, ne güzel insanlar yaratmış. Gelip konuştular, olsa çay yapacaktım, yoktu. Öğleden sonra onları dinlemek için alternatif sahneye doğru ilerlerken, ağaç altında oturan Dembedem’i gördük. Aman sabahlar olmasın diyerek yanlarına ilerledik. He, bunu diyordum işte. Öyle güzel ki muhabbetleri, öyle yürekten insanlar ki, dinleyin. Kulak verin müziklerine. Orada rap yarışması filan vardı, bir ara muhabbet öyle çağlıyordu ki, ben müziği bile duymadım. Sağol Dembedem. Hayvanlar Alemi’nin müziğinin arasına dostluğunuzu kattığınız için. Ha bir de, ağaç altında Hayvanlar Alemi dinlemek, ne de güzel oluyor…

DDR için uzaklaştı blog yukarılara doğru. Ben de, nasılsa sarkıyor bu vakitler diye, durdum alternatif sahnede. Iya Waves adlı bir reggae grubu çıktı sahneye. Yüce Gaja, Yüce Jah Jah. Bu müzik, duamız olsun size…

Son anda koşa koşa yetiştim DDR’a. Can beni görmüş, öyle söyledi. Sonra gittik onlarla da konuştuk. Benim kelamım yetişmiyor artık güzel çocuklara dua etmeye. Çok yaşa DDR.

Gene aşağıya inesiye, artık, hiçbir şey hissedemez haldeydim ki, Genç Cazcılar'ı gördüm. Seçim mükemmel olmuş. Aferim. Ferhat Öz adlı adamın Nature Boy’u söylemesi bizi kendimizden geçirdi… Cümbüş Cemaat’in o dillere destan olası vokalisti de sahneye çıktığında, artık festival doruk noktasına ulaşmıştı. Bu çocuk hep Ali Baba desin, biz de onu dinleyelim. Göbek filan attık biz. Göbek atmak, bir direniş şeklidir.


Ben sonra, dostlarımla takılasıya vakit çattı, İzmir’den gelenleri yolculamak gerekti. Her daim arkada kalmak. Bu ne garabet. Ben böyleyim. Artık, insanların arkasından su yerine göz yaşı döküyorum. Tıpkı ilk günkü gibi. İzmir’dekiler Dembedem’le yollandı. Ben de söz aldım, söz verdim, yolum İzmir’e düşüyor. Bekle beni yeni kent…



Diyeceğim şudur:

Güzelliklerini -son şarkıya yetişmiş olsam da- ve muhabbetlerini bizden esirgemedikleri için DDR'a.
Blogumuzun obasını görüp el salladıkları, yanımıza geldikleri için, Gökte Güller Açıyor'u çaldıkları için Hayvanlar Alemi'ne.
Yanımızda olduklarını bu denli hissettirdikleri için Dinar Bandosu'na.
Güzel kelamlarını, düşlerini, güzelliklerini, baştan beri fark eylediğim muhabbetlerini bana sundukları için Dembedem'e.
Her daim, her zaman, her gün, her saat, saniye.. dostum olarak kaldıkları için, üflemeliler olmasa da progressive de yaparız abi, dedikleri için, doğaçladıkları için bir de, Gevende'ye.


Tolga'ya, Özer'e Baran'a; Emre'ye, Orçun'a, Kürşat'a; Murat'a, Zerrin'e; Serkan'a, Yaşar'a.


Tanıdığım, tanımadığım binlerce gülüşe, Sinan'a, açtığı için Güneş’e, yağdığı için Yağmur’a.

Attığım göbeklere, çaldığım vakitlere.

Hepsine bin selam, bin teşekkür.

Varsın gelsin yine festivaller, varsın gelsin yine dostlar, yine müzikler…


Tatlar damakta kalmaya !


giz* [ha bir de, uzun oldu galiba, küfredilmeye. eheh.]

3 com

barışarock havadisleri '02


ilk kez katılma ve izleme fırsatı bulduğum barışarock 'ın 6. sı son kez başladı ve bitti...



YCHORUS OBASI


cuma sabahı festivale katılacak ychorus ekibi olarak taksim'de buluştuk, kahvaltının ardından doğruca sarıyer'e vardık ve çadırlarımızı kurduk, (bu arada festival alanına yanında getirdiğin birşeyleri kurtararak girmek, büyük marifet gerektiren birşey) neyse çadırlarımızı kurduk ve alanı keşfe çıktık. her saat yeni birileri katıldı ekibe, hatta bir ara 20'ye ulaştı sayımız...


zamanın hızı aynıydı belkide ama bana nedense çabucak geçiverdi gibi geldi, cuma günü öğleden sonrası nerdeyse zaman durmuştu halbuki! çok sıkılmıştık ve bir an önce müziğin başlamasını istiyorduk, neyse ki cumartesi günü geldi ve müzik başladı.



DDR



özellikle dembedem'in keşfi harikaydı benim için... ve tabiki gevende'yi canlı dinleyebilmek müthiş bir duygu... change of plans'in performansını da çok beğendiğimi eklemeliyim... üzgünüm ama hakan kurşun tam bir fiyaskoydu, beklentilerimle uzaktan yakından alakası yoktu, belki kötü ses düzeninin de bunda payı büyüktür bilmiyorum...



CHANGE OF PLANS


genel olarak faydalı bir festival olduğunu düşünüyorum; hem müzik anlamında hem de festivalin amacına uygun diğer etkinlikler anlamında... fakat festivale katılanların bir kısmının festivalle alakası yoktu sanırım... müzikten çok başka işlerle ilgilendiler... hatta bir ara festivalin ismine tezat oluşturmak için çabalayanlar da oldu; savaşarock...



aklımda kalanlar :

* serap yağız + suların uğultusu
* change of plans
* gevende
* ddr
* dinar bandosu
* hayvanlar alemi (ucuz albümle alakası yok :)
* dembedem

0 com

barışarock havadisleri '01


biz birşeyler yaptık.
barışarock'larda.
ağaçların ortasına çadırlar kurduk.
sahnelerden inen müzisyenler güzellikler getirdiler bizlere, muhabbet bolca, gülücükler bolca..
ammaaan sabahlar olmasın ya hu.


yakında anlatacağız. teker teker. fotoğraflarımız da var hem. beklemeye değer..

giz.
0 com

Pixies - The Purple Tape


The Purple Tape bir demo. Tüm Pixies albümlerini dinlemiş olanlar için fazla yenilik içermese de sonraki Pixies albümlerinde ilave prodüksiyonla yayınlanan parçaların ilk hallerini görmek güzel. Demo 1987 yılında kaydedilmiş ve ilk albüm Come On Pilgrim bu demonun içinden seçilmiş parçalarla oluşturulmuş. Sonraki albümlere de birer ikişer parça vermiş kayıt, harika çiğ gitar tınılarıyla, yansıtmış olduğu klasik punk’ ın çok üstündeki bestesel ve enstrümantal becerisiyle, Tarzansı punk ve meleksi indie pop vokallerinin birleştiği eşsiz tarzıyla çok çok özel. Tanımayanlara şiddetle önerilir.
0 com

Senem Diyici Quartet - Tell Me Trabizon



Download : Senem Diyici - Tell Me Trabizon


1 com

Ef - Demo II

Tracklist:

1 - A Dictionary From Failure To Sarc
2 - Tre
3 - Sense Of...
4 - +Bt


1 com

Pluxus - Solid State








1 com

Aphex Twin - Melodies from Mars


MELODIES FROM MARS
1. One
3. Three
4. Four
5. Five
6. Six
7. Seven
8. Eight
9. Nine
10. Ten
11. Eleven


0 com

Low - Long Division




Low:

Slow slow yolda, yürüyorum o gün, bir yere oturuyorum.
Kahve ile başbaşa otururken ve laflayamazken tek başıma,
Low dinliyorum.
Oturduğum yerde, sesleri kulağımda ve o kadar kısık ki (son ses dinlesem bile)
hep beraber sohbete dalmak üzereyiz rüyalara.

Low ile uzun süren bir röportajdan alıntı:

-93, bundan on altı sene önce, Amerika’ da kurulduk notaların üzerine,
burası çok huzurlu istersen sen de gel

Peki Long Division ile alakalı ne dersin, ya da ne demek istersin Alan (Sparhawk):

- shame it all

en doğru lafı söyledi,
bu şarkıları söylememeniz, çalmamanız ve sizi sevmememiz gerekirdi istediğimiz gibi bir dünyada bulunuyor olsaydık değil mi?
dünya mümkündü ama biz onu bu hale getirdik şimdi oturduk sizi dinliyoruz demeden ben o bu lafıyla tüm olanları özetledi geçti.

Beni çağırdılar ben de gittim, kuruldum notaların üzerine
güzel ve huzurlu.

Kahve molasının içine atılan bir nota, bir kaç aforizmik söz iyice kahveye karıştı.
Evet, Din’leriz. hem afiyet olsun hem de iyi seyirler
.


0 com

Ef - Demo I


Tracklist:
1 - Intro (Instrumental)

2 - The Greatest Is The Fall



0 com

Tortoise & Autechre + Tortoise & Derrick Carter

3 proje bir arada.. İki albümde 1998 çıkışlı. Arşivlik değerleri yüksek remix çalışmalar. Electronic, Deep House, Experimental. Gayet kısa süreli kayıtlar.















0 com

Isotope 217 - Who Stole The I Walkman


Chicago'lu grup "Tortoise" güzellğinin bir nevi yan projesi diyebileceğimiz "Isotope 217", 1997 - 2000 yılları arasında kayıtlar yapmış bir topluluk. Ele aldığım "Who Stole the I Walkman" dağılmalarından önceki son albüm. Diğer Tortoise tadlı projelerede yer vereceğim zamanla..

Neye benzesin ki onlarıda araştırayım bölümü: Chicago Underground Trio, Chicago Underground Quartet, Chicago Underground Duo, The Sea And Cake, Gaster Del Sol, Tortoise


The Unstable Molecule 1997

Commander Mindfuck / Designer EP 1999

Utonian Automatic 1999

Who Stole the I Walkman 2000



0 com

Levellers - Letters From The Underground

Bu grup bir tane. :) İngilizlerin maalesef ve maalesef "değeri verilmemiş" gruplarından Levellers'ın sımsıcak son albümü "Letters From The Underground"da bir eskiye dönüş söz konusu. Güçlü besteleri "Accidental Anarchist"iyle "Burn America, Burn"üyle ve "Heart Of The Country"siyle sizi bekliyor. Folk-punk seviyorsanız kaçırmak yok, öyle değil mi?:)
http://rapidshare.com/files/134879508/Levellers-Letters_From_The_Underground_2008.rar.html
0 com

Downliners Sekt - Statement Of Purpose

Tracklist:

1 - Benz
2 - Disable
3 - Weather Underground
4 - La Nueva Escuela
5 - L.R.A.D.
6 - Manvantara
7 - Rewrite Your Memory
8 - The Pledge
9 - Disable Part 2





0 com

Anoice - Out of Season


Tracklist:

1 - Snow Drop
2 - Glitch
3 - Sound-Lifting
4 - Short Film
5 - Far From
6 - Fishbed
7 - Paradigm
8 - Id
9 - Lost

1 com

Ychorus Vol. 39


The Sea And Cake - Jacking The Ball

Daisuke Miyatani - Drop

Rothko - For Vini

Simagree - Je Me Sens Bien

Explosions In The Sky - Day 3

Bundy K. Brown, Doug Scharin & James Warden - Untitled 5

Cake On Cake - Listen On Katy Song

Astral - Slumber

Ron Sexsmith - Child Stars

I Create Soundscapes - Bedrooms (B-sides)

Cocteau Twins - Dials

Trans Am - American Kooter

Yora - Adada (New Vers.)


0 com

The Album Leaf - Seal Beach EP


Tracklist:

1 - Malmo

2 - Brennivin

3 - Seal Beach

4 - Christiansands

5 - One Minute




0 com

GoGooo - Cat Songs


Müzik salaş.. Börtü böcek sesleri, tırım tırım giden Silofen, Arp tdında duyumlar, çocuksu vokaller, Ambient'leşen ayar, çakıl taşlarında yürüme tabanı, koyun çanı sanıcağımız durum, müzik kutusu, hatta sinek vızıltısı.. Rahatlatan kayıtlar, bol yastıklı uyku istekleri. Yıl 2006 - Ülke Fransa


01 le matin dans les nuages
02 frosty
03 un essai
04 plim plam ploum
05 ni ni ni
06 cochon pendu
07 don't worry little bear boy
08 si demain il neige
09 after a frosty


0 com

Lee Ranaldo - Music For Stage And Screen


3 Şubat 1956 ABD doğumlu bu ismide 1970 sonlarından beri "Sonic Youth" üyesi olarak adlandırırken, yine arıza albüm serilerine devam etmekten kıvanç duyarım. Eski albümleri aslında daha zor dinlendiğini belirtmek isterim. Bu albüm "Lee Ranaldo" müziğiyle tanışmak için yerli yerinde bir seçim olduğunu düşünüyorum. "Music For Stage And Screen" için kolay demiyorum, sadece diğerlerine göre daha kolay hazmedilir. Diğer albümlerede geçeceğiz elbet.

"Sonic Youth" üyelerinden "Jim O'Rourke" gibi "Lee Ranaldo"da prodüktör masasına zaman zaman oturanlardan. 1988 yılında çıkan tek albümlük hayatıyla bizim hayatlarımızı değiştiren albümler olarak kabul ettiğim Ciconne Youth - The White Album kadrosundada yer almıştı. "Sonic Youth" yan projesi, evet.

Kullandığı gitarlar; Fender Jazzmaster, Fender Telecaster Deluxe, Gibson Les Paul. Experimental işleri duyunca kulak kabartanları sevindiricektir.

Countless Centuries Fled Into The Distance Like So Many Storms (2008)
Music For Stage And Screen (2004)
Amarillo Ramp (For Robert Smithson) (2000)
Clouds (1997)
East Jesus (1995)
Scriptures Of The Golden Eternity (1995)
Broken Circle / Spiral Hill EP (1994)
A Perfect Day EP (1992)
From Here To Infinity (1987)


.

.

Öpücük