0 com

Lionel Marchetti and Yôko Higashi – Pétrole (2009)


Untitled 1-6

3 com

Orphax - Sæti (2002)


Ölüm..
Ölüm gerçekten acaip bir şey. İnsan ne hissedeceğini, ne düşüneceğini bilemiyor, bir tanıdığı yok olduğun da. Gerekli resimler ve anı yaşadıklarımız kafamız da dönüyor şuursuzca.. Ne diyeceğini bilemiyor insan tam olarak. Ne hissedeceğini, ne hissetmesi gerektiğini, neden bu hale geldiğini ve kaçınılmaz soru olan; neden ölüm diye bir şeyin yanı başımızdan bize bakarak var olduğunu..
Yaşamın değerini umursayamayan bizler, ne zaman sonsuzluğa göçüp gideceğimizi bilmek istediğimiz halde, öğrenme gibi bir lüksümüz olucağın da, koşarak uzaklaşacak olduğumuz yine bizler, bir kaç gün aklımız da kalan ölümlü dostlarımızın ölüm haberi ve sonrasın da herşeyi unutup, çok da memnun olmadığımız hayat gidişatlarımızın ve olanaksızlıklarımızın denizin de yüzmeye tekrar koyulan her zaman ki bizler..
Kısa süre öncesin de teker, teker kaybettiğim akrabalarım, dostlarım, ahbaplarım, yolda görsem de anca kafa selamı verip ilerlediğim tanıdıklarım, komşularım, iş arkadaşlarım, okul arkadaşlarım, çocukluk arkadaşlarım ve örneklerin bir yerde tıkanacağını bilipte burada kesmenin anlamı olduğunu an itibariyle iyice kavrayan şeffaf ruhum.. Anılar da; sadece ve sadece, ölümü tadan o yüzleri tanıdık insanlarla yaşadığımız bütün görsel ve işitsel anlarımızın beyinlerimiz den başka bir yerde asla bir daha var olmayacağını bilmek, hepimiz için acı verici bir şey olsa gerek.. Yılları beraber çürüttüğümüz dedemin üzerine kum atarken herkesin sadece bana bakması, ne düşünceğimi bile bilemeden, anlayamadan, belki de üzülemeden, şok denilen şeyin bünyeye yansımasından oluşan, o an da robotlaşan bedenlerimizin uzuvlarını mecburen çalıştırmak ve sadece kum atmak, hızla tükenen geçmişimizin değerini, ölen insanın değerini klasik bir biçim de o an anlamak ve son bir kez elini tutma isteği.. Üzerinden günler geçmesine rağmen, halen diğer insanlar gibi üzülemediğim bu ölüm haberinin sanırım şokundan, kendim farketmesem de çıkamamam ve gerçekten anlayamamın bana getirdiği salaklıkla yaşamak, donuklaşan kafamın için de yatan hissiyatsız düşlerimin koca bir parçası olmak ve duvarlara bakmak..
Dedeme, sökülen ayakkabılarımı defalarca diken Hasan amcaya, dün gece haberini aldığım, elinde büyüdüğüm, karşı komşum; kendini ampül gibi sarkıtan Şengül ablaya, ve diğerlerine..
İfadesizliğimin kırların da beni zorla koşturtan bu hava boşluğuna..


Orphax - Sæti (2002)


0 com

Clara Rockmore - The Art of the Theremin (1977)


0 com

Clara Rockmore - Lost Theremin Album (1975)


0 com

Soundcollage (Istanbul, Turkey)


Ychorus'la herkese "keşif"li akşamlar !

Ülkemizde nadir icra edilen ve yine nadir başarılı olan lo-fi drone vari projelerden birini takdim ediyorum: soundcollage . Özcan'ın (daha fazla deşifre etmeyelim şimdilik) projesi ve kendisi pek bir mütevazi.

Bol ses dalgaları reverbler, delayler yer yer shoegaze'i andıran tonları ile I Create Soundscapes kafalarında başarılı işler yapacağına inandığım bir proje diyebilirim. Son parçası "Moon Junk" ile daha hareketli ritimlere girişmişte diyebiliriz.

Mutlaka dinleyiniz !

Moon Junk download

http://www.myspace.com/thesoundcollage

http://www.last.fm/music/soundcollage (Free Downloads available ! )
1 com

Kirik Çizgi @ Peyote YİRMİSEKİZ Temmuz Çarşamba


Doğu Avrupa turundan dönen Kirik Çizgi elemanlarinin kendilerini Peyote alt katina atmalari şu yaz gününde -yirmisekiz temmuz, sekiz tuşum çalişmiyor- beni mesut ediyor ey sevimli okur-dinler-falovir!
Üstelik bir de -sayiyla yedi- yaziyla yedi inçlik plaklari var artik. Kugl ! Neyse bu beleş konsere herkesi bekliyoruz. Ha kaçirirsaniz ne mi olur? Felaketi tasvir edeyim; efendime söyleyim Ezgi Hanim Amerika' ya tahsil görmeye gidiyor; o gidince doğal olarak bi süre izleyemeyeceksiniz bu yumurta gibi çocukcağizlari.


22.30 gibi orda olmaniz dileğiyle.
0 com

Ychorus Volume 60


Güzel, güzel, güzel dinlemek adına, yeni keşiflerin kapı gıcırtısı nedenliliği altında güneşlenmek ve bulutsuzluk istemiyle yanıp tutuşan bedenlerin yoksunluğunu tattırmak, hissettirmek adına..
İndirin..



Ychorus Volume 60
Tracklist:
Accrual - Kingsdom Of Leaves
Abandoned Toys - Flickering Embrace
Murat Hasarı - Yansıma
Gamza Project - Gamza Project
Animal Collective - Fireworks
Mother And The Addicts - 10 Carthage
Sam Prekop - Chicago People
Fago Sepia - Huit
Fanfarlo - Devil Town
Phranc - Goofyfoot
Alexander Tucker - Hag Stones
Her Space Holiday - The Doctor And The DJ
The Lightning Bug Situation - Hitting's Not Very Effective When You Don't Have Much Of A Punch
Toz ve Toz - Kekik Sokak
Michael Hurley - Be Kind To Me
Low - Hatchet (Optimimi Version)
Sandro Perri - Family Tree
Stars Of Stage And Screen - Silver Memories
Swans - Failure
Mask - Yaşlanıyoruz Galiba




2 com

Hey Rabies - EP-1 (2010)


Bunu yazarken hemen hemen medeniyetin pek bozamadığı bir yerdeyim. Hava iğrenç sıcak ve kara sinekler baş edilemeyecek kadar fazla. Annemin pazardan hoş koku yayması ve sinekleri kovması için aldığı fesleğen maalesef bir işe yaramıyor. Belki de tersine sinekleri çeken şey fesleğendir. Konum olarak iki tepeceğin ortasına yayılmış zeytinliklerin arasında bir yer, genelde esintilidir ancak şu saatlerde, ki an itibari ile 13:11, yaprak kımıldamıyor. Bunları özendirmek ya da sıcaktan kaynaklı perişanlığımı gözünüze sokmak için değil birazdan bahsedeceğim kaydın maksimum etkisini yansıtmaya çalıştığım için yazıyorum.

Berk bana bu yeni Hey Rabies yavrusunu küçük gezimden önce yollamıştı. Zorunlu da olsa curcunadan uzakta dinlemek daha mutlu etti beni. Elbette kulaklıkla da dinleyebilirdim ancak bu denizde açılmak varken havuzda yüzmeye mahkum olmak gibi bir şey. Gerçi kulaklıkla dinlemek bence bir nevi övgüdür ama sanıyorum Berk’in bereketine şükranlarımızı sunmamız istense 35-40 derecede terden ve nemden yapış yapış olmuş ellerle ritim tutmak yeterli olurdu.

E nasıl bu yeni kayıt diyecek olursanız, daha önce buradan kendisiyle yaptığımız röportajın yanınde eşantiyon olarak verdiğimiz Hey Rabies albümünden biraz farklı olarak kulağa daha yumuşak, dinlemesi kolay ve daha uzun parçalar geliyor. Ağzına kadar casiotone seslerle doldurulmuş bu ep uzanamadığımız bir sürahi buzlu limonata etkisi yaratıyor.

Of gerçekten o kadar “yaz” ki bu albüm her parçada zaman içinde bir şekilde geçirdiğiniz yaz tatillerine yolculuk yaptırıyor. İlk parça Rev ile komşuya gidip ataride araba yarışı oynarak geçirdiğiniz, Sheena Is A Punk Rocker’la ergenlik döneminizde kızlara hava atmak için yaptığınız maymunluklar ve başarısızlıklar geliyor akla. Hemen ardından gelen Casing oldukça hüzünlü. Her gün plajda görüp içinizin eriten sizden yaşça büyük olan ve hiç tanışamadığınız o ablayı uzaktan izlemek gibi. Arada bir Yo La Tengo helvası yediriyor Hey Rabies bize. Does It Really Work ise parktaki çocuklara bakarken elinizde eriyen bir dondurma ve mutlu bir son.

01 - Rev

02 - Sheena Is A Punk Rocker

03 - Casing

04 - Hey Rabies vs Yo La Tengo

05 - Does It Really Work

Evet bunu istiyorum!



.

.

Öpücük