0 com

Yo La Tengo - Popular Songs (2009)


Indie pop camiasının referans sayılabilinecek öncü bir kaç grubundan Yo La Tengo' nun bu albümü gerçekten harkulade olmuş. Böyle hafif shoegaze havasının twee pop ile karışımı... Albümdeki 3 şarkıya (All Your Secrets, When It’s Dark ve Avalon or Someone Very Similar) ayrıca dikkat etmek gerek.


--burada--
0 com

TV Resistori - Serkut Rakastaa Paremmin (2006)



Finlandiya'lı bir indie pop grubudur kendisi efendim... Yer yer sert, yer yer pamuk şeker tadında.


--Burada--
0 com

Felicia Atkinson with Sylvain Chauveau - Roman anglais (2008)


DOWNLOAD
0 com

Bicycle Day / Hayalbaz Bar / İzmir !



Hiç tekrarı olmayan uzun doğaçlamalar, seslerle canlı deneyler, bazen kaydedilmediği için uzaya karışıp giden konserler, harikalar diyarında sürekli düşülen döngüler, Kara Kitap, orman, araba mezarlıkları, karanlık . . .

"Bicycle Day" bütün bu ipuçlarının dizildiği, fiziksel coğrafyadan bağımsız bir harita üzerinde, bazen büyük bazen küçük sesler çıkaran üç kişilik bir orkestra.

bicycle day
is
a
three
piece
orchestra
making
quiet
or
big
sound,
from
Istanbul

onur karagöz; computer, vocals
alican okan; computer, rhodes, synthesizers
berke can özcan; drums

Myspace




1 com

Haddime Olmadan


Dün saat 3 sularıydı, gözlerim doldu...
içim içime sığmıyor ve safi bu yüzden herzevekillik yapıcam belki ama;

www.ychorus.net

evet üstte güzel bir şeyler var:)
0 com

On Your Horizon - Home (2010)



Ülkemizden bir Post Rock grubu paylaşmak büyük keyif ! Hele de Ambient'ta işin içindeyse ! Hele de Es Es lilerse !

I Feel Better Now !

http://www.myspace.com/onyourhorizontr

Albümü Buradan Yükleyebilirsiniz !
0 com

Adviruz + serkandoğandjset / 6:45 Gram Bar / 17 Şubat Çarşamba



Geçtiğimiz Kasım ayında dijital bir albüm de yayınlayan Pınar Gürcan (Adviruz), IDM, glitch ve deneysel electronica kokan şarkılarını 17 Şubat Çarşamba akşamı Kadıköy barlar sokağındaki 6:45 gram barda canlı olarak çalacak. Pınar Gürcan'a bas gitarda Barış Gökçer Akbay ve Dj olarak Erhan Kabakçı eşlik ediyor. Ayrıca konser öncesi Serkan Doğan idm, electronica, glitch ağırlıklı setiyle, konser sonrası da Adviruz'un beyni Pınar Gürcan psydub ve psychill ağırlıklı setiyle dj kabininde olacak.
Sıradışı, karanlık ve tarz sahibi bir canlı elektronik müzik performansı için bu etkinliği kaçırmamanızı öneririz.

"Apparat, Tujiko Noriko, Aoki Takamasa, Richie Hawtin, Alva Noto, Jan Jelinek, Plaid, Carbon Based Lifeforms, Autechre... Hildegard von Bingen"


http://www.myspace.com/adviruz
0 com

Rudi Arapahoe- Echoes From One To Another (2008)


<< 'Echoes From One To Another' has been voted the best album of 2008 by Textura and appeared on numerous
'best album of 2008' lists. >>

http://www.rudiarapahoe.com

DOWNLOAD THE ALBUM
0 com

I Create Soundscapes - High Dive (2010)



Bu sefer daha değişik. Gerçekten bak...

tracklist:

01 - High Dive
02 - Tube Riding
03 - No Mood
04 - Sun Diver

Evet bunu istiyorum!
2 com

Neon Indian - Psychic Chasms





3 com

William Fowler Collins - Perdition Hill Radio (Type Records, 2009)



Bazı şeylere akıl fikir vermekte çıkmaza gireriz ya, işte öyle bir şey aslında anlatıcaklarım.. Toplam 2 ayı çoktan dolduruğumun İstanbul'un da bazı şeyler ne yazık ki beni gördüğüm kadarıyla üzdü. Aslında onlarca cümle dökebilirim buraya ama çok uzatmamın bir anlamı olmadığı gibi, her şeyin de farkında olduğunuz halde, bazılarınızın farkına varmak istemediği de çok açık bir gidişat. Türkiye'nin 4 bir yerinde bazı durumlar farksız değildir elbet ama İzmir'den geldiğim için ve İstanbul'da gördüğüm, yaşadığım ve gözlemlediğim durumlara değinmek/değdirmek istiyorum, gözlerinizden müsade alıp..

Nereden başlıyacağımı bilmeden karambol dalıyorum. Şimdi. İzmir'de var olan sakinlik, telaşsızlık, günde 4 mevsim yaşanılan hava, ısının daha fazla olması, insanların daha sıcakkanlı, yardımsever ve minumumda seyreden egosal durumları ve üreten müzik gruplarını geçtim, bir şeyler dinleyen adamı bile bulmak çok büyük bir sorun olan durumlarını bırakıpta İstanbul'a yerleşmemin nedenini buraya gelince sorgular olduğum, bu yazıyı yazmam da ki en büyük sebeptir.

2 Ay içerisin de onlarca insanla tanışık, ahbap ve arkadaş oldum. En başta insanlar da şunu rahatlıkla görebiliyor bir gözlemci; koskoca bir yalnızlık.. Aynayı bakmanın korkaklığı ve uzun süre baktıkların da yaşamsal güçlerinin değerlerinin ne kadar da zayıf olduğunu o çok acı olan gerçekle öğrenmek istemiyorlar. Örnek kafayla devam edicem. Müzik yapan ve belirli barlar da sahne alan müzisyenler de bir çeteleşme söz konusu. Yani gruplaşma diyebiliriz başka bir tabirle. Muhabbetler şöyle ilerliyor; "Ya bırak kardeşim onları burunları bir karış havada, yoo yoo onlarla asla çalmam, ya herifin yanından geçiyorum banamısın demiyor, geçen yolda gördüm bana selam bile vermedi, çalamıyorlaaar ya ne o öyle basit basit şeyler, çok sikko bir konserdi hep aynı şeyleri yapıyorlar, off daha çok ilerlemeleri gerekiyor, adamların tanıdıkları var tabi her yere çıkıyorlar, ya haaala metal kafalarda kalmışlar büyüsünler biraz artık, ben dinlemem öyle şeyler adamlardan da bana ne, yok o herifleri istemiyorum abi, en güzel günlerde hep onlar çalıyor kılım onlara, bu müzik mi yaaa bırak allah aşkına, ben sigara içmeye çıkıyorum diğer grup çıkınca gelirim, o adamlarla muhattap olmak istemiyorum, çok pop'lar yaa, zengin çocukları işte o ekipman bende olcak var ya, neyse ben eve kaçıyorum görüşürüz"

En anlayamadığım konu; Yahu zaten kaç kişisiniz üreten ya da kaç kişiyiz ki dinleyen. Birlik beraberlik sıfıra yakın. Gruplaşma dediğim halde bir birlik, beraberlik var o kadar. Bir de şu var; bu gruplaşma dediğim insan topluluklarından bir sürü insanla iletişimim var ve aslında hiç biri de kötü insanlar değil. Gerçi kimse kimseyle konuşmak zorunda da değil ama bu bilmeden, anlamadan, anlamaya çalışmadan, araştırmadan, iyi gözlemlemeden ya da o kişiyi tanıyan arkadaşınla onun hakkında konuşmadan oluşan yargısız infaza üzülüyorum en çok.. Sonra herkes şikayet ediyor; "Neden konserlerimiz boş geçiyor, neden hep aynı insanlar geliyor, gelenleri hep tanıyorum, yine çok boş bir konserdi, insan olmayınca moralim bozuluyor iyi çalamıyorum" gibi. E kardeşim sen onun konserine gitmiyorsun, o senin konserine gelmiyor, birbirinizi desteklemiyorsunuz bile ve çeteleşme sayınız gün geçtikçe çoğalıyor. Küçük küçük kümeler oluşmuş ve böyle akıyor müzik piyasası İstanbul'da.. İşin özeti bu işte ve 2 tane tanımadıkları insan konserlerine gelince de çok mutlu oluyorlar. Herkes yorum bekliyor, herkes bir şekilde beğenilsin istiyor, herkes kötü eleştiri gelmesin istiyor, herkes dinlenilmek, sevilmek ve parmakla gösterilsin istiyor. Ben ne yazsam, ne yazmasam hatta bu konuda Taksim meydanında binlerce kişilik eylem de yapılsa bu gidişatın duracağı ve değişeceği yok ne yazık ki.. İçler acısı bir durum. Ve en önemlisi de şu. Birilerine bir şekilde gaddarca yorumlar ya da eleştiriler hatta yalan, yanlış kişilik bilgileri vereceğize, evinizde ki en büyük aynanın karşısına geçip bir süreliğine sessizce oturun.. Belki de böylelikle bir şeylerin farkına varıcak ve çok özel birlikteliklerin, arkadaşlıkların, dostlukların başlangıcına hem kendiniz hemde başkaları için ön ayak olabileceksinizdir. Gözükmediğini düşündüğünüz egolarınıza metrelerce derinlikte bir mezar açın ve var gücünüzle örtmeye devam edin.. Lütfen, lütfen ve lütfen..


"İstanbul'da kişilik çatışması" alt yapılı kendi fikirlerimden ve gerçeklik kokan yazıma yakında değineceğim ama yukarıdakileri de neden yazdım pek bilemiyorum.. Biraz gözlemlediğiniz de zaten herşeyin farkına varıyor ve istem dışı bir şekilde, sanki siz de böyle bir kümeciğin içine girmek zorundaymışsınız gibi hissettilebiliyorsunuz. Felaket bir şey bu. Ben hissettim demiyorum çünkü dediğim gibi her kümeden insanlarla muhabbet ediyorum, hepsinin özün de ne olduğunu iyi kavrıyabiliyor ve onlarla arkadaş olmaya devam edebiliyorum.. Şimdilik her neyse, görüşüceğiz elbette bir gün yine nasıl olsa. Burada ya da bambaşka bir alanda. Tüm çıplaklığımla geri dönmek adına..




Bu albüm aslında ölümcül ve anlayabildiğiniz de ya da iyiice alışabildiğiniz de sizi bırakmıyacak ve resmen soundun diğer dinlediğiniz şeylere ya da kategorilere sokamıyacağınız bir etkisi var. İnanması güç ama çok büyük bir örümcek ağında huzurlu bir şekilde uyuyor ve örümceği çoktan başka diyarlara postaladığınıza emin olduğunuzun rahatlığıyla ama olduğunuz yerin saykodelik havasını kulaklarınız da hissedebiliyorsunuz.. Herkesin kaldıracağı bir ağırlık değil bu ama meraklı sound bekçilerinin gözünden kaçmaması gereken bir güzellik olduğunuda vurgulamak kulağımın borcu.

Type Records zaten başlı başına bir olayken, albüm de ikibinli yılların son Mexico topraklı bombalarındandı.

Offical Website

Myspace



William Fowler Collins - Perdition Hill Radio (Type Records, 2009)

Tracklist:

1
The Hour Of Red Glare 8:57
2
Grave Robbing In Texas 8:24
3
Dark Country Road 21:30
4
On Perdition Hill 10:00
5
Slow Motion Prayer Circle 5:30
6
The Ghosts Of Eden Trail 8:29

Şarkıları buradan dinleyebilirsiniz: Link

Dim Dip Not: William Fowler Collins bugün attığı mail de albüm download'ını kaldırmamı rica etti ve kaldırıyorum. Albümü merak edip, dinlemek isteyenler bana mail atabilir ve linki edinebilirler. Durumun hassasiyeti yüzünden kaldırmak zorunda kalıyorum, üzgünüm ne yazık ki..

ychorus@windowslive.com
1 com

Clark - Totems Flare





0 com

Zelienople - His/Hers (2007)


1 - Family Beast
2 - Moss Man
3 - Parts Are Lost
4 - Forced March
5 - Sweet Ali


0 com

Finneyerkes - Gather and Sing (2009)


1 - Blues
2 - Refrain
3 - Jacob
4 - I Am The Spy
5 - Miles End
6 - Dismas
7 - Home
8 - Fragment
9 - Echo


0 com

Talvihorros - It's Already On Fire (2008)


1 - Circle
2 - Climbing Mountains
3 - Someone Elses Handwriting
4 - Monday's Child
5 - Etude II
6 - Different Shades
7 - Etude I
8 - Safe as Helicopters
9 - Torrach
10 - These Numbers Mean Nothing
11 - Snowglobe


0 com

Finneyerkes - Bastard (2009)


1 - Chicago
2 - Cobain \(featuring Yawning\)
3 - DisMIX \(by cylon\)
4 - Honeymoon at the Holocaust Museum
5 - Keely
6 - Lark
7 - Lins
8 - Mountains


0 com

Miztura - Miztura (2002)


1 - Answer
2 - Smoke
3 - Arab
4 - Herman
5 - Paseo
6 - Ipuina + Jazz

0 com

Kupka - Uyk La (2005)




Koca bir 5 yıl oldu Kupka'yı dinlemeye başlayalı ki, daha önceleri ismi The Mould idi. 3 Kişi harika anlar yaşattılar bana bunca zaman. Erkin Gören gitar, Berkan Tunçludemir bass, Cenk Akkaya'da davul çalıyordu grupta. Albüm kayıtlarına girildi, konserler verildi, oydu, buydu derken, hiç bir zaman canlı izleyemediğim ve yanıp tutuştuğumu bilen Kupka üyelerinden Cenk Akkaya gruptaki yerini boşluğa bıraktı.. İnanılmaz üzücü bir haberdi benim için ve halen de inanmakta zorlanırım. "Evet ! bu sefer yakaladım" dediğim ay gelmişti kara haber ve beni benden almıştı gerçekten..

Neyse.. Kupka yoluna 2 kişi devam etmekte. Artık grupta Davul yok ve daha melankolik, bazılarınız için rahatlatıcı, bazılarınız için de karşıtı bir hal aldılar. Konserlere daha bir sık çıkar oldular. Geçen aylarda gösterime giren "Kampüste Çıplak Ayaklar" filmine bu paylaştığım albümden 2 besteleriyle, soundtrack olayına katıldılar. 12. Yılını dolduran Kupka, bu saatten sonra neler yapıcağıda merak konum.

Bilgisayarınıza halen giremedilerse eğer, bu en iyi fırsat olucaktır diye düşünüyorum..


Offical Website: www.kupkaband.com (English / Türkçe)

Myspace: www.myspace.com/kupkaband




Kupka - Uyk La (2005)

Tracklist:

1. Kupka
2. Mekt-ul Hermione
3. Lai Pun Lal
4. Giriz Fe Me Chi
5. Ziyr Ed
6. Sala Kul Me Helis
7. Sisil
8. Reli Mehir


1 com

We Are Still Screaming For A Change




Böyle bloglar kuruldukça heyecan gösteren bünyemin asıl amacı, sadece download blogu gibi görünmemek için fikirleri paylaşmak ya da bilgi aşılamakla gözleri dolduruyor olmasından kaynaklanan istem içi devam etme gücü.


Bu blogu sevdim, takip etmeye başladım ve paylaşayım istedim. Önemli olan ele alınan grupları bilip, bilmemek değil, önemli olan bir şeylerin yazılı halde paylaşıma açık olmasıdır.

Geç kalmadınız ! İlk paylaşım 11 Ocak'ta yapılmış.

Link !



0 com

Ben Woods - A Collection of Thoughts (2008)


DOWNLOAD

2 com

Th' Faith Healers - Imaginary Friend (1993)



Roxanne Stephen, Tom Cullinan, Ben Hopkin ve Joe Dilworth'dan oluşan Th' Faith Healers 1990 - 1994 yılları arasında üretimde bulunmuş kısa ömürlü bir grup aslında. Önceleri İngiltere'de Sausage Machine adlı bir mekanda cover grubu olarak başladıkları yine bu kısa yolda, mekan sahipleri Paul Cox ve Richard Roberts, Too Pure adında yeni bir indie plak şirketi kurmaya karar verince iki adet Ep, iki adet de albüm çıkartırlar. Çok sükseli bir dönem geçirmezler ve 94'te grup dağılır. Aralarından sıyrılabilen Tom Cullinan ise güzelim grup Quickspace'e geçer ve bir süre kariyerini burada devam ettirir.
Yine kafalarda eksiler oluşmuş olması kuvvetle muhtemel ama siz yine yazdıklarımdan kötü etkilenmeyin. Imaginery Friend dinlemesi eğlenceli ve kendisini sevdiren bir albüm. Biraz krautrock etkileşimli yazıyor kaynaklarda ama indie rock ve shoegaze'e daha yakın olan bu albüm bayan vokal ve bol gitar sevenleri tatmin edecektir.


Evet bunu istiyorum!
0 com

Jessamine - The Long Arm of Coincidence (1996)



Jessamine, 90'lı yıllarda (bunu duymak inanılmaz korkunç geliyor kulağa ama yapabileceğim bir şey yok) varlık göstermiş, Rex Ritter, Dawn Smithson, Andy Brown ve Michael Faeth kişilerinden oluşmuş biraz arkalarda kalmış, gereken ilgiyi görememiş bir grup. Sanıyorum bu ilgi eksikliği biraz da Ohio'dan Seattle'a taşınan grubun, dönemin popüler tarzı grunge ve Seattle müzik sahnesinde Nirvana, The Melvins, Soundgarden gibi yerlerini çoktan sağlamlaştırmış grupların dominant olmasından kaynaklanıyordu. Tahmin yürütemediğim başka sebeplerden de olabilir elbet. Neyse. Neye benziyor bu Jessamine derseniz anlatması biraz zor ama Slint tandanslı bas ve davul kombinasyonu, biraz daha shoegaze kokan vokaller ve drone hatta synth esintileri var diyebilirim. Arkada kalmış, ilgi görememiş derken aklınızda eksiler belirmesin, gayet şık bir albüm. Albümün kapanış şarkısı All The Same ise bambaşka bir güzellik. Bol bol dinleyiniz.


Evet bunu istiyorum!

.

.

Öpücük