My Bloody Valentine - Only Shallow EP

Bu sefer pek çok Indie severin takipçisi ve müptelası olduğu, underground diyemeyeceğim isimleri ele aldım. Düşük tempoda ilerleyen, yumuşacık kayıtları seçtim.. 1 gün gecikmelide olsa, 17 kayıtlık, Ychorus Volume 14 huzurlarınızda..
Singer-Songwriter ve Prodüktör diye tanımlıyabiliceğimiz James Iha ismini, Smashing Pumpkins, A Perfect Circle, Starchildren, Vanessa And the O's gibi projelerde rastladık yıllarca.. 1998 yılında ilk solo albümü olan Let It Come Down'ı çıkaran James Iha, yine aynı yıl olan 1998'de Be Strong Now ve Jealousy adında 2 Single çıkarmıştır. 2. Solo albümünü bu yıl çıkarıcağı dedikoduları ortalığı sarmışken, Let It Come Down albümünü dinleyip beklemek, sanırım kaçınılmaz olucaktır hepimiz için.. Çok sevdiğim bir albüm. Gerek sound, gerekse besteler gayet leziz ve tatlı.. İlgilenmelisiniz..
"Day 7"
00'lı yılların eminim hatırlanacak müziğini icra eden Kanada çıkışlı topluluk.Müzikleri peri masallarına benzetilebilir.İyi hissettiren melankoli diyebilirim.Funeral albümleriyle tanımıştım onları yaylılar,klavyeler,gitarlar hepsinin kolajı bu albümde sarıyor müziği hisseden duyuları.Komşuluk ilişkileri ve efsanelere tuhaf bir biçimde önem veren grubun albümlerindeki liriklerde aile,arkadaşlıklar ve komşularıyla dolu bir öykü sunumu hakim parıldayan kimi zamansa karanlıklaşan.David Bowie'nin sevgisinide kazanan topluluk etkilendikleri sanatçıların kendilerine bıraktıklarını rahatça hissettiriyorlar albümlerinde.Müziklerini anlamlandırmam gerekirse melez gibi tınlıyor...Blues,psychedelic,soul gibi gibi türlerden etilendikleri,müzikal anlayışlarının derin olduğu hissediliyor albümlerinde.Yeni çalışmaları Neon Bible çok daha karanlık ve depresif taraflara açılmış hissi uyandırdı bende dinlediğim şarkılardan ötürü...
Kış çocukları öteki mevsimlerde doğanlara göre hep biraz daha “açık” olmuşlardır. Sonbahar çocuklarının muğlaklığı onlarda hiç yoktur mesela. Yahut nevbahar çocuklarının gizi. “Low La Love” diye kısaltasım geldi onları. Bu isim, bir maske gibi örtüyor çünkü sadeliklerini. Low Low Low La La La Love Love Love küçük bir çocuğun ağzından çıkma bir tekerlemeye benziyor, low’dan love’a geldikçe, aşık bile oluyor..Yere düşen bir yaprak naifliğinde sesleniyor bize grup, İngiltere’den. Pek bilindikleri –yahut bilinmek istedikleri- söylenemez. Kalsınlar böyle, istiyorsunuz zaten dinledikçe, böyle “içten” gelsin sesleri, televizyonun ve tüm kitle imha araçlarının dalgalarına kapılmadan. “Kışın kurulduk biz” diye not düşüyorlar kendilerine. Okuyup görelim, ona göre dinleyelim onları diye, “sakın yaz çocuğu neşesinde görmeyin bizi..” der gibi… Uyuyoruz dediklerine ve kulak veriyoruz hepsine birer birer. Yer yer Elliott Smith’e varıyor vokallerinin sesi, Elliott kadar huzursuz, Elliott kadar hüzünbaz tınlıyor..
Şarkılar, dibe vuruyor kimi zaman, bazen en tepeye çıkıyor; bir mızıka sesinde hayat buluyor –Eminönü’ndeki amcaların çaldığı gibi, tıpkı-, kimi zaman da, “ötekiler kadar normal” tınılara bırakıyor kendini. Aklı uçup götürüyor, yerine getiriyor, kanatlandırıyor..
Dinlemeyene farz, dinleyene sünnet kılınıyor.. Şeker niyetine, kapı önüne gelen indie, post-rock sever çocuklara.
Download Mediafire: Low Low Low La La La Love Love Love - Ends Of June 2007
Tsubaki - Black Star
"Border Journey"
v a y k o r u s
Vaykorus
© 2009
design & code
Quite Random