2
com
Beyin:
Etiketler:
Serkan Dogan
Zaman:
3.10.09
Iglomat - Iglomat (2008)

Iglomat, okyanus aşan bir proje. Edinburgh ve Austin/Texas (burası bize kazandırdığı sanatçı ve gruplar açısından gerçekten güzel memleket) arası kurulmuş bir köprü olduğunu söyleyebiliriz. Önceleri tek tüfek olarak, günlerini güzelim Edinburgh'da bilgisayar başında müzikle uğraşarak ya da dj'lik yaparak geçiren David Jack uzun süredir iletişim halinde olduğu Scott MacDonald ve Austin'den Sandy Carson ile beraber Iglomat projesine başlar.
David Jack'in önceki solo projelerinden mütevellit bilgisayarla çok iç içe olması Iglomat'ın sounduna ve müzikal altyapısına da oldukça etki etmiş anlaşılan. Aslında yüzeysel olarak çok bir fark sunduklarını görmüyoruz. Bu bakış açısından birazcık sapmaya çalışıp albümü birkaç kez daha dinlediğinizde, gitarın programlama ile harmanlanış aşamasında oldukça başarılı bir süreç geçirmiş olduğunu siz de fark edebilirsiniz. Ses uzamları ve rastgele insan seslerine pek çok post rock grubundan aşinayız tabi. Ancak albüm geneline baktığımızda hemen hemen hiçbir şarkı birbirine benzemiyor ve bu da işe gösterilen özeni gözler önüne seriyor. Kısacası insanı sıkmayan, rahat dinlenebilen bir eser.
Evet bunu istiyorum!
Myspace Volume 4 / Underday (Turkey)

110 km ilerim de oluşan Instrumental Post Rock projesi Underday ile atağa geçti sonunda İzmir!
Osman Sorguç, Emre Yıldırım, Ozan Ülke tarafından tasarlanan kayıtlara ve projeye ulaşmak, balkonda kuruyan çamaşırlarınızı toplamak kadar keyifli ve kolay..
Haydi, hep birlikte bir alt komşuya.
Myspace: http://www.myspace.com/underdayband
SoundCloud : http://soundcloud.com/tracks/search?q=underday
BandCamp: http://underday.bandcamp.com/
LastFm: http://www.lastfm.com.tr/music/Underday
Facebook: Arama yapılacek, sonra görülücek bir fan sayfası olucek.
Beyin:
Etiketler:
Vaykorus
Zaman:
1.10.09
A Sunny Day in Glasgow - Ashes Grammer (2009)

İlk Albümdeki havasından hiç bir şey kaybetmeyen A Sunny Day in Glasgow'un 2.albümü "Ashes Grammer" karşısınızda. Sürenin biraz uzun olmasından dolayı tempo biraz yavaş hızlanıyor. 9. parça Passionate introverts ile aradığımız ritmi yakalıyan albüm son parçasına kadar bu ritmi koruyor. Bu noktada albümün 22 parçadan oluştuğunu belirtmekte fayda var galiba . Tabi bu 22 parçanın bir kısmı 20-30 saniyelik ve dinleyici bir sonraki parçalara hazırlayan parçacıklardan oluşmakta. Uzun lafın kısası ilk şarkılarda sabrederseniz sonrası güzel ritimlerle bezenmiş, ilk albümdeki shoegaze-electronic havasını bozmayan bir albüm "Ashes Grammer" . Fırından yeni çıkanlar serisinden. İyi Dinlemeler !
http://rapidshare.com/files/285815567/ASIG_-_AG.rar
Beyin:
Etiketler:
Hemi 'Menahem'
Zaman:
29.9.09
2009
,
A Sunny Day in Glasgow
,
ABD
,
dream pop
,
electronica
,
experimental
,
shoegaze
Pawa Up First - The Outcome (2009)


Henüz bir çocuğum yok. Bir süre daha olmamasını umuyorum. Yakın zamanda yeni çocuğu olmuş bir tanıdığım da yok. Hiç çocuğu doğduğu anda o insanların yanında da olmadım. Bu noktadan hareket edip über bir gerçekçilikle baktığımızda bu nedenlerden dolayı "çocuğu olmuş gibi sevinmek" klişesinin anlamı, her ne kadar çok kullanıyor olsam da, bir nebze olsun boş kalıyor. Elbette ki bu tip deyimlerin benzerliklerini ya da etimolojik olarak bir araştırmasına girmeyeceğim. He çocuğum olana kadar hep anlamsız mı gelecek? Tabi ki hayır. Eminim bugüne değin yüzlerce kez çocuğum olmuşcasına sevinmişimdir.
Tamam saçmalıyor olabilirim ama gönül rahatlığıyla yine yeniden bu ölçüde sevindim diyebilirim. Bir kere daha, bu albümü elime geçirip evire çevire dinlediğimde yaşadığım hazdan dolayı hayvanlar gibi, öküzler gibi sevindim. Nedenine gelince, uzun bir süredir bu kadar çeşitliliğe sahip ve bir o kadar da bütünlüğü sağlanmış bir albüm görmemiştim. Bu albüm dinlenince görülüyor ki bir sürü baharatı acemice boca ederek hazırlanmış bir öğrenci yemeği değil, ustaca ölçülüp tartılmış bir gastronom harikası.
Montreal - evet yine Kanada yine güzellik - çıkışlı grubun üçüncü albümü The Outcome, önümüze gerçekten zengin bir mönü sunuyor. Aslında bütün bu yemek benzetmelerinin dışına çıkarsak albüm için söylenebilecek en önemli şeylerden biri -doğru bir tabir olabilir mi bilmiyorum ama- sinematik oluşu. Başından sonuna kadar kolunuzdan tutup bırakmayan bu albüm, Opening ile başlayıp Last Man Standing'e kadar zaman zaman içinde bol değişken bulunan bir dizi ya da filme fon olabilir galiba. Bunu söyleyerek melankoliden ya da aşk filmlerinden bahsetmiyorum. Tabi bu dinleyicinin algısına kalmış bir durum. Zaten böyle bir havaya kapıldığınızda şarkının içinde ya da sıradaki parçayla beraber bazen metronomu eser miktarda yüksek davullarla bazen de sizi ayık tutan piyano ve beatler bu havayı dağıtmakta yeterli oluyor.
Ayrıca alışılagelmedik olan şeylerden biri post rock ve ambient öğelerinin yanında, albümde 2 adet içinde gayet kanlı canlı MC bulunan enstrumental hip hop şarkıları da mevcut. Hatta The Departure adlı parçanın 02:40 ve 02:50 dakikaları arasında ramazan aylarında bolca gördüğümüz Coca Cola reklamı tandanslı bir ney sample'ı bile görebilirsiniz. Uzun lafın kısası, baştan sona şaşırtacak, her yönden skalası tamamen geniş ve dolu dolu bir albüm.
Bütün dürüstlüğümle söyleyeyim, gerçekten çok iyi. Mutlu kalın.
Tracklist:
1- Opening
2- The Departure
3- Cold On The Trail
4- Territorio
5- Delusions of Grandeur
6- Nowhen
7- Transit
8- In a Hurry to Nowhere
9- The Ruins
10- The Outcome
11- Last Man Standing
Evet bunu istiyorum!
1- Opening
2- The Departure
3- Cold On The Trail
4- Territorio
5- Delusions of Grandeur
6- Nowhen
7- Transit
8- In a Hurry to Nowhere
9- The Ruins
10- The Outcome
11- Last Man Standing
Evet bunu istiyorum!
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)
.
