0 com

Myspace Volume 6 / Staplerfahrer (Hollanda)




















Myspace sayfasında ki avatarı ile dikkati çeken Staplerfahrer, genel anlamda Electronic çıkışlı Experimental işleri sevenlerin adamı olabilicek kapasite de bir güzellik. Şahsen ben ilk dinleme de vuruldum ama herkes de aynı etkiyi göstericek diye bir kanun da henüz çıkmadı. Yürürlüğe sokabileceğiniz bu beyinin, raslantısal olamayan kayıtlarını dinlemek için yapıcağınız iş yine sıradan. Sitelerinde şöyle bir gezineyim derken gördüğüm bilgi beni hüsrana düşürdü ne yazık ki.

Bu sene de olucağı gibi, geçen sene Ekim dönemin de İstanbul/Dogzstar'da gerçekleştirilen Spektro Open Festival'in de yer almış kendileri. Hatta günlük stilinde bir bülteni de myspace sayfasın da paylaşmış takipçileriyle. Bakınız diyorum. Ayrıca offical sitesinden de download edebilceğiniz güzellikte kayıtlar da mevcut. Ama bir sorun var sanırım. Siteye girince soldan releases seçeneğini seçerseniz daha iyi olucağı kesin. Yorumlarınız da itinayla beklenir. Çüüs.

Offical Website

Myspace

LastFm
0 com

Myspace Volume 5 / Samsara (Canada)
























Kanada topraklarından yeni yetme bir proje. Hafiften romantik pianolar eşliğin de Post Rock/Experimental/Ambient durumları. Belki birilerinin ilgisini çeker dedim. Çekmese de olur gerçi.



3 com

We Are Wolves - Invisible Violence (2009)



Bu post'un yakın zamanda kaldırılacak olma ihtimali beni biraz korkuttu ve açıkçası detaylı birşeyler yazma isteğini de götürdü benden. Ayrıca yeni albümün kişisel beklentilerimi tam olarak karşılayamamış olmasının da bu durumu tetiklediğini söyleyebilirim. Tabi, olur da bu yazıyı burada uzun süre görürsek herkese bir özür borçluyum şimdiden.

Kısaca değinmek gerekirse, eski albüme (Total Magique) göre vokal üzerine kanalize olmuş bir We Are Wolves var karşımızda. Bir önceki albümün tersine kulağımıza daha çok gitar, daha az klavye geliyor, davullar da eskiyi aratıyor biraz. Hal böyle olunca hareketlilikten ve bazı dinamiklerden mahrum bırakılmışlık hissiyatı sarıyor bünyeyi. Yine de kendi için de bir düzene ve tutarlılığa sahip Invisible Violence.

Çok sıcak, soğumadan tüketin hemen.


Evet bunu istiyorum!



Not: Bir reklam da burdan olsun. İstanbul için 10 günlük diyet programı:

9 Ekim, Cuma - Nekropsi @ Ghetto
10 Ekim, Cumartesi - proudpilot / kafabindünya @ Peyote
13 Ekim, Salı - Talibam! @ Peyote
16 Ekim, Cuma - Sakin @ Ghetto
18 Ekim, Pazar - Helena Espvall (Espers) & Masaki Batoh (Ghost) @ arkaoda
0 com

AGF - Words Are Missing



0 com

12twelve - L'univers (2006)




Jazz ve post rock flörtleşmelerine çok tanık olduk. Elin adamı jazz kokan bütün müzik türlerine genel bir tabirle "jazzy" der. Yumuşak, naif vuruşlar, bol zil, davul ve bass atışmaları, saksofon, piyano vb... The Drift, fago.sepia, Mouse On The Keys, Do Make Say Think (&yet&yet albümü) örnek gösterilebilecek çok ama çok fazla gruptan sadece birkaçı. Eş kenar olmasa da dar açılı diyebileceğim math rock - post rock - jazz üçgeni işi icra eden gruplar açısından ne derece önemli bilemiyorum ama şahsi görüşüm dinleyici için ölümcül seviyede tehlike taşımakta çünkü gerçekten bir kere içine girildi mi sıyrılmak çok da kolay olmuyor.

Barcelona'nın kültürel zenginliğinin bir diğer hediyesi olarak görebileceğimiz 12twelve, bu üçgen için de en jazzy denilebilecek -ki bana kalırsa bu albüm halis mulis jazz ancak çeşitli merciilerde post rock etiketi de var- gruplardan biri. 1998 yılında kurulmuş 12twelve, on yıllık maceradan sonra 2008 yılında yollarını ayırmaya karar vermişler malesef. Bu süre zarfı içerisinde 3 adet kendileri 1 adet de split albüm çıkartmışlar. L'univers ise dağılmadan önceki son albümleri.

Albüm baştan sona dinginlik, sakinlik ve kalite dolu. Dinlerken gerçekten muzipçe keyif alıyor insan. Geç bir keşif ama paylaşmaya, dinlemeye değer güzellikte. Mutlu günlerle...


Evet bunu istiyorum!

.

.

Öpücük