0 com

Freescha - Slower Than Church Music (Attack 9, 2002)


Kaliforniyalı iki arkadaş Nick Huntington ile Michael McGroarty'den oluşan "indie electronic" grubu Freescha, şu ana kadar haberdar olduğum elektronik müzik projeleri arasında gerçekten de en "indie" yaklaşıma sahip olanlardan birisi kanımca.. "aşırı artistik, teknik, ve de hissiz IDM'ci" modundan tamamıyla uzaklar.. ve hatta o yaklaşımın tam tersi bir istikamette, son derece sade, gösterişten uzak bir müzikal tavırları var.. çocuksu bir saflık var bu tavırda.. sanki synthesizer denen aletle ilk kez karşılaşmış da onun üstünde tatlı tatlı denemeler yapıyormuş gibi masumca.. tabi ki bu tavırlarındaki çocuksuluk ve masumiyet, yaptıkları müziğin hissiyatına da epeyce yansımış durumda.. Boards of Canada'daki, insanı direk çocukluk yıllarına götüren o tatlı nostaljik havalardan bolca mevcut müziklerinde.. aslına bakılırsa, üzerlerindeki Boards of Canada etkileri oldukça bariz.. yaptıkları parçalar BoC'da olduğu tarzda, melodik olarak zengin ve duygusal bakımdan da oldukça yoğun.. elektronik müzisyenlerinde keşke daha fazla olsa diye düşündüğüm nitelikler bunlar..


"Slower Than Church Music", Freescha'nın downtempo tarzdaki müziğini anlatmak için çok iyi seçilmiş bir isim.. aslında bence downtempo demek bile pek yeterli gelmiyor Freescha'nın "down-down-tempo" müziği için.. hakikaten de ömrü hayatınızda duyabileceğiniz en yavaş electronica bu diyebilirim.. fakat sırf bu yüzden, birilerinin de illa ki "sıkıcı" bulabileceği bir müzik bu aynı zamanda.. fakat ben şahsen yine de böyle bir yorumu anlayışla karşılayabiliyorum.. tıpkı, yavaş ve sakince sevişmeyi sıkıcı bulabilen insanları anlayışla karşılayabildiğim gibi.. heheh..
yani demem o ki, öyle şekilli ve alavereli-dalavereli şeylerden çok, duygudan-histen falan yanaysanız, Freescha'yı sevebilirsiniz sanırım..

(aslında "Slower Than Church Music"i burada özellikle paylaşma sebebim, "blogosfer"de bulunmayan bir albüm olması.. yoksa, bunun dışındaki albümleri de gerçekten birbirinden tatlıdır Freescha'nın, onları da bulup dinlemenizi tavsiye ederim şahsen..)

DWNLD
2 com

Ducktails - Landscapes (2009)



Real Estate elemanı Matt Mondanile'in diğerlerini solda sıfır bırakacak solo projesi... Ev kayıtlarıyla başlayıp devam eden, bu kuyulardan çıkan çoğu şey güzel oluyor gerçekten.

Size hiçbir yük bindirmeyecek hafiflikte bir albüm bu. İster kulaklıkla, ister evde sesi sonuna kadar açıp dinleyin. O arkada çalarken istediğiniz işi yapın; ister yemek yapın, ister tuvaletinizi yapın, isterseniz sevgilinizle sevişin ya da kitap okuyun. Ete süte dokunmayacaktır Landscapes.

Evet bunu istiyorum!
1 com

The Twilight Sad - Forget The Night Ahead (2009)






















Bazı gruplar vardır, ilk albümleriyle çok umut verip 2.albümlerinde suya gömülürler. Hatta bazılarının ilk albümünü dinleyince güzeller ama 2. albümden pek bir şey beklememek lazım der insan daha albüm ortalarda yokken. The Twilight Sad'de 1.albümlerini oldukça beğendiğim ve bu beğeni yüzüden (genelde umduğum şeylerin tersi çıktığı için) 2.albüm beklediğim kadar güzel olmaz diye düşünüyordum. Hele son zamanlarda pek sesleri çıkmayınca, heh dedim galiba sessiz sedasız bir albüm çıkarıcaklar, bekleneni veremiyecekler ve öyle devam edecek diye.

Albümü heyecanla dinlemeye başladığımda ilk albümdekinden bile iyi bir izlenim edindim hemen. İlk albümdeki tarzını korumuş, ancak grubun kendinden emin oluşunu her saniyesinde, her riffinde hissedebiliyorsunuz.Yine ilk albümdeki gibi kimseciklere farkettirmeden aralara çok güzel shoegaze öğelerini de yerleştirmişler.Sözler ilk albümdekinden biraz daha karanlık diyebiliriz. Albümden kısa bir süre evel de "I Became A Prostitute" adlı bir single çıkarmışlar ki bu albümün de gözdesi bence.

Fırından taze çıkmış bu The Twilight Sad albümünü dinlemenizi şiddetle tavsiye ederim.Post-Rock'tan umudumu kestim her grup artık kulağıma aynı geliyor diyenlere, "Hayır !" cevabı verebilecek bir albüm.

İyi Dinlemeler !

http://rapidshare.com/files/275772896/TTWSFNA.rar
0 com

Wolf Eyes - Moods In Free Time (2009)

























Yazısız yazı, konusuz konu.



Wolf Eyes - Moods In Free Time (2009)

Label: Gods Of Tundra


Tracklist:
1 Untitled (2:47)
2 Untitled (7:46)
3 Untitled (7:28)
4 Untitled (9:03)

2 com

Sequence Pulse - Play Both Ends Against The Middle (2007)





Yorgunluğun vücuda tesiri arttıkça sağlıklı düşünmek, mantıklı kararlar vermek her konuda tercihleri zorlaştırıyor. Ancak birazcık da şansıma, şükürler olsun ki, şuursuzca gezindiğim bir gecede, kulağımı eskilere vermemle kendime küfrederek gereğinden fazla uzun süredir sadece bir kısmında sahip olduğum bu albüme ulaşmayı akıl edebildim.

Grup hakkında söyleyeceklerimi kısa kesmek istiyorum, zira bu albüm o kadar dolu ki buraya yazmak istediğim şeyleri bile kendinden dolduruyor. Hatta, gereksiz bir ayrıntı ama, an itibari ile koyduğum albüm fotoğrafının üzerine bir sinek bile kondu ekran vasıtasıyla.
Mono kadar bilinmese de Japonya çıkışlı post-rock gruplarından kanımca en başarılı olanlarından biri. Ancak Mono ile kıyaslamam sadece popülariteden ibarettir, müzikal olarak biraz ayrılıyorlar.
Kinya, Morisawa, Masaki ve Hasegawa'ya teşekkürlerimizi borç bileceğiz. Bunu yapacağız.


Evet bunu istiyorum!

.

.

Öpücük