2 com

Zelienople - Hollywood (2009)





















Karton kutuların arasında otururken eğer rüzgar esiyor ve hava oldukça soğuksa, bedenimi üşütmeyen o tekmelenen kutuların önemini bir daha anlayıp gülümseyebiliyor-ken, halen hayata dair plansız, parasız, kremalı pastasız ama sadece anı yaşamayı seven bir yapım olmadığınıda etrafımdakilere hissettiriyordum..

Ayrıca, şu "Zona" adlı hastalık ne pis bir şey olduğunuda annem acıdan yanımda kıvranıp, ağlarken anlayabiliyor ama sadece bakmakla yetinebiliyordum. İlaçların bile bazen tesir etmediği anlar olur ya, işte bolca onlardan düşünün ve sabahın gözlerinizin açıklığıyla olduğu da düşünün. Öyle bir şey..

İlginç şeyler oluyordu ama son dönem iyice ilginçleşmeye başladı yaşam. Uyurken ve uyanıkken. İçinde olduğum trenin kaza yapıcağını 15 dakika önce hissedip beklemeye başlamıştım. Kulağımda "Felt" kankileriyle müziğini icra ediyor, ben uyuklayıp makinistin kaçın demesini bekliyordum. Derken olan oldu ve o lüks arabayı altımıza alıp metrelerce sürükledik. Sürüklenme öncesi makinistin ayağa kalkıp "Arkaya doğru kaçıın" demesiyle hem gülümseyip hemde önümde kaçmaya çalışan amcanın güvercin adımlarla ilerlemesini de bir güzel kahkaha atarak karşıladım. Sonuç neydi ? Şuydu: Arabadaki kendini dışarı atmış, trenin ufak bir yeri hasar görmüş, panik ve korku dışında kimseye bir şey olmamış, yarım saat sonrası da hiç bir şey olmamış gibi yola devam etmiştik. Ben ise, herkes kendini benimle birlikte trenden aşağıya atıp yere ayaklarıyla bastıktan hemen sonrası "Gelmiş geçmiş olsun, allah korudu valla" nidaları eden halk eşliğinde yine aklıma gelenin gerçekleşmesi nedeniyle kıs kıs gülüyordum..


"Zelienople" yeni albümünü gördüğünüz gibi yeni bastı. Dinleyelim.

Band:

Matt Christensen (guitar/vocals)
Mike Weis (percussion)
Brian Harding (guitar/clarinet)
Neil Jendon (guitar)


3 com

The Names - Swimming + Singles

The Names, 78'de kurulmuş Belçikalı bir post-punk grubu.. Belçikalılar ama ortalama bir İngiliz post-punk grubundan pek aşağı kalır gibi değil müzikleri.. bana kimi zaman Joy Division'ı, klavye ve piyano kullanımlarıyla da Sad Lovers and Giants ve Magazine'i anımsatan, tatlı müzikler..


82'deki sanıyorum tek LP'leri "Swimming"i, bazı single'lar ekleyerek 91'de tekrar yayınlanmışlar "Swimming + Singles" adı altında, çoğu The Names parçasını ihtiva eden bir albüm çıkmış ortaya..

DWNLD
5 com

Tactics - My Houdini (1981)



Görüyorum ki 5 Mayıs'dan beri hiç bir albüm paylaşamadım sizlerle.. 5 Mayıs eskiden sevdiğim ama şimdi ikizleri olduğunu duyduğum o karşı cinsimin doğumgünüydü. Ne güzel de mavi taşlardan oluşan o gümüş kolyeyi almıştım ona, bilmem kaçıncı doğumu sabahı.. Askere giderken arkasından feryat figan ettiği o ortak arkadaşımıza yaktı sonra abayı.. ikizleri için de o bastı düğmeyi ve imzaları. Herneyse..

Bahanem hazır. 5 Mayıs sonrası bilgisayara giren o canıımsız virüs resmen bitirdi beni. İlk defa bu kadar ayrı ve gayrı kaldım belki de o yüzden.. Format atılmasına karşı inanılmaz ama bana olduğu için aslında inanılabilir aksilikler dolu neredeyse 1 ay geçirmiş ve bunları burayı aktarırken kendimi buluveredebiliyorum. Koca 1 ay geçti.. Neler oldu bu arada diye düşündüğümde, herhalde pc başında oturmadığım için sanırım bir 5-6 kilo vermişim, sıcaklar aniden bastırıverdi. Orjinal CD'ler aldım baya bir. Biriktirdiğim paralarda bitti böylelikle. Kola hiç içemez, tuz yiyemez, ekmek neredeyse hayatımda en az yediğim bir dönem geçirmiş bulunmaktaydım böylelikle. Eski iştahım da hiç yok.. Halen kaideye değer bir gelişme de olmadı. Yoksa, yoksa helen o sihirli değnekli peri kızını mı bekliyoruz hepimiz iyi olmak yada iyi gelişmeleri gerçek anlamda duymak için.. Böyle beklersek bir bok olucağı da yok afedersiniz. Polyannacılık bile oynatamadı bu krizsel dönem. Herkes için böyleydi ve anlamak için çabaya gerek yoktu. Ama bakın ki düzelmeye başladı bu pis oyun. Rayları artık kabul etti. Ha bu arada Hadise 4. oldu. Beşiktaş'da kupa almış. Litvanya 1. çıkmakla çok şey kaybetti. Herkesciklere bir İzlanda büyüsü yapılmış ve halen full time devam ederken, zırvalamayı bırakıp konuma ve konuğuma geçivermek istiyorum..


1978 Sydney doğumlu bir Post Punk işlevi yüksek bir proje olan "Tactics" 1981 yılında alttaki debut albümüyle Post Punk/Indie piyasasına atlamayı yeğler. Ondan sonrası da bıdı bıdı bıdı diye ilerler.. 1990'da paydos verilir ve geçtiğimiz su gibi akan zaman diliminde tekrar parlamak isterler.

Aslında onlarca Post Punk grubunun içinde sıyrıldıkları bir özellik vardır ki o da vokalistleri olan "Dave Studdert" isimli amca yüzündendir. Tizsel ve ilk dinleyişte kolayca alışılabilen bir ses rengi olmayan bu amcamız, zaman içinde kendini kabul gördürttürür ve üflemeli sazlar eşliğinde "Tactics" sularına akın ettirir dinleyenlerine. Yeter bu kadar..

"Tactics" ile yapılmış bir Rop. olayını okumak içinde şuraya tık tıklayabiliriz: http://www.i94bar.com/ints/tactics.html

























.

.

Öpücük