0 com

The Caravan Band - One More Tune Before The Road


Bulgaristan'a gidebilmek için Türkiye'ye gelen her biri farklı uyruğa sahip 4 kişilik grup, içlerinden birinin pasaport işlemlerinde sorun çıktığı için Türkiye'de kalmak zorunda kalır. İstanbul metrosunda müzik yapmaya başlarlar ve metrodan kovulmalarına rağmen bir albüm çıkarırlar: One More Tune Before The Road. Sonrada kaybolurlar. Ülke sınırları içersinde gören olursa lütfen banada ses etsin.



0 com

Mooncake - 444

0 com

Mooncake - Message From Arecibo

0 com

Dead Can Dance - A Passage In Time

Dead Can Dance müziğiyle tanışmak için en güzel fırsat.. 1990 sürümü Best Of olayı.




0 com

Dead Can Dance - Toward The Within

Dead Can Dance'in 1993 yılında yayınlanan konser albümü.. Leziz.


0 com

Dead Can Dance - Within The Realm of a Dying Sun


En kasvetli, en derin, en ağır, en yaralayan, en karanlık yönü yüksek ve en beni benden alan Dead Can Dance albümü.. Basım yılı 1987.



0 com

Ólöf Arnalds - Við og við


Múm, Slowblow ve Stórsveit Nix Noltes gibi gruplarla çalışmış olan Ólöf Arnalds'ın solo albümü. Albümün prodüktörlüğünü ise Sigur Rós'tan Kjartan Sveinsson üstlenmiş.
Gereksiz bilgi olarak ise Ólöf Arnalds ve Ólafur Arnalds'ın kuzen olduklarını söyleyelim


Checking ...
Live Links : 0/0
0 com

Fjord Rowboat - Saved The Compliments For Morning


Fjord Rowboat official


Fjord Rowboat @ myspace

Download Mediafire: Fjord Rowboat - Saved The Compliments For Morning 2007
0 com

Placebo - Black Market Music (2000)



0 com

Placebo and David Bowie - [live] - Without You I'm Nothing

1 com

Placebo - Without You I'm Nothing (1998)



ilk albümlerini paslı salıncak yayınlamıştı... bu ise ikinci albümleri...
devamı da gelecek...

0 com

Sipo - The Black Hills




Underground projelerden biri olan Sipo, ileride çok iyi işler çıkarıcağını düşündüğüm bir isim. Geçen aylarda yayınladığı EP'si ile Jeff Buckley tonajını sevenlere.. Gözden kaçmasın.

1 com

Astro

0 com

Ychorus Vol.36



Yine iki toplama birden sizlerle. Bu toplamada daha çok Atmospheric kayıtlara yer verdim. Bunların yanında çok taze bir kayıtta bu toplamada yer alıyor. Raymond Scott Woolson'ın geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir kayıtta sizlerle. Ychorus Vol. 37 için çalışmalara başladık, yakında sizlerle olacak. Umarım yeni keşifler içinde olursunuz..


Grouper - Heavy Water I'd Rather Be Sleeping

Timonium - Inflatable Sculptures

I Create Soundscapes - 03 51 (B-Sides)

Early Day Miners - Bedroom, Houston

Auburn Lull - Rising Meridian

Hakan Kurşun - Bakma

Lull - Stream Endless pt. 2

Sigur Rós - All Alright

Hyakkei -Elements

July Skies - The Ruined And Disused Churches Of Norfolk

Raymond Scott Woolson - This Tragedy Transformed

Gas - Pop 01

Gevende - Nayu (Live CarpeDiem 2oo7)

Mole Harness - Living On Seaweed & Moths (excerpt)

Slowdive - Ballad Of Sister Sue

Kitaro - Sun


0 com

Tara Fuki - Auris (2007)


0 com

Tara Fuki - Piosenki Do Snu (2001)

0 com

Ychorus Vol. 35


En son Ychorus Vol 15'te sadece yerli projelere yer verdiğim bir toplama yapmıştım. Hatırlayanlar vardır.. Tekrardan underground projelerin bulunduğu bir toplama ile karşınızda Ychorus volume serisi.. Home kayıtları çok sevmemin verdiği hazla, bir kaç tanede onlardan attırdım. Bazı kayıtların download olayı verilmediği için net aleminde, isimler eksik çıkıcaktır. Şimdi vereceğim tracklistten isteyen düzenleyebilir, dikkat edebilir, neden kendisi düzenlememiş ki bu salak herifin, bize düzelttiriyor da diyebilirsiniz.

Cevap: Aceleye geldi, bide upload edilirken farkına varıldı. Herkes mükemmeldi hani ?

Not: Projelerin pek pek çoğunun myspace adresleri mevcut, lütfen ilgilenelim.. Hatta direk şöyle yapalım. bizim myspace adresimiz olan www.myspace.com/ychorus adresine tıklayalım, böylelikle projelere buradan rahatlıkla ulaşabilirsin. Toplamada yer alan bir kaç isim halen myspace sayfası yaratmadılar kendilerine. Kınıyoruz onları :)


Biblo - Severalspecificother

I Create Soundscapes - Day And Night Come Together At Down

Drugstore Orchestra - Low Budget Cinema

Düz Mantık - Bok Mu Vardı ?

Erdem Küçüksaraç - Yağmur

Erkin Gören - Fear Of The Dark (Iron Maiden cover)

Ekin Fil - Mouse Rendered

Kozmik - 3ü

Kilink - Cocukapart

Kahverengi Karton Ayı - You're A Fucking Bastard Dan Deacon

DDR - Kar Sıkıntısı

Temiz No Mircle Here - İ

Hayvanlar Alemi - Gökte Güller Açıyor

Kırık Çizgi - Esnek

Kutsal Kaan Bilgin - Evvel Zaman Demo

Pulera - Major
Bertan Karaimer - Nerdeyim

The Real Impudence - Rice Turn Into Mush

Rotten Motor - 1


0 com

Wire - Object 47


Tekrardan bir albüm basan Wire gönüllüleri derneği başkanı Wire, sevenlerine çıplaklar kampında sınırsız davetiye sundu. Karşılığını verelim.. Eskileri unutmadan, unutanları utandırarak hatırlatmak adına, bizde hatırlayalım, araştıralım, taraştıralım, sürekli dönüştürelim. Ne mi anlatmak istedim.. kimin umrunda ki.
Yine aynı tonlar, yine Wire. Gelsinler artık bizim köyede.



0 com

Ella Fitzgerald & Louis Armstrong - Ella & Louis



0 com

Spiritualized - Itunes Live London Sessions


2 com

Jefferson Airplane - Surrealistic Pillow

1967 yılında RCA etiketiyle çıkmış efsanevi 2. Jefferson Airplane albümü olan Surrealistic Pillow, 2003 yılında kalitesi yükseltilerek tekrardan kaydedilmiş ve 6 tane bonus track ilave edilmiş. Bu indireceğiniz ise 2003'de yeniden kaydedilen. Bonus trackler içinde, trakclist ise aşağıda. Keyfini çıkarın...

//////////////////////////////////////////////
///////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////////

Side one
1. "She Has Funny Cars" (Marty Balin / Jorma Kaukonen) – 3:12
2. "Somebody to Love" (Darby Slick) – 2:58
3. "My Best Friend" (Skip Spence) – 3:01
4. "Today" (Marty Balin / Paul Kantner) – 2:59
5. "Comin' Back to Me" (Marty Balin) – 5:18

Side two

1. "3/5 of a Mile in 10 Seconds" (Marty Balin) – 3:41
2. "D.C.B.A. -25" (Paul Kantner) – 2:37
3. "How Do You Feel" (Tom Mastin) – 3:31
4. "Embryonic Journey" (Jorma Kaukonen) – 1:53
5. "White Rabbit" (Grace Slick) – 2:30
6. "Plastic Fantastic Lover" (Marty Balin) – 2:37

2003 Reissue bonus tracks

1. "In the Morning" (Kaukonen) – 6:21
2. "J.P.P. McStep B. Blues" (Spence) – 2:37
3. "Go To Her" (Kantner, Irving Estes) – 4:02
4. "Come Back Baby" (trad. arranged Kaukonen) – 2:56
5. "Somebody to Love" (mono Single mix) (D. Slick) – 2:58
6. "White Rabbit" (mono Single mix) (G. Slick) – 5:20



0 com

Tara Fuki - Kapka


Önce ikinci albümleri... Devamı gelecek...

Download Rapidshare : Tara Fuki - Kapka (2003)
0 com

One Love sonrası



Nasıl anlatsam, nerden başlasam…

22 Haziran itibariyle yazımın en güzel konserlerini dinlediğimi, heybeme binlerce dostluk, müzik ve güzellik doldurduğumu ilan edebilirim. Gidemeyeceğim Björk, Kravitz, Levy vb. konserleri yüzünden haftaya terk-i diyar ediyorum. Ben böyle bir insanım. Eğer bir yere gidemiyorsam, ondan olabildiğine kaçarım.

Hah, konumuz neydi: One Love Festival. Öyle bir tınısı var ki, evvelde: “One Love diyor yahu? Jah Jah? Rastafari? Lee Perry?” filan diye düşünmüyor değil insan. Geçen sene barındırdığı bolca elektronik müzikten hatırlıyorum kendisini, elektronika denen tarz beni devekuşu misali toprağın altına soktuğundan ötürü bu sene de “yok aman kalsın” diyecektim ki, sarıya boyanmış çiçek çocuk afişleriyle tav etti beni kendisi. Derken bir baktım: Kolektif İstanbul, Gevende, Baba Zula, Shantel, Gogol Bordello. Deliriyorum sandım.

Pazar günü yola koyuldum, kendimi sahne önünde buldum. Önce biraz poi döndüreyim dedim, başaramadım gene. Sonra uzaklardan Richard’ın saksofonunun sesini duydum, bir baktım çimen üstünde konser var. Festival şenlikle başlamıştı. Keşke bütün konserler böyle çimen üstünde olsa, diye düşündüm. Kolektif İstanbul ne güzel işler çıkarıyor. Son albümleri Krivoto’dan sonra hepten şenlenmiş müzikleri, dinlemeyeli. Daha sonra Gevende’ye geçti sıra. İnsanın müzisyenleri tek bir şarkısının bile 3-4 farklı halini görecek kadar iyi tanıması, ne garip. İyi bir şey mi, muhakkak. Hele ki, Gevende gibi, dostluğunuzu dostlukla karşılayan, sesinize müzik veren insanlar varsa hayatınızda, ne mutlu size. Ama onlardan ayrı düşünce, bu, bir sevgili acısına bedel. Beş sevgili acısına bedel… Her neyse, Gevende tabi ki çok çok iyiydi. Nusrat Fateh yorumladıklarından beridir müziklerini yüz kat daha fazla seviyorum, varın siz düşünün. Lakin yine de, ben yeni bir şeyler bekliyorum onlardan. Ahmed’in Aquarium’u, Okan’ın Küp’ü gibi… Baba Zula’ya pek geçmek istemiyorum açıkçası. Senelerdir kendilerini dört gözle beklemiş olmanın verdiği heyecanla, Selim Sesler’in önünde attığım göbekleri kesip sahne önüne koşturdum. Derken hayallerimi kırdıkları yetmiyormuş gibi, üstünde dansöz oynattılar. Kırıklar ayaklarına batsın inşallah. Yaklaşık üç gündür arkadaşlarımla “Baba Zula’nın ataerkilliği” üstünde çetin ve derin tartışmalara girmiş olsam da, yine de iyi tarafından düşünüp “adamlar zaten bunu yapmak istiyor” düşüncesini benimsiyorum. Yoksa işin içinden çıkılmayacak. Zira dansözün üstünden geçmeler, ağzıyla şal almalar falan filan… Bunlar bana göre şeyler değil maalesef. Geçenlerde bir arkadaşım “artık yapabilecek fazla bir şeyleri kalmadı” demişti. Umarım öyle değildir; lakin gidişat onu gösteriyor…

Derken Romanya ve Almanya semalarında toplanmış feminist Miss Platnum sahneye geldi; ben giysem yakışmayacak o güzelim mavi kıyafeti, erkeğini kadınını âşık edebilecek güzellikleri zenci vokalleri, çalarken şişmek yerine zıplayan trompetçisiyle… Murat Ertel’in ataerkilliğine cevap olarak mı Bayan Platnum’u oraya koydular, bilemeyeceğim. Ama o sesiyle Amy Winehouse olmak yerine triphopvari bir hiphop yaptığı için kendisine şükranlar sunuyorum.

Platnum sahneden indiğinde hava kararmış idi galiba; zira Shantel sahneye çıkıp zıplayarak gitar çalmaya başladığında ben de yıldızları sayıyordum. Disko Partizani şarkısıyla çıkış yaptığında Shantel, “herkeste de bir Balkanseverlik böyle” gibi ipe sapa gelmez yorumlar yapmıştım; lakin bunu yaparken şarkı çaldığında fark ettirmeden kendimden geçiyordum. Disko Boy’u Partizani’den daha çok beğendiğimi itiraf etmeliyim. Shantel’in de böyle bir festival için biçilmiş kaftan olduğuna şüphem yok. Yanındaki mükemmel orkestraya gelince, Bucovina Club, tam olarak Keşan kahvesinden çıkmış gibiydi. Davulcuları ve kemancıları, özellikle. Duruşlarını gayet iyi koruyan müzisyenlerdi kendileri. Gogol Bordello’yu beklerken güme gitmediler yani.


Kerhane-i Gogol’ün elemanları sahnede gözükmeye başlayınca bendeki heyecan, hiç abartmıyorum, gittiğim ilk konserdeki gibiydi. O kadar fazlaydı ki, artık algılarım kapanmıştı. Eugene denen adamın gerçek olduğuna kanaat ettikten sonra, geçen sene Rock’n Coke’a çıkıp televizyonun karşısında beni ağlatmalarının hıncını aldım zıplayarak, atlayarak, son olarak mıhlanıp kalarak dinledim kendilerini. Akordeoncunun deli olduğunu düşünüyorum halen. Deli değilse bile eskiden palyaçoluk yapmış olma ihtimali çok yüksek bence. Kemancı amca için diyecek lafım dahi yok. Karayip Korsanları filmi, galiba kendisinden ilham alınarak yapıldı, Keith Richards'tan değil.

Shantel’in “haydi eller havaya” tavrına karşılık, Gogol’ün “siz de eğlenin, biz de eğlenelim” tavrını da göz önünde bulunduraraktan söylüyorum ki, çok yaşa Gogol, çok yaşa Eugene.

Festivalden çıkıp eve dönmek ne kadar yoruyor insanı… Hele ki insanın evi hayata gayet uzakta durunca. Lakin bu mükemmel günü bana verdikleri için bu festivalin sarı renginden toplantıda çay taşıyan adamına kadar herkese şükranlar.

Söylemeden geçemeyeceğim ki, iki gün boyunca “baba beni Yucin’le eversene” diye gezip, yolda yürürken Eugene’i görmem, akabinde yanında bitmem de şu birkaç günkü keyfimin doruğu oldu. Ballandıra ballandıra anlatamayacağım. Zira kendisine yüz binlerce laf biriktirmiş biri olaraktan, iki kelime edememek* bana şu anlık pek koysa da “hastayım senin tavırlarına” demek istiyorum kendisine buradan, duy beni Eugene. Ha tabi yeri gelmişken Çiğdem Öztürk’e de tercümanım olduğu, Eugene’e beni kavuşturduğu için kucaklar dolusu şeker, şeker kutuları dolusu masal hediye etmek istiyorum.

Küpemin tekinin nerede olduğunu halen merak ediyorum.

giz.

*Birincisi, herkes aynı dili konuşsun artık lütfen. İkincisi, Eugene’e “ne haber lem” diyememiş olabilirim ama kendisini ne kadar sevdiğimi az biraz anlamıştır galiba titrememden ötürü. hehe.

**Üçüncüsü, sahne önünde dolaşan beyaz tişörtlü fotoğrafçı çocuğu tanıyanınız varsa bana bir selam etsin.

0 com

Au Pairs - Playing With a Different Sex



3 com

Ychorus Radio - Konsept 4

4. Konsept programında İzlandalı müzisyenlere yer vereceğiz. Konsept programlarda 4 sanatçı sınırımız var ama ufakta olsa diğer İzlandalı müzisyenlere de sıra gelebilir.

Program 27 Haziran Cuma Saat 21:30'da başlayacak..

Programda yer alacak isimler ise:

Amiina


Ólöf Arnalds

Múm


Jóhann Jóhannsson
0 com

Louis Armstrong - Love Songs



0 com

Naan - Dokusa


1 com

Ida - Ten Small Paces

En favori Ida albümüm.. Açılıştan, kapanışa kadar hiç sıkmayan bir albüm. Tekrarını isteyeceksiniz..

0 com

Ida - Will You Find Me


Ida albümlerini döşemeye devam.. Tavsiyeler edilir.

0 com

Ida - You Are My Flower


Discography

Tales of Brave Ida (1994)
I Know About You (1996)
Ten Small Paces (1997)
Losing True (EP, 1998)
You Are My Flower (1998)
Will You Find Me (2000)
Tour Support (2000)
The Braille Night (2001)
Shhh.... (2002)
Heart Like a River (2005)
The Bottom of the Hill (2-CD set, 2005)
Lovers Prayers (2008)


.

.

Öpücük