2 com

The Skaters - Dispersed Royalty Ornaments



DISPERSED ROYALTY ORNAMENTS
01. Dispersed Royalty Ornaments Side A
02. Dispersed Royalty Ornaments Side B






1 com

Matthew Robert Cooper - Miniature


Tracklist:

1 - Miniature 1
2 - Miniature 2
3 - Miniature 3
4 - Miniature 4
5 - Miniature 5
6 - Miniature 6
7 - Miniature 7
8 - Miniature 8
9 - Miniature 9



Matthew Cooper'ın Eluvium dışında kendi ismi altındaki ilk albümü...muhteşem...
4 com

Beck - Sea Change



Tracklist: 1- The Golden Age 2 - Paper Tiger 3 - Guess I'm Doin' Fine 4 - Lonesome Tears 5 - Lost Cause 6- Nothing I Haven't Seen 7 - All In Your Mind 8 - Round The Bend 9 - Already Dead 10 - Sunday Sun 11 - Little One 12 - Side Of The Road


Rapidshare : Beck - Sea Change

Hotfile : Beck - Sea Change
2 com

Sun City Girls - Torch of The Mystics



Tüm Ychorus ahalisine ithaf ediyorum.
ayrıca tesekkür: giz*, Cocteau Twins






1 com

Sonic Youth - Master=Dik (12)

Sonic Youth discografisininde zor bulunan EP. 1988 basım. Durmamışlar her yıl bir şeyler yayınlamışlar. Dile kolay 30'a yakın yıl..


1 com

Loren Connors - Night Through Singles And Collected Works 1976-2004


::::::::Disc 1::::::::

:::::::::Disc 2:::::::::

::::::::Disc 3::::::::
0 com

Simagre - Violette


01 Neige Neige
02 Je me sens bien
03 Fée blanche


Arıza diyebiliriz aslında.. Akustik gibi başlayan, bol Experimental hava olan, Electronic dönüşümlere maruz kalan 3 kayıtllık bir EP'dir Violette. Çok dabir şey kaybetmessiniz ha ? Underground yine. Gerçekçi Name/Albert Fadi - Semt/France - Time/September 2006


0 com

d:ve - O


01 Plunge 1
02 Fest:val
03 E:ne Kle:ne Nachm:ttagmus:k
04 Sunr:se
05 Organ:k
06 Bend:ng Shadow
07 Plunge 2
08 Ocean mot:on
Ambient oranı tepede. Electronic, Experimental severler kaçırmamalı.. gayet gece tonlarına yer verilmiş, arala yataktan düşmemeniz için cıvırtılar serpilmiş. Hong Kong'da doğup ABD'ye yerleşmiş. Çekik gözlüler yine yapmış yapıcağını. September 2006'da basılsada geç kalmış sayılmazyız değil mi ? Gecelik.


www.myspace.com/yixi


6 com

Cake on Cake - Sun-Chairs EP

Aaah.. Ne güzel açılıyor albüm, yada belki bana öyle geliyor. Kafanızı karıştırmadan özetlersem. Çocuksu melodiler ve tabiiki çocuksu sesler, vokallerle açılırken, Akustik havada ilerleyen sound, piano ile dahada güzel bir hal alırken, sizi sıkmadığını, pek çok Indie Pop etiketli proje gibi umutla dünyaya bakmanıza BinBeşYüz beygir gücünde devam ettiriyor. Hayata devam edebilmek için Eş mi önemli, Umut mu ? Seçmek saçmayken albümde bitiveriyor birden. Bir dahakine rastlaşalım.
Gerçek name/Helena Sundin - Kasaba/Sweden - Ay/2006

0 com

Darren McClure - AKI

01 Aki
02 Fading Colours
03 Just Above
04 Cosmos Alone in the Lane
05 Overgrown
06 Twilight Hit
07 Tonbo
Çakıllı taşlarda yürüyen tabanlarla açılan albüm, seslerin toplanmasıyla devam ederken, Electronic dokunuşlarda iş başında olmaya çalışıyor. Minimalist kayıtlar, Glitch, Ambient, Experimental, Electronic kafa yormalar. Yeterli bence.
-Yıl 2006'yken - Ülkesi Japan-


3 com

Alpha - Come From Heaven

Tracklist:

1- My Things

2 - Rain

3 - Sometime Later

4 - Delaney

5 - Hazeldub

6 - Slim

7 - Come From Heaven

8 - Back

9 - Nyquil

10 - Apple Orange

11 - With

12 - Firefly

13 - Somewhere Not Here


Rapidshare:
Alpha - Come From Heaven

Hotfile:
Alpha - Come From Heaven
0 com

Ychorus Vol. 41



Aslında bir nevi konsept albüm diyebiliriz bu toplama için.. % 95'i Japan çıkışlı ve doğumlu müzisyenlerden oluşuyor. % 5'ide Singapur. Çekik gözlü underground işleri merak ediyorsanız ki bence çok güzel ve keşifler için çok yararlı bir toplama oldu. Israrlı kulağınız iş başında olmalı. Tavsiyeler emin, hazlar yoğun, bol yastıklı uyku istekleride çabası..

32 kayıtlık Japanes toplaması karşınızdayken, yaz nezlesi oldum.


Akira Kosemura - Enough Grace

Aspidistrafly - Stranger Here Is Where We Live

Chaitune - Obira Hevoli

Cokiyu - Mirror Flake

Flica - All

Flica - i

Haruka Nakamura - Graf

Izumi Misawa - Shizuku

Janis Crunch - Ralgo

Kitchen. - Moonlight Shadow Aspidistrafly

KUUKOA - The Scattered Decaying Leaves

Luis Nanuk - SAD Januarymix

Masaki Yoshihisa - Tori

Meso Meso - Alice

Midori Hirano - Lush Rush

Miki Odagiri - From South

Moskitoo - Skie

Motohiro Nakashima - Rain Droplets With Pine Needle

Nica - CASA

Opitope - A Goataes Horn

Paniyolo - Life

Rei Harakami - Come Here Go There

Sawako - A Last Next

Takashi Sugawa - Maria Elena

Tamezawa Wataru - Cumomo

Urichipangoon - Coast Of The Smiling Monolith

Yoshidadaikiti - Switch On

Yoshinori Takezawa - Spring Voice

Yoshio Machida - Lotus Part1 Excerpt

Ytamo - David Micronesia

Yuen Chee Wai - Untitled

Masaki Ishikaw - Horizon


2 com

Mogwai - Batcat EP

Tracklist :

1 - Batcat
2 - Stupid Prick Gets Chased By The Police And Loses His Slut Girlfriend
3 - Devil Rides





0 com

Chicago Underground - Chicago Underground Quartet

"Tortoise" yan projevarilerine devam.. İsimdende anlaşıldığı üzere bol Jazz tadlı, harika soundlu kayıtlar. 2001'de ellerin altına alınmış, tüketilememiş. Kimi bekliyorsun ?


0 com

Ychorus Vol. 40

Ychorus Vol. 40

0 com

Tortoise - A Lazarus Taxon


CD 1


CD 2

CD 3


2006'da yayınlanan 3 CD'lik "A Lazarus Taxon" serisi.. Afiyet olsun.

0 com

Gang Gang Dance - God's Money






2 com

Sigur Ròs - Live at MoMA


0 com

UNDER BYEN- Jeg Er Din Mand


Anlatabilecek belki de en iyi cümlelerdi.Arka arkaya hiç durmadan dinlenirdi.Beklemeyi bilmenin ağırlığı dinsin diye içinde sözlerinin geçtiği bir haikunun esprisine sığındırılarak anlamı epritilmiş ve rafa kaldırılmıştı.

Özellikle bugünlerde aynı halet-i ruhiyyedeyken çıkıp,bir sürprizle sabahıma denk geldiği için minnetle sunuyorum.

Hiç olmadığı kadar içeriden bağırıyor şimdi Under Byen: I’M YOUR MAN

*Noialbinoi ve Leonard Cohen’e teşekkürler.
(Albümler için beklemede kalın tabi ki)

2 com

José González - How Low

0 com

Astral - Orchids


The Cure gitar tadlı kayıtlar.


0 com

barışarock havadisleri '03


Ademoğlu neyi bekler? Aşklarını, insanlarını, yollarını, otobüslerini… Ben bunların hepsinden ziyade, müziklerimi bekliyorum. Bana ilhamlar getirecek müzisyenlerimi, muhabbetler getirecek dostlarımı bekliyorum. Yolum senelerdir aynı yere düşüyor. Hiç yanılmadım. Hep güldüm, hep bağırdım. Arkasından çok laf ettim, doğru, ama yine de, kürkçü dükkanı gibi dönüp dönüp aynı festivale vardım.


Bizim blog ahalisi de katıldı müzik yolculuğuma bu kez. Hiç bu kadar büyük bir obam olmamıştı, oldu, ne de güzel oldu. Zira dostlar güzeldir; hele ki upuzun yollardan varmışlarsa şehrinize, size neler anlatacaklar, neler. Kulak vermek, dinlemek farz. Beni de dinleseniz şimdi, hoş olur aslında.

İçim pır pır ediyordu birkaç gün önceden. Sokakta arayıp bulamadığım müzisyenler çıkacaktı çünkü festival diyarlarında. Ben de, tamam, dedim, buralarda bir yerlerdeyiz, henüz yaşıyoruz, halen ölmedik. Cuma günü vardık festivale, bir sürü çadır kurduk. Dört kişilik çadır almıştım, iki kişilik çıktı, filan, neyse. Sonra bir keşfi-z zünun edelim dedik, gezdik, dolaştık. Cumartesi’yi beklemek bana öylesine büyük bir azap vermeye başlamıştı ki sona doğru, dedik olmayacak böyle, yürüyün duman şehirlerine…


Derken, sabah oldu. Günlerce beklediğim müzisyenlerimin gelmemesi yüzünden acayip bi bunalıma girdim, bunalımdan beni neşeyle gülümseyen Gevende’ler çıkardı. Onlar soundcheck yaparlarken biz kaçtık oralardan. Alternatif sahnede çalan Kırmızı Nokta, Kaçak ve Human Harvest’ten de kaçtık, özür dilerim. Sonra Ahibba derler bir grup gelmiş, ne kadar güzel bir lehçeyle Arapça rock yaparlarmış. Dinledik de dinledik onları. En güzel şey toprak, diyorum ben her daim. Buram buram, sıcacık, sıcaktan yanmış, yakılmış…

Sonraki yegâne rotam Dembedem’di. Simya ve büyüyü bildiğim gibi bilirim bazı şeyleri. Güzel çocukları yüzünden tanırım; muhabbetlerini güzelliklerinden okurum. Dembedem beni zerre kadar yanıltmadı. Sahneye adım attıklarından sonra, her şey, öylesine yüce bir ayin haline geldi ki, en son bi “hû” çektim, kendi başıma. Der ya şarkıcı: “Müzik benim zikrimdir, döndüm, durdum” Ha öyle işte, öyle bir şeyler işte Dembedem…

Change of Plans gözüktü sahnede. Ychorus ahalisi olarak, İkarus gibi kanatlandık burada. Güneş’e değip kanatları eritmekti bizim amacımız, lakin COP bizi bundan sakındı. Sahneyle seyirci arasındaki iletişimi tamamen keserek, kanatları yere eğdi. Lakin yine de gayet iyiydi benim için. Zira, yüzüme tükürseler de dinlerim onları ben. Ayriyeten; Dembedem-COP-Feryal Öney-Gevende gibi bir liste yapan yüce insana buradan selam duruyorum. O nasıl bir zihniyettir arkadaş?

Neyse. Feryal Öney gözükünce ben tabi bir şenlendim, bir “Bahar” oldum. Feryal, sahnede öyle durur ki, bütün Barışarock’ın duruşunu okuyabilirsiniz yüzünden. Mikrofonu öyle bir tutar ki, bizim Joan’ımız da o derim içimden ben. Hep söyle, hep ağlat Feryal. Hep çektir o halayları, o gözyaşlarını hep döktür. Senin aracı olduğun ağlamalar her daim mübah bana… Bu kadar güzellikten sonra Gevende’ye gerek kalmadı yahu dedim içimden bi. Sonra anlamış olacaklar ki, izlediğim en iyi iki üç performanslarından birini sergilediler. Hem de o yüce üflemeliler olmadan. Progressive. Bağıra çağıra. Ağlata ağlata. Gri. Buz mavisi. Renkli değil bu sefer Gevende. Bu sefer, çığlık atıyor gitarlar Esinti’de. Ahmet, söylerken Crest’i, Nusrat’in küfrü oluyor; yavaş yavaş akıyor bedene, kötü söz demeden hiç, anlatıyor derdini, veriyor dermânımı…


Gün bitiyor, çekiliyor bulutlar. Yıldızlar, tekrar gözüküyor. O gece, yer kalmıyor çadırımda. Ben de uyku tulumumu alıyorum, çıkıyorum masaya, iki saatlik rüya göreceğim şurada. Bırakın beni diyorum, dinlemiyorlar. Ritm tutuyorlar yanı başımda. Susun diyemiyorum, diyene kadar, rüyalarım uzuyor, ritmlerim uzuyor, ben yeni bir uykuya daha dalıyorum…


Ertesi sabah Hayvanlar Alemi buldu bizim obayı. Tanrı, ne güzel insanlar yaratmış. Gelip konuştular, olsa çay yapacaktım, yoktu. Öğleden sonra onları dinlemek için alternatif sahneye doğru ilerlerken, ağaç altında oturan Dembedem’i gördük. Aman sabahlar olmasın diyerek yanlarına ilerledik. He, bunu diyordum işte. Öyle güzel ki muhabbetleri, öyle yürekten insanlar ki, dinleyin. Kulak verin müziklerine. Orada rap yarışması filan vardı, bir ara muhabbet öyle çağlıyordu ki, ben müziği bile duymadım. Sağol Dembedem. Hayvanlar Alemi’nin müziğinin arasına dostluğunuzu kattığınız için. Ha bir de, ağaç altında Hayvanlar Alemi dinlemek, ne de güzel oluyor…

DDR için uzaklaştı blog yukarılara doğru. Ben de, nasılsa sarkıyor bu vakitler diye, durdum alternatif sahnede. Iya Waves adlı bir reggae grubu çıktı sahneye. Yüce Gaja, Yüce Jah Jah. Bu müzik, duamız olsun size…

Son anda koşa koşa yetiştim DDR’a. Can beni görmüş, öyle söyledi. Sonra gittik onlarla da konuştuk. Benim kelamım yetişmiyor artık güzel çocuklara dua etmeye. Çok yaşa DDR.

Gene aşağıya inesiye, artık, hiçbir şey hissedemez haldeydim ki, Genç Cazcılar'ı gördüm. Seçim mükemmel olmuş. Aferim. Ferhat Öz adlı adamın Nature Boy’u söylemesi bizi kendimizden geçirdi… Cümbüş Cemaat’in o dillere destan olası vokalisti de sahneye çıktığında, artık festival doruk noktasına ulaşmıştı. Bu çocuk hep Ali Baba desin, biz de onu dinleyelim. Göbek filan attık biz. Göbek atmak, bir direniş şeklidir.


Ben sonra, dostlarımla takılasıya vakit çattı, İzmir’den gelenleri yolculamak gerekti. Her daim arkada kalmak. Bu ne garabet. Ben böyleyim. Artık, insanların arkasından su yerine göz yaşı döküyorum. Tıpkı ilk günkü gibi. İzmir’dekiler Dembedem’le yollandı. Ben de söz aldım, söz verdim, yolum İzmir’e düşüyor. Bekle beni yeni kent…



Diyeceğim şudur:

Güzelliklerini -son şarkıya yetişmiş olsam da- ve muhabbetlerini bizden esirgemedikleri için DDR'a.
Blogumuzun obasını görüp el salladıkları, yanımıza geldikleri için, Gökte Güller Açıyor'u çaldıkları için Hayvanlar Alemi'ne.
Yanımızda olduklarını bu denli hissettirdikleri için Dinar Bandosu'na.
Güzel kelamlarını, düşlerini, güzelliklerini, baştan beri fark eylediğim muhabbetlerini bana sundukları için Dembedem'e.
Her daim, her zaman, her gün, her saat, saniye.. dostum olarak kaldıkları için, üflemeliler olmasa da progressive de yaparız abi, dedikleri için, doğaçladıkları için bir de, Gevende'ye.


Tolga'ya, Özer'e Baran'a; Emre'ye, Orçun'a, Kürşat'a; Murat'a, Zerrin'e; Serkan'a, Yaşar'a.


Tanıdığım, tanımadığım binlerce gülüşe, Sinan'a, açtığı için Güneş’e, yağdığı için Yağmur’a.

Attığım göbeklere, çaldığım vakitlere.

Hepsine bin selam, bin teşekkür.

Varsın gelsin yine festivaller, varsın gelsin yine dostlar, yine müzikler…


Tatlar damakta kalmaya !


giz* [ha bir de, uzun oldu galiba, küfredilmeye. eheh.]

3 com

barışarock havadisleri '02


ilk kez katılma ve izleme fırsatı bulduğum barışarock 'ın 6. sı son kez başladı ve bitti...



YCHORUS OBASI


cuma sabahı festivale katılacak ychorus ekibi olarak taksim'de buluştuk, kahvaltının ardından doğruca sarıyer'e vardık ve çadırlarımızı kurduk, (bu arada festival alanına yanında getirdiğin birşeyleri kurtararak girmek, büyük marifet gerektiren birşey) neyse çadırlarımızı kurduk ve alanı keşfe çıktık. her saat yeni birileri katıldı ekibe, hatta bir ara 20'ye ulaştı sayımız...


zamanın hızı aynıydı belkide ama bana nedense çabucak geçiverdi gibi geldi, cuma günü öğleden sonrası nerdeyse zaman durmuştu halbuki! çok sıkılmıştık ve bir an önce müziğin başlamasını istiyorduk, neyse ki cumartesi günü geldi ve müzik başladı.



DDR



özellikle dembedem'in keşfi harikaydı benim için... ve tabiki gevende'yi canlı dinleyebilmek müthiş bir duygu... change of plans'in performansını da çok beğendiğimi eklemeliyim... üzgünüm ama hakan kurşun tam bir fiyaskoydu, beklentilerimle uzaktan yakından alakası yoktu, belki kötü ses düzeninin de bunda payı büyüktür bilmiyorum...



CHANGE OF PLANS


genel olarak faydalı bir festival olduğunu düşünüyorum; hem müzik anlamında hem de festivalin amacına uygun diğer etkinlikler anlamında... fakat festivale katılanların bir kısmının festivalle alakası yoktu sanırım... müzikten çok başka işlerle ilgilendiler... hatta bir ara festivalin ismine tezat oluşturmak için çabalayanlar da oldu; savaşarock...



aklımda kalanlar :

* serap yağız + suların uğultusu
* change of plans
* gevende
* ddr
* dinar bandosu
* hayvanlar alemi (ucuz albümle alakası yok :)
* dembedem

0 com

barışarock havadisleri '01


biz birşeyler yaptık.
barışarock'larda.
ağaçların ortasına çadırlar kurduk.
sahnelerden inen müzisyenler güzellikler getirdiler bizlere, muhabbet bolca, gülücükler bolca..
ammaaan sabahlar olmasın ya hu.


yakında anlatacağız. teker teker. fotoğraflarımız da var hem. beklemeye değer..

giz.
0 com

Pixies - The Purple Tape


The Purple Tape bir demo. Tüm Pixies albümlerini dinlemiş olanlar için fazla yenilik içermese de sonraki Pixies albümlerinde ilave prodüksiyonla yayınlanan parçaların ilk hallerini görmek güzel. Demo 1987 yılında kaydedilmiş ve ilk albüm Come On Pilgrim bu demonun içinden seçilmiş parçalarla oluşturulmuş. Sonraki albümlere de birer ikişer parça vermiş kayıt, harika çiğ gitar tınılarıyla, yansıtmış olduğu klasik punk’ ın çok üstündeki bestesel ve enstrümantal becerisiyle, Tarzansı punk ve meleksi indie pop vokallerinin birleştiği eşsiz tarzıyla çok çok özel. Tanımayanlara şiddetle önerilir.
0 com

Senem Diyici Quartet - Tell Me Trabizon



Download : Senem Diyici - Tell Me Trabizon


1 com

Ef - Demo II

Tracklist:

1 - A Dictionary From Failure To Sarc
2 - Tre
3 - Sense Of...
4 - +Bt


1 com

Pluxus - Solid State








1 com

Aphex Twin - Melodies from Mars


MELODIES FROM MARS
1. One
3. Three
4. Four
5. Five
6. Six
7. Seven
8. Eight
9. Nine
10. Ten
11. Eleven


.

.

Öpücük