Gazza November - Untitled / Unfinished (1992)


Bir gün bir çocuğun çıkıp Avrupa post-industrial piyasaya yuvalanmış dark ambient kuyusuna “kral çıplak” diye bağırmasını bekliyorum. “Hepiniz tembelsiniz ve alayınızı toplasak herhangi bir Helge Sten projesinin bir dakikası etmezsiniz. Gevşek drone ağlarınızın geniş aralıklarını bizim hayalgücümüz dolduruyor, dark and brooding atmospheres my ass!”. Böylesi bir suçlama kimi ıskalardı? Bad Sector ve Massimo Magrini’yi, Drone Records katalogunu, Inade’i, . Eğer Avrupalı olsaydı Monstrare ile dudaklarımıza en tatlı uçukları konduran Cordell Klier elbette. Nordvargr? Hayranları karar versin. Ya “Okült” soundscape’leri ve space klavyeleri “tuhaf uzak zamanlar”a akord etme başarısıyla tanınan, Atlantik ötesinden Ada’ya bulaşmış Lovecraftianizm takıntısından da payını almış Endvra? Ben giyotini indirmekte tereddüt etmezdim. Hatta primitif ritüel perküsyonları, shoggoth orjisi hissi veren yosunlu atmosferleri ya da uzak yıldızlardan gelen formları ağırlamaya istekli işleri değil, özellikle “The Watcher” için. Ama kurbana, popüler müzikte masif konseptin müziği tuhaf yollardan gölgelediği enstantanelerden olduğu için saygıda kusur etmeyerek.
Endvra diskografisini eşeledikten sonra “The Watcher”ın Endvra 101 olmak için fazla istisnai, fazla radikal bir iş olduğunu görmek zor olmaz. Albümün minimalizminin sıkıcı, tembel, snob, kopyacı, ilahi ya da kusursuzca başarısız seçeneklerinden hangisini cisimleştirdiğini çözmek için, tek parçalık içeriği tanımlayan iki sabit nokta arasında osilasyonların, metalik tırmalayışların & ovalara yayılan ya da metal yüzeyi kazıyan synth’lerin yanısıra, iç kapağa ve alt başlığa da göz atabiliriz. “The Watcher and the Watched Signals from the Dreaming Communion”. Gözleri, büyük yıldız izdivaçlarına şahit oluyormuşcasına ardına dek açılmış teyze, buğulu gri-mavi eterik soyutlamalar, kavanozdaki domuzcuk ve sandalyeyle kompozisyon... Açık ki birleştirmemiz gereken bir bulmaca yok. İnmemiz gereken bir yer varsa, bu, çoğu dark ambient işindeki gibi Ganzfeld deneyinin izolasyon tankı. Ama bir şey daha var. Bu defa tembellikten değil, bu coğrafyanın gerçekten hayalgücüyle doldurulması gerektiğini ve stasis'in şiirin en yüksek formu olabileceğini söyleyen bir şey.
Endvura – The Watcher
Limit has been reached.



Efsane'ye göre 250 yılları civarında Dakyus (Dakyanus veya Decius) adlı bir kral'ın yönettiği putperest bir ülkede 7 genç Hristiyalık'la suçlanır. İnançlarını değiştirmeleri için bir süre verilir fakat, onlar dünyevi eşyalarını bırakıp dağa ibadet etmeye giderler. Putperestliğe karşı bu tavrı gören kral öldürülmelerini emreder. Gençler ve köpekleri mağaraya sığınırlar. Kral mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar yıllarca burada kalırlar.
Uzun yıllar sonra, (genelde 379-390 yılları) ağıl yapmak isteyen bir çiftçi mağara girişini açar ve Yedi Uyurlar'la karşılaşır. Şehir'de haçlı bir sürü bina görüp hayrete düşerler. Dakyus zamanında kalan altınları harcamaya çalıştıkları zaman Psikopos'un karşısına çıkarılırlar. Hikayelerini dinleyen psikopos bunun bir mucize olduğunu söyler.
Bunlar Hristiyanlıkta Malta, Malchus, Martinianus, Dionysius, Joannes, Serapion, ve Constantinus adındaki azizlerdir. Başka kaynaklar başka isimler verir.
Efsanenin bu sürümü ise Kuran'da ki Kehf suresinde(18. sure) anlatılanlara benzemektedir. Bahsi geçen kişiler Philedelphia (Bugün Ürdün'deki Amman şehri) şehrinin soylularıdır. Liderleri Maximillian (Yemliha), o sırada şehri ziyaret eden Roma İmparatoru "Haderanius" (Hadrian)'a başkaldırır ve put tanrıları inkar ederek sadece Nuh'un, Musa'nun, İbrahim'in ve İsa'nın Tanrı'sının tapılmaya değer olduğunu söyler. İmparator idam edilmelerini emreder.
Kapatıldıkları zindandan kaçarlar ve sığınacakları bir mağara bulurlar. Yedisi ve bir köpek (Kitmir veya Kıtmir) mağarada uyuya kalırlar. Bu mağaraya gelen askerler şaşırmış ve isteri içinde geri dönerler. Bunun üzerine komutanları mağara girişinin taş ve harçla kapatılmasını emreder. Yedi kafir'in burada ölüme terkedildiklerini anlatan bir levha bırakarak giderler.
300 yıl kadar sonra uyandıklarında, Maximillian'ı şehre yiyecek almak üzere gönderirler. 300 sene önceki paradan şüphelenen fırıncı onun bir hazine bulduğunu zanneder ve bunu kendisiyle paylaşmazsa onu ele vereceğini söyler. Askerler gelir Maximillian'ı yetkililere götürürler. Yetkililer ilk önce ona inanmasalar da daha sonra ikna olurlar ve bunu bir mucize sayarlar.
Efsanenin birkaç değişik sürümü bulunmaktadır. Bunlardan birinde kaçan beş genç vardır, yolda bir çoban ve çobanın Kitmir adındaki köpeği de bu beş gence katılır. Çoban onları saklanmak üzere bu mağaraya götürür. Başka bir sürümde ise çoban bu yedi genç ve köpeğin bulunduğu mağaranın yerini kralın askerlerine göstermiştir.


Fausto Maijstral (İtaly) / Tastumi Rtusui (Japan)
14 / 03 / 2012 - Peyote Bar / Istanbul
Event: http://peyote.com.tr/v3/?p=5144
Fausto Maijstral
DuChamp ve Will Gresson’dan oluşan ikili, deneysel müzik, sesli anılar, emprovizasyon, drone ve alan kayıtlarına olan karşılıklı ilgileri temelinde, çoğunlukla emprovize olarak ses manzaraları yaratıyor.
A duo formed by DuChamp (baritone guitar, voice, effects) and sound artist Will Gresson (guitar, effects, voice, field recordings).
The band explores the middle ground between their mutual interest in experimental music, souding memories, improvisation, drones and manipulation of field recording, performing largely improvised soundscapes. Individually both musicians have been involved in various solo and group performances, and performed with Concern (US), Family Battle Snake (GR), Steindor Kristinsson (IS), Iku Sakan (JP), Bemydelay (IT) and Rella the Woodcutter (IT), and opened the 2011 edition of Occultofest in Ausland, Berlin.
selaijs selektivehoerenarchiv.bandcamp.com/track/fausto-maijstral-loophole-15-12-2011
Tatsumi Ryusui
Berlin’de yaşayan deneysel müzik sanatçısı Tatsumi Ryusui, gitar, oyuncaklar, kalimba ve kendi yaptığı çeşitli enstrümanları kullanarak narin, güçlü ve büyüleyici ambient dokularını, hipnotik drone’lar ve gürültü ile birleştiriyor.
Tatsumi Ryusui is a Japanese sound artist based in Berlin, active in impro/experimental scene since two years, collaborating with several artists, such as François Sallé (FR), Iku Sakan (JP), Emme (IT), Micheal Chinen (US) and also member of the noise trio Palatial, with Will Gresson (NZ) and Sasha Mandel (DE).
Tastumi use guitar, toys, kalimba, ovosono, several self build instruments all processed to gain delicate, powerful and astonishing ambient textures that connect drone and the catartic side of noise.

v a y k o r u s
Vaykorus
© 2009
design & code
Quite Random