Bülent Ortaçgil - Rüzgara Söylenen Şarkilar (1984)




Kendimi sorguluyorum.. Ne diye halen bir şeyler paylaşıyorum burada diye. Gerçekten bunu düşünüyorum artık. Sonu olmayan dipsiz kuyularımın dibin de ne var olduğunu sanıyorum da hala devam ediyorum bir şeylere ve bu çatı altın da sizlerle bir şeyler paylaşmaya.. İyice bittiğimin bir ispatıyım aslında artık. Gram gücüm yok inanın ki artık bir şey paylaşmaya.. Ama içimde ki o nedensiz paylaşım isteği dürtüyor hep beni ve yine de devam ediyorum paylaşımlara.. Bazı şeylerin sonuna geldim artık. Hissediyor ve hiç bir şey yapmadan izliyorum kendimi. Sözün kısası ise..
Döndürüp durduğum ve çok geç elime geçen bu güzelim albümü paylaşmazsam huzursuz olucağımı bildiğim için eylemimi gerçekleştiriyorum. Uuzun süredir bir şarkıyı dinlerken kendimi ağlarken bulmamıştım. Sadece şarkının güzelliğinden ağlamak.. Zor bir şey olduğunu biliyor ve bunu gerçekleştirebilen biriyle bir gün rastlaşmak istiyorum. Sözlere
bakıp ağlamak değil dediğim, anlarsın..
Şarkının adı "Suna Abla", geri vokaldeki ses tonunun ahengine kapıldığım isim ise bir kere daha çok çok üzülerek rahmetle andığım.. "Nükhet Ruacan" ve gitarın baş kahramanlarından "Erkan Oğur".
Piyasa da bulunmayan bir konser albümü..








Bülent Ortaçgil - Rüzgara Söylenen Şarkilar (1984)

Tracklist:



1- yağmur
2- sen ben ve değirmenler
3- mum
4- suna abla
5- kediler
6- sevgi
7- zamana sıkışmış
8- arada sırada düşünür
9- deniz kokusu getiriyorum
10- ak kuşlar kara kuşlar



7 Kişi Yaladı :

karga | 9 Nisan 2010 02:21

Hocam Bülent Ortaçgil'i ancak ailemin hayatı tehlike altında olursa ve kurtulmaları Bülent Ortaçgil'i dinlememe bağlıysa dinlerim. Ama paylaşma isteğinin azalması kötü. Özel hayatından neler oluyor ve/veya olmuyor bilmiyorum ama sen devam et bence. Sonuçta pop müzik değil paylaşılanlar. Zor bulunan müzikler bunlar. Ha daha çok dark ambient/shoegaze black metal filan fişmaken eklesen negzel olurdu :) Mesela bak sana grup tavsiyesi Heretoir, Liam, Velvet Cacoon Frail,Shyy...Sadece öneri bunlar...O değil de nasıl empati yaptım sen paylaşmaya gücüm yok deyince :) Hocam ekle sen, devam et, bekliyoruz

Cocteau Twins | 9 Nisan 2010 10:37

Teşekkürler Fatih, desteğin için.

Bahsettiğin türler, benim de en sevdiğim türler zaten ama tek türe bağlı bir insan olmadığımın farkındasındır, onlarca türde grup eklemelerimden. O yüzden.. biraz daha devam edebilirim sanırım paylaşımlara..

Tavsiye ettiğin projelere de göz atacağım, belki de arşivim de varlardır ama, yüzlerce albüm için de, akılda tutmakta zor.. bilirsin.

air guitarist | 9 Nisan 2010 14:23

çoğu zaman.. yeniden başlamak için, iyice bitmek gerekir..
yeni bir yol bulabilmek için, bir şeylerin sonuna gelmek gerekir..
ve her derde vardır bi çare, ey dost.. yeter ki arasın onu, her kimse biçare..

Cocteau Twins | 9 Nisan 2010 15:58

Çaresizliğimin kurbanı olan bir ben, çaresizlik denizin de yüzü koyun maviyi izleyen yine bir ben..

Bana siz gibi bakan başka bir onlar. Sürünün kuyruk sokumun da yaşlanmaya zorlayan başka bir içsel o.

Şimdilik devam.. Teşekkür Sadi'm.

eat your parents | 9 Nisan 2010 17:56

daha öncesinde de ve dün de farketmiştim. ama farketmekten çok anlayabilmeyi isterdim. içten bir "anlıyorum" demeyi. aslında biraz anlıyor gibiyim. umarım daha çok anlayabilirim. umarım yardım edebilirim.

Cocteau Twins | 9 Nisan 2010 18:18

Boşverelim..

Bir kere geliyoruz, tadını çıkarmaya devam. Abartmadan, bokunu çıkarmadan.

Bir gün, hep birlikte kahkahalar atmak adına..

karga | 10 Nisan 2010 01:10
Bu yorum yazar tarafından silindi.

Yorum Gönder

.

.

Öpücük