0 com

Dozens


0 com

David Sylvian + Robert Fripp - Damage


0 com

Andrew Liles - Live


0 com

Cisfinitum


0 com

Last Few Days - End It (1986)


0 com

Cigarettes After Sex - Nothing's Gonna Hurt You Baby


0 com

Leyland Kirby presents V/Vm - The Death Of Rave (A Partial Flashback) (History Always Favours The Winners, 2014)








Müthiş..
0 com

Maurizio Bianchi / M.B. - Habitats (Kubitsuri Tapes, 2010)





Öncesinde, uzun bir yürüyüş yapmıştım; yapayalnız..
Tepemde görünen güneşin yakıcılığını beynimde ve sırtımda hisedebiliyor ama yinede aynı sokaklardan defalarca geçmeyide göze alıyordum. Sebep? Aslında yoktu.. sadece yürüyordum işte. Olabildiğine hızlı ve emin adımlarla. Tıpkı, bir yere yatişircesine.. Tamemen anlamsızca. Sokaktakiler farketti tabii durumu; geçtikçe, geçiyordum aynı sokaklardan. Sonra bir süre,bambaşka sokaklara doğru yürüdüm ki; zaman geçmeliydi ve beni yine farketmeyen birilerinin, o aynı sokaklarda olacağı iç güdüsüyle, devam ettim..
Yorguluktan ölüyordum artık. Bir sandalyeye yığıldım ama dur durak bilmeyen bir yürüme isteği ve hayat denilen şeyin etrafında dönen anlamsızlıkları gördükçe, daha bir hızlı yürüyor ve daha da bir içe kapanıyordum..
Her yerimi sardığım tek renkli kumaşlarla yürümeye devam ettim. Artık karanlıktı ve kumaşları, tüm bedenime sarmıştım.. Oradan oraya gidiyor, daha sonra gerisin geriye dönüyordum.. Dik yokuşlar ve alçalan tavanların arasında gezmeye ve hiç durmadan yürümeye devam ettim.. Ettikçe daha fazla yürümek istiyor ve beynimin zonklamasıyla bu kişisel zevkimi sonlandırmak durumunda kalıyordum. Yine yürümeye devam ettim ve daha sonra yine.. yine ve tekrar yine.

Kafa tasıma saplanan keskinliğin nedeni neydi; hiç bilemiyordum.. Anlamsızlara karşı, anlamsızca yürümeye yine devam ettim.. ve etmeye de devam ettim.
Sonrası, yoktu.
Tamamen.
Tükenmiştim..
0 com

Richard Garet - 60' Cassette (The Helen Scarsdale Agency, 2015)




Richard Garet; ince kıvrımlı dehalığı ile bir huzur banyosu..

Harika!
0 com

Coyote Image Classic - Coyote Image Classic (Hooker Vision, 2012)




Aslında kabakların görüntüsünü ve renklerini çok severdim ama hiç yemezdim. Sonra, yavaşta olsa yemeye başlamıştım ama onun bundan haberi yoktu. Evden aldığım dantellerini o gün, ondan habersizce aldığımı ona nasıl söylerdim.. bilemiyordum.
Daha sonra Meri geldi ve beni bu dertten kurtarıcı eyledi. Kimseye söylemeden ve belli etmeden masanın üzerine, gizlice koyuvermişti ondan aldığım dantelleri ve masanın üzerindeki renkli bölüme koyuvermişti. Kanıt olarakda bana masanın o halini gösteren bir fotoğraf ile göstermişti. Bu önemli bir şeydi.
Meri'nin evinde ki gizli bölmede, hep birilerin korkusu yatardı. Bundan çok konuşmaz ama arada laflardık.
Daha sonra Meri, nedensizce, bilinmezliğe doğru gideceğinin öncesi bunu bize bildirmişti köpeği Fulura'nın tasmasında. Çok acı vericiydi.. dehşete ve korkuya kapılmıştık.
Daha da sonra Meri'nin gizli bölmesine doğru yol aldık ve içerisinde ne olduğuna dair tek bir bilgimiz bile olmaması ile birlikte, çok heyecanlıydık.
Dufero, yavaşça elini, sonrada kolunu soktu gizli bölmeye ve çekti. İçerisinde hiç bir şey bulamamıştı. Fenerin mütevazi halinden oluşan anahtarlıüın ucunda ki ışığı yaktı Dufero ve gizli bölmenin içini cılız bir aydınlanma aldı. Dikkatlice baktığımızda, 2 belirti oluştu gözümüze. Ama uzuvlarımız kısa geliyor belirtilere ulaşmak için.
Daha sonra eve gidip uyuduk ve sonrada uyandık. Fulura'nın yemeğini verdik ve gizli bölmeye doğru devam ettik.
Bir dal bulduk uzuvlarımızdan uzun; yolda ve bu gizli bölmeye, eşelemeye karar vermiştik. Yoğun uğraşlar sonucu belirtileri dikktlice sürükledik kendimize. İçeriden, kurumuş bir kraliçe arı ve bir tutam beyaz iplik çıktı.
Yıkılmıştık..
Dakikalarca oturduk gizli bölmenin dibinde, yerde. 
3 Gün sonra Dufero'yu satmaya karar verdik ve bir hayvan barınağı sevicisi ile anlaştık. Artık Dufero yoktu.. ama en azından, o gün, 3 öğün dondurma yiyebilmiştik..
Bu yıkılmışlığımıza iyi gelecekti ama sonra Dufero'yu özledik. Hayvan barınağı sevicisine bu duruma anlattık. Geri istedik, pişmandık. O da bize, 4 öğün dondurma alabilecek kadar bir param olursa, anca o zaman Dufero sizin olabilir dedi. Ama öyle bir paramız yoktu..
Bahçeden topladığımız erikleri pazarda satmaya ve sonrada Dufero'ya kavuşmayı çok arzuluyorduk. Eriklerin sahibi bizi farketti ama bir şey demedi. "Sonra ödeşiriz" dedi. Sonra hemen pazar gittik ve topluca birine sattık. Artık Dufero'yu alabilirdik!
Hayvan barınağı sevicisin evine gittik, zili çaldık ama kimse açmadı. Dufero'nun sesi içeriden geliyordu ve bu bizi dahada ısrarla zili çalmamıza neden oldu. Ama halen kapı bir türlü açılmıyordu..
Bir süre kapı önünde bekledik. Solmuş bir kırmızı renkli kapı kulpunun güzelliğinden bahsettik. Çok yorulmuştuk.. Pazar yeri uzaktı ve bu bizde uyku yapmıştı.
Orada bir süre uyukladık ama halen kimse eve gelmiyor ve kapıda açılmıyordu. Çok üzgündük.. ve bir süre dolaşmak istedik. Yürürken. Meri'nin, neden Dufero'nun ismini köpeği Dufero'ya verdiğini düşündük ama bir yol bulamadık. Yoksa, bu da gizliden gizliye, bir mesajmıydı?

Yolda gördüğümüz seyyar dondurmacı, müzikli sireni ile bizi büyülemişti. Ağzımızın suyu akıyordu ve Şeftali'li dondurmasından daha önce hiç yememiştik. Paramız sadece Dufero'yu geri almaya yetiyordu ve dondurma alamazdık. Yoksa Dufero, sonsuza kadar o evde kalabilirdi. Bu korkunçtu!
Daha sonra, Dufero'nun fotoğrafını, seyyar dondurmacıya gösterdik ve kendisine verebileceğimizi, karşılığında da, dondurma arabasını bize vermesini istedik. Dordurmacı bir süre zaman istedi ve sonra vazgeçti. "Kabul ediyorum!" dedi. Sevinçten havalar uçmuştuk. 
Ertesi gün Dufero'yu nihayet o evden geri alabildik ve seyyar dondurmacıyı, bahsettiği sokağın içinde bulduk. Arabayı hazırlamıştı. Dufero'yu kendisine verdik ve o da bize arabayı verdi ve taksiye atlayıp gitti.
Artık 3 tekerlekli bir seyyar dondurma arabamız vardı ama anlaşmayı yaparken, dondurmalar ile birlikte vereceğini düşündüğümüz seyyar dondurmacı amca bize sadece 3 tekerlekli seyyar dondurma arabasını vermiş ve gitmişti.
Yıkılmıştık..
Artık ne Dufero vardı, ne de donurma alabileceğimiz bir para. Tekerleğin biride eski ve küflüydü. Araba gözümüze çok çirkin ve demode görüntüsü ile bizi bizden almıştı. Tekerlekleri harici tahtadan olan bu arabaya ne yapacağımıza karşı, tek bir fikirde buluştuk.

Hava kararmıştı. Topraktan bir yere çektik arabayı ve 3 metre ötesine gazete serdik. Ardından, kısa bir sessizlik ve ümitsizce arabaya baktık, baktık, baktık ve baktık.. Daha sonrada bir hışımla çakmağı çaktık..
Çığlıklar atarcasına yanan arabanın karşısına geçip, yere serdiğimiz gazete üzerine oturduk ve yanıp giden; kül olan çocukluğumuza baktık..



(Photo: Peter Kiss)






The number limit has expired



Limited Download: 13
0 com

Ychorus Volume 65






0 com

Maurizio Bianchi | Siegmar Fricke ‎– Stroma~Konkret (Monochrome Vision, 2006)





Tracklist

1 Keratoplastie (Für Transversale Magnetbandakzeleration, Sensorisches Klavier Und Konkrete Mechanik) 29:57

2 Distrofia Atonale (For Paralysed Aritmia, Nuclear Ambience And Anamorph Tone-Pigments) 11:15

3 Dissonanza Sclerotica (For Polineuropathic Surface, Piano Edematosa And Opaque Microsections) 23:53




Evdeydim..
Bugün, bilgisayarda, klasör düzenleme işlemine daha yeni girişmiştim ama öncesi; değerli bir arkadaşıma, bazı albümleri bana alması için, yurt dışı alışverişlerinde deneyimli de olduğundan Discogs'dan, diğer albümlerin yanında, bu albümü de istemiştim ama albümün sound içeriği hakkında neredeyse hiç bilgim yoktu ve kendi kendime sürprizler yapmayı seviyordum. Albümler, 1 ayda anca elime ulaştı ve şimdi dinleme zamanıydı. Kaldığımız yerden devam; bilgisayarda işlemleri yaparken, albümün müzik setinde çalmaya başlaması henüz çok yeniydi. 5 Dakika anca olmuştu ki; birden şuurumu yitirdiğimi farkettim! Gözlerim kapanıyor ve şuursuzca elim başka yöne, boynum da yana kayıyordu.. Bunu farketmem, bir süre sonra olacaktı. Daha sonra, gözlerimi çok iyi açamadığımı ve açmaya çalıştıkça kapandığını farkettim. Albüm, hiç durmadan devam ediyordu..
Yataktaydım..
Kısa bir süre sonra, albümün beni iyice içine çektiğini ve bir nevi, trans haline soktuğunu farkettim.. Pause yada stop yapamıyor ve beynime bir şeylerin çakıldığı hissiyatı gitmiyordu.. Kendime geldiğim de yada biraz olsun kendime geldiğimde, yataktaki her şeyi yere bıraktım ve kendimi de yatağa.. Gözlerim ve bedenim aşağıya doğru akıyor gibiydi sanki.. Halüsülasyon şeklinde rüyalar görmeye başladım ve bir yandan da albüm kulaklarımda gelip, gidiyordu.. Sesler, bir boşluktan yankılanıyor gibiydi ve devam etti.. Tamamen kendime geldiğim de, albüm, neredeyse bitmek üzereydi ve yataktan kalkamadan, öylece, müzik setinden gelen sesleri dinledim.. Hipnotikleştirilmiş bir tutam zevceydim .. evet; gülmeyin.

1955, İtalya doğumlu Maurizio Bianchi ve 1968, Almanya doğumlu Siegmar Fricke'nin bir ortak yapımı bu albümü, Rus müzik yapım şirketi olan Monochrome Vision, 30 Aralık Cumartesi, 2006 tarihinde, sınırlı sayı da; dünya geneline 500 tane olarak tasarladı ve bu albümün, orjinal 1 kopyası da bende.. Mutluyum.
Albümü, 3. defa dinlediğim de farkettim ki; toplam 3 track olan bu albümde ki favorim, sanırım hepsi.. Çünkü, albümde ki 3 kayıtta, ortak ama ayrı bir dünyaya sokuyor beni. Huzursuz bir huzur bu! Kesinlikle böyle..
Şunu söylemem gerek; albüm, pek çoğunuza göre değil.. Daha 5. dakikada, dinlemeyi kesebilir ve sinirlerinizin boşaldığını, ayak tırnak uçlarınıza doğru hızla ilerlediğini ve boğulduğunuzu hissedebilirsiniz. Hatta, eğer CD formatını gaza gelip, dinlemeden bir şekilde edinirseniz de, 5. dakika sonrası CD'yi ortadan ayırmak,müzik setinize kafa atmak ve kendinizi duvarlara çarpa isteğiniz de oluşabilme ihtimalleri arasında olduğunu söyleyeyim.. Deneysellikte, açık ara 1. gelen albümler bile size tırıst geliyorsa, o zaman sorun yok.. Çok fazla Experimental albüm dinledim bu zamana kadar ama bunun tadı bir başka gerçekten.. Anlatmak istediklerimin hepsinden yarısı bu kadar. Merak edenler, zaten yolu bir şekilde bulur. 
Bu, yazı kendime bir notttur.

Ölümcül yanının güzelliğini hissedebilenlere; el sallamalarım tavan.
0 com

"Thoroughly Lost to Logic"


0 com

Scenic


0 com

ALAN COURTIS / BATUR SONMEZ




TRansmit// sunar : SIGNALS FROM OUTSIDE # 31
experimental electronic noise music events - istanbul 
Deneysel Elektronik Noise Müzik Konserleri

Ülkemizde, günümüz elektronik, deneysel, noise ve avant-garde müzikleri adına yaptığı çalışmalarla tanınan, TRansmit Müzik, hazırladığı 31. gecede, Arjantin’den ünlü deneysel müzisyen Alan Courtis’i konuk ediyor. 
Signals From Outside, yurtdışından gelen müzisyenlerle yapılan canlı performans etkinliklerini kapsayan bir proje, konserler dizisinin otuzbirincisi, ülkemize ilk kez gelecek Alan Courtis ile sürüyor. Bu etkinliklerin temel amaçları arasında, yurtdışında, bu alanda çalışma yapan nitelikli müzisyenlerle, Türk müzisyen ve dinleyicilerini buluşturmak ve ortak bir paylaşım alanı yaratmak, önemli yer tutmaktadır.

TRansmit Music as known as the curator/organizer of electronic, experimental, noise and avant-garde music events in Turkey. It will be hosting Alan Courtis who is an experimental musician from Argentina in the 31st event. Signals From Outside is a project involving live performances of musicians from all over the world. The main aim of this project is to create meeting point for a cultural and artistic exchange between musicians from abroad and Turkish musicians/audiences.


ALAN COURTIS:
1972 ‘de Arjantin, Buenos Aires ‘de doğan Alan Courtis, ses sanatı, drone, noise, doğaçlama, elektro-akustik müzik alanlarında çalışmalar yapmaktadır. Sanatçı, ünlü “Reynols” grubunun da kurucu üyesidir. Courtis, güçlü deneysel duyularla, hazırlanmış sesler, saha kayıtları, bant manipülasyonları, synthesizerlar ve geleneksel enstrümanların (akustik ve elektrik gitar) yanı sıra kendi yaptığı ilginç müzik aletlerinin de yüksek teknikle kullanıldığı bir müzik oluşturmuştur. Sanatçı, filmler için müzik besteleri yapmıştır. Ayrıca, Merzbow, Lee Ranaldo, Jim O’Rourke, Phill Niblock, Otomo Yoshihide, Zbigniew Karkowski, Mattin, Makoto Kawabata, KK Null, Daniel Menche gibi bir çok müzisyenle ortak çalışmaları vardır.
ALAN COURTIS:
Alan Courtis was born in 1972 in Buenos Aires. He has been working in the field of sound-art, electro-acoustic music, drone, noise improvisation and composition. He was a founder member of Reynols. His music always has strong experimental sense and usually based on high-skilled techniques of prepared sound, tape manipulations, processing of field recordings, live electronics, objects, cymbals, synthesizers, computer tools, playing traditional (both acoustic and electric) instruments as well as self-built, strange and unusual instruments (eg. unstringed guitar). Courtis has composed music for films and has collaborated with musicians like: Merzbow, Lee Ranaldo, Jim O’Rourke, Phill Niblock, Otomo Yoshihide, Zbigniew Karkowski, Mattin, Makoto Kawabata, KK Null, Daniel Menche, etc.
www.myspace.com/courtis
http://en.wikipedia.org/wiki/Anla_Courtis


BATUR SÖNMEZ:
Çağdaş müzik ve sanat çalışmalarına, 1998 yılında başlayan, Batur Sönmez, deneysel, elektronik, endüstriyel, noise müzik alanında yaptığı çalışmalarla, tüm dünyada tanındı. Japonya'dan İspanya'ya, Rusya'dan Lübnan'a, dünyanın bir çok ülkesinde çeşitli festival
ve konserlere katıldı. Sanatçı, bir çok farklı müzik projesi yanında, multimedya, görsel-işitsel, ses ve video sanatı çalışmaları da yapmaktadır.
BATUR SÖNMEZ:
Batur Sönmez began his contemporary music and art works in 1998. In following years, He became well known all over the world with his experimental, electronic, industrial, noise music projects. From Japan to Spain and from Russia to Lebanon, He participated in various festivals and concerts in many countries of the world. Next to a lot of different music projects, he works on contemporary arts such as multimedia, audio-visual, sound art, video art, etc.
www.facebook.com/batursonmezofficial

Bu etkinlik, büyük sanatçı Marcel Duchamp’a itaf edilmiştir.
This event was dedicated to the great artist Marcel Duchamp.

Ücretsiz giriş.
FREE ENTRANCE.

0 com

BJ Nilsen, Stillupsteypa & Anla Courtis


0 com

Discharge - Why (1981)



70's, Hakkari / Turkey




Mavi halkalı Ahtapot Dünya'nın en zehirli hayvanlarındandır,zehri aynı anda 30 insanı ve 10.000 fareyi öldürebilir.Okyanusun derin sularında yaşarlar.Pasifik Okyanusu ve Hint Okyanusu'nda bolca rastlanır. Zehirleri bir insanı 2-3 dk içerisinde öldürür.Zehri olan tetrodotoxin siyanürden 10 bin defa daha zehirlidir.Bu zehrin bir panzehri yok ancak ölümden kurtulmak için kalp masajı ve süni tenefüs zehrin etkisini azaltır.Bazı kurbanlar 90 saatte ölebilir.Latince adı hapalacholaene lunulata'dır.Boyları sadece golf topu büyüklüğündedir.Bu ahtapot tehlike anında mavi halkalarını bir araba farı gibi yanıp söndürerek karşısındakileri uyarır. Zehirlenme belirtileri genelde ilk gebeleme,karıncalanma,uyuşukluk,böbrek yetmezliği ve nefes almada zorluktur.En son ise kurban felç geçirerek ölür.Mavi halkalı ahtapotlar 24-25 derece sıcaklıkta yaşarlar.Yengeç ve minik balıklar avlayarak yaşarlar.Dişi bir kerede 50-100 yumurta bırakır









Sınırlarlı boşluk / Limited to: 27
0 com

Rumble Militia - They Give You The Blessing (1990)






Nevill Francis Mott (d. 30 Eylül 1905 – ö. 8 Ağustos 1996), "manyetik ve düzensiz sistemlerin elektronik yapısına ilişkin temel nitelikte kuramsal araştırmaları için" 1977 Nobel Fizik Ödülü'nü Philip W. Anderson ve J. H. Van Vleck ile paylaşan İngiliz fizikçidir.

30 Eylül 1905 tarihinde Leeds'te doğdu ve babasının lise son sınıf fen öğretmeni olduğu Giggleswick Kasabasında büyüdü. Babasının işi dolayısıyla aile ilk olarak Staffordshire'ye, daha sonra Chester ve nihayet Liverpool'a taşındı. Mott ilk başta, Cambridge Üniversitesi matematik mezunu olan annesinden evde eğitim aldı. 10 yaşındayken Bristol'daki Clifton Koleji'ne gitmeye başladı. Üniversiteyi Cambridge Üniversitesi St John's College'de okudu.

1929 yılında Manchester Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1930 yılında Cambridge'ye döndü ve doktora bursu alarak Gonville and Caius College'de ders vermeye başladı. 1933 yılında kuramsal fizik dalında Melville Wills Profesörü olarak Bristol Üniversitesi'nde çalışmaya başladı.

1948 yılında fizik dalında Henry Overton Wills Profesörü ve Bristol'daki Henry Herbert Wills Fizik Laboratuvarı'nın yöneticisi oldu. 1954 yılından 1971 yılına kadar Cambridge'de Cavendish Fizik Profesörü olarak görev yaptı. Ayrıca 1959-1966 yılları arasında Gonville and Caius College'nin dekanı olarak hizmet verdi.
Mott'un en büyük başarılarından biri kuramsal olarak ışığın fotoğraf filmi üzerindeki etkisini açıklamak ve metal halindeki maddelerin ametal hale geçişinin ana hatlarını göstermektir (Mott dönüşümü). Mott yalıtkanı terimi, adını onun bu başarısından alır.

Nevill Mott 1936 yılında Kraliyet Toplumu Üyesi seçildi. 1957 yılında Fizik Toplumu'nun başkanlığını yürüttü. 1960'ların başlarında Britanya Bilim ve Dünya Meseleleri Konferansları grubunun başkanı olarak görev yaptı. 1962 yılında Mott'a şövalye ünvanı verildi.
1977 yılında "manyetik ve düzensiz sistemlerin elektronik yapısına ilişkin temel nitelikte kuramsal araştırmaları için" Nobel Fizik Ödülü aldı.

1995 yılında Kraliyet'in Companion of Honour ünvanıyla ödüllendirildi. 90 yaşına kadar çalışmayı sürdürdü. Ruth Eleanor Horder ile evlendi. Çiftin iki kızları oldu; Elizabeth ve Alice.

8 Ağustos 1996 tarihinde Milton Keynes, Buckinghamshire'de öldü.










Sınırlı boşluk / Limited to: 20
0 com

Jim Chappell - Saturday's Rhapsody (1990)







Mukoza veya sümükdoku bazı iç organlar ve dışarıya açılan boşluklarda en dış katmanı oluşturan, ektodermik kökenli, kaplayıcı, sümük (mukus) salgılayan zar. Epitel bir yapıdır. Emilim ve salgılamada görev alırlar.

Mukoz tabaka içeren vücut boşluklarına solunum yolunun büyük bir kısmı, bütün gastrointestinal kanal ve üretra dahildir.

Bukkal mukoza
Gastrik mukoza
İntestinal mukoza
Olfaktör mukoza
Oral mukoza








Sınırlı boşluk / Limited to: 19

0 com

A Winged Victory For The Sullen

0 com

GOD




Coming Soon! / Yakında!
0 com

Red Abizianas - Ohm Society (Müzik Hayvanı, 2014)



Uzun zaman; ama çok uzun zamanlar oldu bir albüm hakkında yazmayalı. Eskisi gibi böyle eylemlere giriş(e)miyorum, Aslında, girmek istiyorum herhangi bir albümü dinlerken ama bir şeyler beni durduruyor ve içine hapsediyor. Çıkamıyorum..

Müzik Hayvanı, iyice abanmaya başladı yeni albüm basma konusun da. Seviniyorum. Hem de çok.. Yine geçtiğimiz saat, gün ve haftalar için de bir albüm yayınlandılar ki; haftalar öncesinden minik haberini almıştım. Küçük ve dinlediğiniz müzik, hayat görüşü yada görünüş itibari ile zıt ötesi bir kasaba da yaşamanın verdiği buhranlık, başımı döndürmeye devam ediyor ve ediyordu ki; Müzik Hayvanı'nın ana gövdesi olan Eray Düzgünsoy, uğraş vererek, bana güzel bir paket yolladı. İçerik üzerine hiç bilgi vermemesi, benim de işimi geldi; süprizleri hep severim..

Paketi açınca, elime gelen kapağa baktım ama dikkatlice hiç bir yazısını okumadım. Bilerek. Çünkü bu durum, müzik setin de albümü dinlerken, bende yaratacağı etkiyi, kendi kendime ölçmeye yarayacaktı. Yaradı da, evet. Dinledim ve sonra bir daha dinledim ve sonra bir daha. Ardından bir daha, iki daha dinledim. 4 Kayıtlık bir albümdü bu ve ismi "Ohm Society". Proje adı olarak seçilen isim "Red Abizianas". Albümün, ismin ve diğer geri kalan faktörleri yaratan beynin sahibide Sarp Keskiner.. Müzikal yanını ve müzik adamlığına soyunmuş olan yanlarını bilenler iyi bilir. O yüzden, tekrarlara atlamanız yerine, biraz daha fazla araştırmanızı öneriyorum Sarp Keskiner ve albümün kendisi hakkında. 

Her şeyi bir anda öğrenmek, tüketmenin, başlıca da olayı aslında ama sadece bana göre tabii. Albümün masalımsı yanını, 2. şarkıdan itibaren daha iyi algılıyoruz ama tabii yine dinleyiciden, dinleyiciye değişir elbette notunu düşmek kaydıyla. Tür, tarz vb. konular hakkın da pek de bilgi vermek istemiyorum. Sınırlarınız ve bahsedeceğiniz başka dinleyicilerin sınırları hakkında da..; bunları unutalım. Sonra ise 3 ve 4 geliyor derken albüm bitiveriyor. Sonra tekrar başa, sonra bir daha, daha da başa alınabilecek kadar da tekrarları sevdiriyor sevenine. Farkedeceksiniz.

Albüm, baştan sona LEZİZ.. 
Rüyasal boşluğumun görünmeyen ipi ise "Ebe Roswell".

Sarp Keskiner'e böyle bir albümü ürettiği için, Eray Düzgünsoy'a da, böyle bir albümü yayınladığı için...








Albümü dinlemek için / Listen: Red Abizianas - Ohm Society

Albümü edinmek için mekanlar: / CD
0 com

SIGNALS FROM OUTSIDE # 30





TRansmit// sunar : SIGNALS FROM OUTSIDE # 30

experimental electronic noise music events - istanbul 
Deneysel Elektronik Noise Müzik Konserleri



Ülkemizde, günümüz elektronik, deneysel, noise ve avant-garde müzikleri adına yaptığı çalışmalarla tanınan, TRansmit Müzik, hazırladığı 30. gecede, Japonya’dan iki önemli avant-garde müzisyeni konuk ediyor. 
Signals From Outside, yurtdışından gelen müzisyenlerle yapılan canlı performans etkinliklerini kapsayan bir proje, konserler dizisinin otuzuncusu, Japon öncü müzisyenler, Sabu Toyozumi ve Fumihico Natsuaki sürüyor. Bu etkinliklerin temel amaçları arasında, yurtdışında, bu alanda çalışma yapan nitelikli müzisyenlerle, Türk müzisyen ve dinleyicilerini buluşturmak ve ortak bir paylaşım alanı yaratmak, önemli yer tutmaktadır. 

TRansmit Music as known as the curator/organizer of electronic, experimental, noise and avant-garde music events in Turkey. It will be hosting tow avant-garde musicians from Japan in the 30th event. Signals From Outside is a project involving live performances of musicians from all over the world. The 30th of the series will continue with Sabu Toyozumi and Fumihico Natsuaki performance in Turkey. The main aim of this project is to create meeting point for a cultural and artistic exchange between musicians from abroad and Turkish musicians/audiences.

Sabu Toyozumi: 
Japonya’nın gelmiş geçmiş en önemli free jazz, avant-garde davulcularından, Sabu Toyozumi, 1943 yılında doğdu. 1965 ‘de profesyonel müzik kariyeri başlayan müzisyen, ilkin rock grubu Samurais ‘e katılır. 1969 yılında ise Sabu Toyozumi ’nin free jazz, doğaçlama üzerine müzik çalışmaları başlar. İzleyen yıllarda, Anthony Braxton, John Russell, Evan Parker, Peter Brötzmann, Keiji Haino, vb. uluslararası müzisyenle ortak çalışmalar yapar. Ayrıca, Toyozumi bir çok müzik çalışmalarının yanı sıra, öncü Japon noise grubu, Hijokaidan ‘da da davul çalmaktadır. 

Fumihico Natsuaki - Hico: 
Müzik dünyasında Hico olarak tanınan Fumihico Natsuaki, melodika, çene arp, overtone flüt, perküsyon, vb. birçok etnik müzik aletini çalan bir multi-enstrümantalistir.
Hico melodika da benzersiz ve epik bir çalma tarzı icat etti. Çalarken, dairesel nefes tekniğini ve her iki elini de kullanan müzisyen, bulduğu tekniklerle kesinlikle diğer müzisyenlerin önüne geçer. Sanatçı, 2011 ‘de büyük ilgi gören ilk Avrupa turunu yapar.

Batur Sönmez: 
Çağdaş müzik ve sanat çalışmalarına, 1998 yılında başlayan, Batur Sönmez, deneysel, elektronik, endüstriyel, noise müzik alanında yaptığı çalışmalarla, tüm dünyada tanındı. Japonya'dan İspanya'ya, Rusya'dan Lübnan'a, dünyanın bir çok ülkesinde çeşitli festival ve konserlere katıldı. Bir çok farklı müzik projesi yanında, multimedya, görsel-işitsel, ses ve video sanatı çalışmalarıda var.


Bu etkinlik, Japon öncü besteci Takehisa Kosugi‘ye itaf edilmiştir. 
This event was dedicated to Japanese pioneer composer Takehisa Kosugi.

0 com

Lustmord

Lustmord Live 2011 from Lustmord on Vimeo.
0 com

Panabrite




Panabrite'ın yeni albümü Pavilion, çıktı çıkıyor! 150 kopyalık plak formatı için ve tek şarkılık kulak içi sokumu için, linklerden dinleyin!




Dinlelemek / Listen: https://soundcloud.com/immune-recordings/05-balsam/s-DNoYk

Satın al / Buy here: http://immunerecordings.net/catalog/pavilion/
0 com

Antwon - End Of Earth [2012]



Flam (İngilizce: Slogan cancel), posta gönderilerinde kullanılan çeşitli mesajlar veya sloganlar içeren damgalara verilen addır. Türkiye Cumhuriyeti'nin erken dönemlerinde topluma çeşitli mesajlar vermek için kullanılmışlardır. Bu erken dönem flamlar gönderilere el ile uygulanmakta idi. Sonraları flamlar makina damgalarında da sıklıkla kullanılmıştır.
Günümüzde ücret ödeme makinalarında da flam kullanılmaktadır. Özel kuruluşlar tarafından kullanılan ücret ödeme makinalarında kendilerinin reklamları bulunmaktadır. Postahanelerde kullanılan flamlar da genel olarak reklam olmakla birlikte anma amaçlı veya kültürel nitelikte olan mesajlarda sıkça görülür.



Antwon - End Of Earth [2012]


limited download: 33


0 com

Don Cherry - Live in Ankara 1969 [1978]



Kozmopolitanizm, bireyin insanlık adı verilen büyük komüniteye aitliği savunan, yerel nitelikteki bağlılığın yerini evrensel bağlılığın aldığı, evrensel düşüncelerin benimsendiği, tüm dünyanın ülke ya da vatan olarak görüldüğü; genellikle bu görüşlerle ilgili etiksel, sosyolojik ve siyasi felsefelerin tanımlanmasında kullanılan bir kavramdır. Bu fikirleri benimseyen kişi kozmopolit veya kozmopolitan diye adlandırılır.[1]
Kozmopolitanizm birliği ve çeşitliliği içerir. Etik ve kültürel bir tutum olarak kozmopolitanizm insanlığın birliğini, farklılıkların hoş görülmesini, tüm insanların aynı ahlak topluluğunun parçası olduğunu, bireysel kimliğin oluşumuna farklı kültürlerin kaynaklık etmesini ve insanların birlikte yaşama eğilimini kapsar. Ayrıca kozmopolitanizm dünya toplumunu hedefler; dünya toplumu riskler, yaşama imkânları ve toplumsal ilişkiler ağı sayesinde bütünleşmiş, ortaklaşmış insanlığı ifade etmektedir.
“Dünya toplumu” ve “kozmopolitanizm” kavramları günümüzde kadar ki süreçte yeni anlamlar kazanarak, dünya ölçeğinde tek bir siyasal yönetimin varlığınının dışında; kamusal alanın, toplumsal ilişkilerin dünya ölçeğinde genişlemesini ve farklı yaşam biçimlerinin, farklı düzeylerdeki kimliklerin iç içe geçişini gösterir olmuştur.



Recorded at the US Embassy in Ankara, Turkey on November 23, 1969

-







limited download: 45
0 com

Windowspeak


0 com

KAOSMOS (Turkey)


0 com

TOBACCO - Streaker


0 com

Luxuria - Redneck


0 com

Khalifa Ould Eide & Dimi Mint Abba ‎– Moorish Music From Mauritania [1990]



Marfan sendromu, anormal bağ dokusu yapısı ile karakterize bir sendrom. Birçok sistemi aynı anda etkilemektedir. Birçok hastada uzun parmaklar karakterize olmakla birlikte tesadüfen bir ağrı sonucu hastaneye giden bireylerde de teşhis konmasından da anlaşılacağı üzere fenotip üzerindeki etkisi değişkendir.
FBN1 geni üzerinde bir mutasyon sonucu gelişmektedir. Aort yırtılması başlıca ölüm nedenidir.
Marfan Sendromu iskelet sistemi ile birlikte kardiyovasküler ve oküler sistemleri tutan genetik bağ dokusu hastalandırır. Marfan Sendromu, 15. kromozoma lokalize fibrillin genindeki (FBN1) defekt sonucu mikrofibrillerin yapısal glikoproteini olan fibrillin sentezinde kalitatif ve kantitatif bozuklukla karakterizedir. italyan bestecisi ve 19. yüzyılın en ünlü keman virtüözü Niccolò Paganini (1782-1840), gerek kendini tedavi eden döneminin hekimlerince tanımlanan iskelet bulguları, gerekse kemanın teknik olanaklarını zorlayan olağanüstü uslubu dikkate alındığında Marfan Sendromu’nu düşündürür. Derin damak ve eklemlerde hipereksitabilite bulunur.


  • limited download: 42

0 com

Texas Sci-Fi - Figures~ Frequencies [2009]



Foto diyot, tıpkı zener diyot gibi ters yönde baslanıp çalıştırılabilen bir diyottur. İletime geçme şartı olarak üzerinde bulunan küçük şeffaf bir pencereden ışık alması gerekir. Bu ışık tam pekleminin birleşim yerine düştügünde, diyotun iletime geçmesine sebep olur. Klasik diyotlarda olduğu gibi bu tip diyotlarda da sızıntı akımı vardır. Genellikle otomasyonda ve dijital kontrol sistemlerinde üzerine düşen ışığın, 0 1 gibi bir sinyal değişikligi yapmasından faydalanılır




Texas Sci-Fi - Figures~ Frequencies [2009]

  • limited download: 19


0 com

Ugly Husbands & Old Softy - Salmon-Chanted Evening [2009]



"...buraya kadar okudu"

Ugly Husbands & Old Softy - Salmon-Chanted Evening (2009)




  • limited download: 27

0 com

GROBBING THRISTLE - Second Song


0 com

Kaçırmayın!


0 com

Piiptsjilling (Netherlands)








0 com

Szakcsi


0 com

Escarlatina Obsessiva - Blossomy Parks (Recorded Recordings Records, 2008)




Levitasyon ya da yükselinim, insan ya da hayvan vücudunun veya özgül ağırlık olarak havadan daha ağır nesnelerin görünür herhangi bir fiziksel etkenin yardımı olmadan havaya kaldırılması, havada asılı kalması veya havada gezinmesi fenomenlerine verilen addır. Fiziksel medyumluk deneylerinde, kimi mistiklerde, yogilerde, fakîrlerde, ve Tibet’li rahiplerde gözlemlendiği ileri sürülür. Yoga’da siddhi adı verilen psişik yetenekler arasında ancak gerçek bir yoginin gerçekleştirebileceği yeteneklerden biri olarak kabul edilir.
Parapsikoloji’de psikokinezinin bir türü olarak kabul edilen bu fenomeni Parapsikologlar, psikokinezi yeteneği güçlü medyumların deneyler sırasında eşyaları havaya kaldırabilme şeklinde gerçekleştirebildiklerini ileri sürmüşlerdir. Levitasyon fenomeni konusunda Spiritüalist literatürdeki ünlü medyum Daniel Dunglas Home, Parapsikolojik literatürdeki ünlü isimler ise, levitasyon fenomenlerini bilim insanları denetiminde gerçekleştirmiş olan Rus medyum Nina Kulagina ve Polonyalı medyum Stanislawa Tomczyk’tir. Bu son iki medyumun başarılı levitasyon fenomenleri fotoğrafla belgelenmiştir.
Vakumlu ortamda bulunan nötr maddelerin birbirini çektiğini söyleyen, mikro ortamlarda gözlemlenebilmiş ve kanıtlanmış olan Casimir Kuvvetinin levitasyonu mümkün kılacağını iddia eden bilim insanları bulunsa da henüz makro alanlarda gözlemlenebilmesi için erkendir.







Escarlatina Obsessiva - Blossomy Parks (Recorded Recordings Records, 2008)

Limit Tüketildi / Sold Out




Limited Download / Sınırsal boşluk: 12

.

.

Öpücük