0 com

The Church - The Unguarded Moment (4:14)

0 com

Kokomo - Mattehorn Bob and the Black Fair (2009)



Almanya'nın gelecek vaadeden post rock gruplarından Kokomo ilk albümü "Mattehorn Bob and the Black Fair" i kendi çabalarıyla 2009'un son günlerinde yayınladı. Post metal ve progressive ritimlere kayan dinamik ritimleriyle müziğe bolca tepki vermenizi sağlayan bu dörtlü 16 Nisan'da da Peyote'de sahne alacak ! Kaçırmayınız !

http://www.mediafire.com/?nm15zcjzy34

ya da

http://rapidshare.com/files/348781496/Matterhorn_Bob_and_the_Black_Fair.zip
1 com

Nest - Retold (2010)


0 com

Daisuke Tanabe - Before I Forget (2010)






0 com

The Thing - Garage (2004)


:Tracklist:

1 - Art Star
2 - Aluminum
3 - Haunted
4 - Eine Kleine Marschmusik
5 - Hey Fläsk
6 - Have Love Will Travel
7 - Garage


0 com

Teruyuki Nobuchika - Morceau (2009)


:Tracklist:

1 - Pola
2 - Tiny Fairy
3 - In The Park
4 - Tranquille
5 - Half Moon
6 - Piano Bit
7 - Deauville
8 - P2d
9 - Hypnotique
10 - Bagatelle no.1
11 - Reposer
12 - Nocturne


2 com

P Jørgensen - To (2009)


:Tracklist:

1 - Giucco Piano
2 - At A Loss (Interlude)
3 - Blossom
4 - Variation I
5 - Sakramente
6 - Variation II
7 - Solbakken 2006.06.25 3:50am
8 - Olympia
9 - Variation III
10 - B-25 Mitchell

1 com

Dif Juz - Extractions

  • Dave Curtis (guitar)
  • Alan Curtis (guitar)
  • Gary Bromley (bass)
  • Richard Thomas (drums, percussion, saxophone)

Bazılarınız bilir Victorialand diye inanılmaz bi album vardır. A yüzünün ilk şarkısı "Lazy Calm" da Richard Thomas da çalar. Dif Juz u merak edenler ilk bu şarkıya bakabilirler. 4AD den kötü bi müzik çıktığı pek görülmüş bişey değildir. Deneyin derim.


tracklist:

Crosswinds

A Starting Point

Silver Passage

The Last Day

Love Insane

Marooned

Two Fine Days (And A Thunderstorm)

Echo Wreck

Twin And Earth




not: "Love Insane" şarkısında söyleyen kişi tahmin edebileceğiniz gibi Elizabeth Fraser.

7 com

Golden Ages - Tradition (2010)



Öncelikle uzun zamandır albüm koyamadığım için önce Tolga'dan sonra herkeslerden af diliyorum ve hemen bugünkü konuğumuza dönüyorum. Karşımızda 2009 yılında çıkardığı EP'si ile adından sıkça söz etmesek de çıkış albümü Tradition ile önününü çok açık olduğu Philadelphia'dan Golden Ages.

Golden Ages tek kişilik bir proje. Tınılar oldukça yakın geliyor aslında kulağa. Tek kişi ve elektronik etiketi gelince bilgisayar üzerinden yürüyen bir şeyler olduğunu tahmin etmek zor olmuyor tabi. Ama yapaylık ve çiğlik yok bu albümde. Oldukça sıcak hatta tropik bile diyebiliriz. Biraz Animal Collective, biraz Fuck Buttons ve söylem doğru olur ise kendilerine hipster diyen ya da hergün başka bir harman tarz bulan yeni nesil gencoların chillwave dedikleri -ki kulağa hoş geliyor kabul etmek gerek- tarzda icraatlerde bulunan bilumum diğer sanatçıları seven Golden Ages'i yere göğe sığdıramayabilir. O derece, evet.


Evet bunu istiyorum!
2 com

#95.1 Man Man - Warmup 1 - The Boombox
Uploaded by lablogotheque. - Music videos, artist interviews, concerts and more.

tolgacim affina siginarak sali ve cumartesi gunu haricinde pazar gunu gibi olumun hafta hali bi gun vidyo koyuyorum
ama dunyanin en guzel sarkisi o yuzden
ychorus dogumgunu

1977

hadi dans,
bayan ve bay seklinde elden belden omuzdan tutup dudaktan sabahin yumurtasi kokmali,
dans.
2 com

Magic Arrows - Sweet Heavenly Angel of Death (Wobblyhead, 2005)


DWNLD
0 com

Magic Arrows - Magic Arrows (Lion Records, 2002)


DWNLD
0 com

Golden Retriever - Golden Retriever (2010)


0 com

1-Speed Bike - El Gallito (2004)

:Tracklist:

1 - Intro
2 - There's An Oil Tanker Named Condoleeza Rice
3 - Bleeched Bumbaclot Warning
4 - If You Were A McDonald's, Your Lips Would Be An Orange Soda But Your Dick Would Be A Shrivled Up Fry
5 - Some People Know How To Roll When They Fall Off A Bike (Hrsta Remix)
6 - My Dick Is This Small Because It's -40 Degrees F
7 - The Ground Is Really Unforgiving When You Fall (Hrsta Remix)

1-Speed Bike is the solo electronic project by Godspeed You Black Emperor! drummer Aidan Girt.
0 com

Belong - Colorloss Record (2008)


:Tracklist:

1 - Late Night (written by Syd Barrett)
2 - Beeside (written by Tintern Abbey)
3 - Girl From New York (written by Billy Nicholls)
4 - My Clown (written by July)

Features four covers of 60s psych music.
0 com

Otomo Yoshihide's New Jazz Orchestra - ONJO (2005)


:Tracklist:

1 - Eureka

2 - Theme From Canary

3 - Broken Shadows

4 - Lost In The Rain

5 - Orange Was The Color Of Her Dress, Then Blue Silk / Tails Out

6 - 真夜中の静かな黒い川の上に浮かび上がる白い百合の花

7 - A-Shi-Ta



0 com

Am-Boy - PG (Unlabel, 2006)


DWNLD
1 com

Am-Boy - Music For (Attack 9, 2007)


DWNLD
2 com

Signaldrift - Compass (Wobblyhead, 2003)


2 com

Lunar Testing Lab - Space Program (I, Absentee, 2008)


DWNLD
2 com

Lunar Testing Lab - Space Debris (Self-Released, 2008)


DWNLD
0 com

Manyfingers - Manyfingers (2004)


DİKKAT!
ATTENTION!
ACHTUNG!

1 com

Indignant Senility - Plays Wagner: Part One (2010)



0 com

Duy-uru 4444



Geçen gün attığım postta yazdıklarımı, hızlı düşünüp, karar verip, uygulamaya geçirdiğimi çok sonra anlayabildim. Unutkanlığımı (ciddi anlamda bir unutkanlıktı gerçekten) mazur görmenizii ve özürümü kabul etmenizi arzu ediyorum, paylaşımlarımızı ortak yerde yaptığımız ey değerli Ychorus yazarları..



Salı, Cumartesi günleri albüm paylaşımı yapacağımız olay TAMAMEN iptal olmuş ve her zaman ki gibi, kafamız estiğince albüm paylaşımına devam edeceğimizi, itinayla duyurur, mail attığınız ve sıkça takip ettiğiniz için en içten teşekkürlerimi arz ederim.



Birleşik Mail Emirlikleri, Ychorus Şubesi: ychorus@windowslive.com
0 com

Seasons (pre-din) - Stars And Lights: Together We Fall (2010)


0 com

Matt Elliott - The Mess We Made (2003)


''matt elliott müzikal antikahramanlarımdan biri. tam bir outsider. kendi kendine oyunlar oynayıp duruyormuş gibi geliyor. yapayalnızken kocaman bir sarhoşlar korosu olup sanki dünyanın son gecesiymiş gibi eğlenmecilik oynuyor mesela. küfürbaz serseri denizcilik oynuyor ya da.
hepsini ancak bu kadar güzel eline yüzüne bulaştırabilirdi.''

download

0 com

Signaldrift - Girl (Audraglint Recordings, 2005)


0 com

James Pants - Seven Seals



Stones Throw etiketiyle piyasaya çıkan Seven Seals, 2009 yılı tarihli olmasına rağmen hip-hop, new-wave, electro boogie türlerinin ilk hallerinden örnekler sunuyor adeta. Oldukça modern ve taze olan bu albümü özellikle bilimkurgu severlerin ayriyetten seveceğini düşünüyorum nedense.

Ayrıca sadece kapağına bakıpda indirilebilecek albümler listeme kesinlikle girmiş bulunmakta. "şahane albüm kapakları" adlı bir tag bile açıyorum izninizle.



2 com
0 com

Drafted By Minotaurs - Aversion Therapy (2009)



0 com

Kim Ki O / Deform Müzik DJ Set / 1 Şubat / Eylül Bar / Arnavutköy


















,EYLÜL'DE 1 ŞUBAT PAZARTESİ: KİM Kİ O+DEFORM+İÇKİLER YARI FİYATINA!


::Her Pazartesi Bütün İçkilerde % 50 İndirim::

Deform' dan Müzikler 9' da
Kim Ki O 10' da
Giriş 5 TL

::1' de Taksim' e dolmuş!::

Eylül Bar: 1. Cadde No: 64/A, 34345 Arnavutköy


Kim Ki O: www.myspace.com/kimkio
0 com

Belong - October Language (2006)



:Tracklist:

1 - I Never Lose. Never Really
2 - Red Velvet Or Nothing
3 - October Language
4 - I'm Too Sleepy, Shall We Swim?
5 - Remove the Inside
6 - Who Told You This Room Exists?
7 - All Equal Now
8 - The Door Opens the Other Way


0 com

Xeltrei - Litotes (2007)



:Tracklist:

1 - Letargi
2 - Frugal
3 - Litotes
4 - Korossion
5 - Trampolin
6 - Karuseller
7 - Porslin
8 - Sicksack
9- Landfotografi
10 - Gränser

1 com

Alva Noto + Opiate - Optofiles (2001)



:Tracklist:

1 - Opto File 1
2 - Opto File 2
3 - Opto File 3
4 - Opto File 4

0 com

Alva Noto + Ryuichi Sakamoto with Ensemble Modern - utp_ (2008)



:Tracklist:

1 - A attack : B transition
2 - C,D Grains
3 - E,F partocle 1
4 - G Transition
5 - H,J broken line 1
6 - K,L plateaux 1
7 - L,M silence
8 - N,O particle 2
9 - P,Q broken line 2
10 - R,S,T plateaux 2 : U end

Part 1 Part 2
0 com

Turner - Slow Abuse (2005)



9 com

Kırık Çizgi Röportajı


Bir kaç hafta önce karar verip, uygulamaya geçirmeye çalıştığım; hayatımda ilk defa yaptığım bir olay bu röportaj. Çok amatörce oldu... Ezgi-Atacan ve Murat a ayrı ayrı teşekkür ediyorum beni kırmadıklarından dolayı...


(okumadan minik bir not: bana gönderilen metne dokunmadan, öylece koyuyorum)




İlkin şunu sormak daha makul gibime geliyor, Kırık Çizgi nin elemanlarının birbirlerine uzak mesafelerde hayatlarına devam etmeleri grubun gidişatını nasıl etkilemekte? Birbirinizi görmüyor olmanız müzikal yaratıcılığınıza ve gruba nasıl yansıyor? Sonuçta bambaşka mecralarda olmanın verdiği hissiyatı ve hayatınıza yansımalarını da es geçemeyiz herhalde?

Farklı şehirlerde olmamız çalışmalarımızı yavaşlatıyor. Aynı şehirde yaşasaydık çalışma imkânlarımız açısından bu bizim için bir avantaj olurdu. Yinede bu duruma iyi tarafından bakmaya çalışıyoruz. Uzakta olmamız nedeniyle birbirimizi ve birlikte müzik yapmayı çok özlüyoruz, buda bir araya geldiğimizde her şeyi daha keyifli yapmamızı sağlıyor.

Farklı yerlerde yaşayarak, bir yerde bambaşka hayatlar yaşamış oluyoruz. Bize göre bu bizim müziğimize farklı bir katkı sağlıyor. Birbirimize anlatmak, müziğimize yansıtmak istediğimiz farklı yaşantılarımız oluyor buda yaptığımız işlere yansıyor. Bir bakıyoruz herkes anlatmak ya da yapmak istediğinin dışında, ama ondan daha güzel bir şey ortaya çıkarmış.:)

Farklı şehirlerde yaşamamızı müzik yapmamızı önünde bir engel gibi görmüyoruz Kırık Çizgi olarak daha birçok şey yapmak istiyoruz ve bu yüzde hala devam ediyoruz.



Ve yine mesafenin uzaklığından devam edersem, hatta biraz daha kişisel sormam gerekirse; okul durumlarınız ve ilerisine dair ufukta ne görünüyor?

Murat: Benim okulum Haziran’da bitiyor, daha sonrasına dair ufuk biraz bulanık gibi, ama ufukta yüksek lisans görünüyor.

Ezgi: Ben önümüzdeki sene yine Amerika’ya gideceğim 1 sene daha orda devam edeceğim okula. Sonrası biraz karşıma çıkacak fırsatlara bağlı ama benim içinde yüksek lisans yapmak kaçınılmaz gibi.

Atacan: Okulum bu sene bitiyor. Önümüzdeki seneler içinde de yüksek lisans yapmayı düşünüyorum. Bakalım, henüz hiçbir şey belli değil. Birçok plan var ama henüz düşünce aşamasında.


O zaman önümüzde iki farklı Kırık Çizgi dönemi olacak diyebiliriz… Öncelikle Ezgi ara verene kadar grupça neler yapmayı planlıyorsunuz? Ve daha sonrasında, buna paralel Kırık Çizgi’ nin elemanları grup dışında farklı projelere vesaireye dair neler düşünmekte?

Ezgi gidene kadar Kırık Çizgi olarak yapmak istediğimiz tonla şey var. Kafamızda netleştirdiğimiz en yakın plan yeni bir kaç şarkı kaydetmek ve bunlardan birine video yapmak. Bunun dışında kesinleşmeyen ama yapmak istediğimiz daha birçok şey var ama kesinleşmeden söylemesek daha doğru olur. Söyleyip söyleyip yapamamak istemeyiz. .) Bunlar dışında daha çok konser vermek istiyoruz. Özellikde İzmir’de ve Eskişehir’de :). 2004te bir kere çalmıştık İzmir’de çok güzeldi, tekrar orada çalmayı çok istiyoruz ama bir türlü gerçekleşmiyor. İlgilenenlere duyurulur. .)

Murat: Benim tek kişilik bir projem olucak, bir kaç şarkı hazır, kaydetmem ve daha çok çalışmam gerekiyor sadece. Bunun dışında yakında gerçekleşecek bir iki proje daha var, onlar için de şu an beklemedeyim.

Ezgi: Ben göçebe hayatı yaşamak zorunda olduğum için maalesef çok uzun soluklu planlar yapamıyorum. Kafamda yurtdışına ilişkin bazı projeler var ama henüz sadece kafamda .) Umarım gerçekleştirebilirim, eğer olursa zaten bir şekilde duyururum.

Atacan: Okul durumunda olduğu gibi planlar, projeler var ama şu an belirsizler. Gelecek söyleyecek bize neler olacağını. 

Peki 29 Ocakta Peyote de bir konseriniz var. Bunun akabinde, Üçünüzün İstanbulda buluşması nasıl oluyor? Konser zamanlarınız mesafelerin kalkmasından ötürü daha mı doyurucu oluyor?

Eger konserden önceki haftalarda boş vaktimiz olursa, haftaiçi veya hafta sonu Eskişehir’de buluşuyoruz. Eskişehir’de buluşmak hem manevi hemde maddi açıdan rahatlık sağlıyor bize. Birbirimize çok yakın yerlerde oturuyoruz, ulaşım yok, studyolar ucuz, birbirimizle ve ailelerimiz ile daha cok vakit gecirebiliyoruz vs vs. 29 Ocaktan bir hafta öncede hepimiz Eskişehir’de olacağız. Eski ve yeni şarkılara çalışacağız. Aksine, Eğer Eskişehir’de buluşacak zamanımız olmuyorsa konserden bir gün önce ya da konser günü Ezgi ve Atacan İstanbul’a geliyorlar. Evde biraz dinlenip, bir yerde prova yaptıktan sonra mekâna gidip soundcheck i hallediyoruz, birseyler yedikten sonra konsere çıkıyoruz. Sonra eve gidip yorgunluktan bayılıyoruz. .) Bir gün sonrada geri dönüyorlar. Bu çok yorucu oluyor, fakat diğer türlü konser vermemiz epey zorlaşıyor. Yinede, konser vermemizde bizim bir araya gelmemiz ve çalışmamız demek. Bu yüzden yorgunluk çok sorun değil.


Myspace in yararları oluyordur tabii... Bu bağlamda Slusaj Natglasnite’ ı da size sormak isterim, aralık ayında Peyote de verdiğiniz konserde Zdenko yu da dinleme/görme şansım olmuştu, Hırvat, elektronik bir Proto Punk etkisi vardı sahnede... Siz ona ve şirkete(!) nasıl ulaştınız? o süreç nasıl gelişti? ve sonrasında gruba ne tür getirileri oldu?

Zdenko bize myspace üzerinden ulaştı. Toplamasında yer almamızı ve kayıtlarımızı basmak istediğini söyledi. Kayıtları yaptıktan sonra cdyi bizimle beraber, Zdenko da Hırvatistan’da bastı ve dağıttı. Bu süre zarfında sürekli iletişim halindeydik. Geçtiğimiz Aralık ayında da İstanbul’da bir konser, bir de djlik ayarladık. Geldiğinde Arka oda’da DJlik yaptı ve Peyote’de bizimle ve Kim Ki O ile beraber çaldı. Peyotede ki performansı oldukça ilginç bir o kadar da güzeldi; sesçisi Hrc altyapıları hazırlıyor Zdenko’da bunların üzerine vokal yapıyor. Aynı zamanda geldiğinde iki mekânda da stant açtı, zaten Zagrep’te de çoğu konserde de stant açıyor ve insanlarla orada tanışıyormuş. İki çanda, Cd, plak ve kitapla geldi. O iki çanta içinde Yugoslavya’dan Amerika’ya her yerden topladığı müziklerle dolaşıyor ve bu müziklere ulaşılabilmesi çok zor. Dolayısı ile taşıdığı çantalar bir nevi hazine gibi, bu yüzden kapağını açıp içine girdiğinde çıkması oldukça zor oluyor.:) Mesela, Türkiye’den örnek verecek olursak; Zdenko nasıl yaptıysa Ayyuka’nın stüdyoda doğaçlama çaldıkları bir kaydı basmış, Ayyukadakilerde bile olmayabilir o Cd.:). Türkiye’den ayrılırken de kafasında birçok planla yola çıktı, sanırım yaz bitimine kadar bir kısmını beraber gerçekleştireceğiz. Bize de çok katkısı oldu Zdenko’nun . Yaptığımız müziği bulunduğu coğrafyaya ulaştırdı, şarkılarımızı radyo programlarında çaldı ve akabinde Slovenya ve Hırvatistan’dan orada çalmamız için mesajlar gelmeye başladı. Bu arada söylemekte fayda var, Deform Müzikte ve Moda’da bulunan Kutu kafe de bazı Cdleri satılıyor. Buralara gidip dinleyebilir ve satın alabilirsiniz.




Kırık Çizgi nin bir de tişörtleri var ve sanırım tişörtlere sahip olanların bir de ayrıcalığı varmış?

Evet, tişörtlerin hepsi el yapımı. Hepsini tek tek kumaş kalemiyle çizip, kumaş boyasıyla boyuyoruz. Epey bir mesai harcadık bunun için. .) Bitmek üzereler, sayıca az kaldılar. Tekrar tişört yapacağız fakat bizi bu kadar uğraştıracak bir iş olmayacak.

Tekrar ilk zamanlarınıza dönersek... Başlangıç ile şimdiyi mukayese etmenizi istersem bir farktan söz etmek mümkün mü? Ve varsa bir değişim, gruba bakışınızda yahut soundunuza yansıyan türde bir şey mi? Sonuçta uzun süredir beraber çalıyorsunuz bi sıkılganlık dahi addedebilir?

Tabi ki farklılıklardan bahsetmek mümkün ve değişimin olması da çok normal ve gerekli. Dinlediğimiz şeyler ve zevklerimiz değiştikçe bu müziğimize de yansıyor. Bir de 70 küsür yapımı bir Farfisa aldık. Yeni şarkıların çoğunda onu kullanıyoruz. Soundumuz değiştirdiği ve güzelleştirdiği kesin! Şarkılar eski hallerine göre daha farklı oldular. Belki uzun süredir çaldığımız şarkılardan sıkılmış olabiliriz, fakat beraber müzik yapmaktan ve üretmekten asla sıkılmadık.


Patrick Süskind, Jonathan Richman ve akabinde Punk... Size dair içerik bazında bu isimlerden ilham aldığınızı çok rahat söyleyebiliriz. Acaba sizin için müziğin içine "özel isimler" yahut semboller girmesi ne anlam ifade ediyor? Ve bunlar dışında müziğinizi başka neler besliyor?

Ezgi: Patrick Süskid benim sevdiğim bir yazar. Birçok kişi onu “Koku” adlı romanının sinemaya uyarlanmasıyla tanıdı. “Güvercin” ise Koku dan oldukça farklı bir kitap. Kısaca, kitap bankada bekçilik yapan birinin, bir sabah kalkıp kapısının önünde bir güvercine rastlaması ve ondan iğrenip evi terk etmesini anlatıyor. Beni mutlu eden şey ise günlük hayatımızda önemsemeyeceğimiz küçücük ayrıntıların hayatımızı birden değiştirebileceği, hatta tepetaklak edebileceği düşüncesi oldu. Sonrada bir baktım şarkı olmuş.)

Murat: Jonnathan Richman ise hepimizin çok sevdiği bir kişi. Müziğimizde direk onun etkisi olduğunu zannetmiyorum, daha çok onun basit ve sade tarzından etkilendik. Bunun dışında punk öncesi ve sonrası birçok akımda etkilendik fakat etkilediklerimiz akımların ya da kişilerin direk bizim kimliğimizi oluşturduğunu söyleyemeyiz; çünkü şu an her şey farklı; zaman, coğrafya, kişiliklerimiz, içinde yaşadığımız kültür vs. Biz daha çok “özel isimlerin” bakış açılarından ve tarzlarından etkilendik. Bu etkileri de bilinçli bir şekilde müziğimize yansıtıyor değiliz, bu kendiliğinden ortaya çıkan bir durum. Örneğin bahsettiğim bu Özel isimlere “Essential Logic” i örnek verebilirim. Müziğimiz değil ama hissiyatımız onlara benziyor.



Son zamanlarda neler okuyorsunuz? izliyorsunuz? diniyorsunuz? Var mı beğendikleriniz, önerecekleriniz?

Murat: Ben şu an H.G. Wells’in “Kısa Dünya Tarihi”ni okuyorum. Onun dışında bundan önce üç kült distopyayı okudum: Zamyatin’in “Biz”i, Huxley’in “Cesur Yeni Dünya”sı ve Orwell’in “1984”ü. Tavsiye ederim tabi ki. Müzik olarak da son zamanlarda, Spits, The Yolks, ve Suburban Lawns. Bular dışında, Ian Svenonius’un projelerine sardım. (make up, weird war, chain and the gang, david candy)

Ezgi: Şu an, Jean Paul Sartre´ın “Bulantı” adlı romanını okuyorum. Okuduklarım arasından da, Albert Camus’den “Yabancı”, Richard Bach’tan “Hipnozcu”, Sabahattin Ali’den “Kürk Mantolu Madonna” ve İhsan Oktay Anarın kitabı “Puslu Kıtalar Atlası”nı önerebilirim. Müzikte de en son tanıştığım isimlerden İda Maria’yı dilemekteyim.

Atacan: Önerebileceğim kitaplar arasında, Deepak Chopra'dan büyücünün yolu ve Ömer Hayyam'dan Rubai'ler var. Gruplardan "Los Microwaves", "HorrorPops", "Jonathan Richman", "Alina Orlova" ve Blonde Redhead tasfiye edebileceklerim arasında. Doctor Who(2005) ise izlenebilir bir film.

Dinlemek için;
www.last.fm/music/Kırık+Çizgi
www.myspace.com/kirikcizgi


Ayrıca: Fotoğraf seçiminden dolayı "Fil" e, soruları yazarken bana katlanan "Ayı" ya teşekkürü bir borç bilirim. Bir dahaki aya görüşürüz:) (gaza gelmek)
1 com

Chihei Hatakeyama - A Long Journey (2010)



.

.

Öpücük