Merhaba. Bu derlemeyi nereden nasıl bulduğumu hatırlamıyorum. İçindeki hiçbir grubu da daha önce hiç duymamıştım. Biri Amerikan diğeri Belçikalı iki ufak labelın ortak yayını. Parçala tipik Indie karışık kasetlerinden sound ve çeşitlilik olarak görece ilginç bir farklılık gösteriyor.
İsmi yeter. 2016'da çıkan ve kulaklı gözlerden komple kaçtığını düşündüğüm albümü indirmeniz için hazır kıtalık düşlerinize serpiştirmek üzere hazırlanan bu kayıtları zihinsel arşivinizde yer edinmesini temenni ederekten...
Bu albümü bulmanız hiç kolay değil.. Önemli bir albüm ve baskısı çoktan tükenmiş olup, çok aranılan bir albüm. Bir sürü "şey" yazılabilir ama sürprizli olması sizin için daha iyi olacağını düşünüyor ve sınırlı indirme hakkı bitmeden edinmenizi öneriyorum. Limit sayısı dolunca, link blogdan kaldırılacak ve bir daha eklenmeyecektir. Kapak iddasızmış gibi görünse de bana göre harika görünüyor.. Yurt dışından birinin bana ulaşması ve bu albümü ısrarla istemesi ile beraber, yıllar sonra tekrar gündemime geldi ve ne de iyi etti dedim. Albümlere dair kilişşe kritiksel yazı stillerinden baymış durumdayım; evet. Sevgiler.
Maribor pek çok ismi bir arada barındıran ortak bir müzik oluşumudur.
Albüm de elde edilen sound anlayışının beyin gücü; Industrial-Ambient alanın kült ismi Maurizio Bianchi'nin yanında, Nimh ismi ile bilenen Giuseppe Verticchio, Lasik Surgery'den Gianluca Favaron, Hall Of Mirrors grubundan Andrea Marutti, Under the Snow'dan Stefano Gentile ve 16 Haziran 2012'de aramızdan ayrılan, Power Electronics türünün unutulmyacak ismi Mauthausen Orchestra yani Pierpaolo Zoppo Ronzero'dan oluşuyor. Albümün dinginliği sizi sarmalayıp, bırakmıyor.. hayal gücünüze büyülü bir verim sağlıyor.
6 Aralık 2011'de Silentes tarafından De Immenso adında basılan albüm, bir süre sonra, 2 Disc olarak + Atrocity Exhibition adı ile yeniden basıldı. Dünya geneline sadece 100 kopya ile sınırlı baskı yapılan bu çift CD'li baskının bir kopyası da benden olması ile müthiş gurur duyuyorum. Albüm, normal CD ebatlarının gayet üstünde bir büyüklükte olan kartoneti ile çok güzel görünüyor.
Kapakta görmüş olduğunuz kişi ise Kopenik felsefesini benimsediği için Roma katolik kilesinin Engizisyon mahkemesi tarafından yargılanıp, sapkın ilan edilen ve 17 Şubat 1600 yılında, 52 yaşındayken, Roma'da, Campo de' Fiori meydanında, diri diri yakılarak idam edilen, İtalyan Filozof, Okülist ve Gök bilimci Giordano Bruno heykelidir.. Gökgücü tarafından, hayatının konu alındığı oyun, Ankara Devlet Tiyatrosu'nda 1997 ve 2007 tarihlerinde, sadece 2 defalığına tiyatroda sahnelenmiş ve 1997'de, ilk sahnelendiğinde, Aziz Nesin Ödülü'nü, Giordano Bruno oyunu ile Gökgücü kazanmıştır.
İsviçre. Soy isimlerinden de anlaşılacağı üzere Jen Morris ve Stephane Neri ikilisinin ortak çalışmasıdır Morrisneri. 2013 yılında Kadıköy ve Taksim'de konserler vermiş olan Jen Morris'in yaptığı işleri takip etmek için adres alt katta. Bilinmeyeni keşfetmeyi daha çok sevenlere..
Yakında bombastik bir çıkış yapabileceğini düşündüğüm, henüz yaygınlaşmadığını bildiğiniz bir isim Wayes Blood'dan, buğulu, leziz, rüyasal bir klip geldi..
The Haters'ın önemimi anlamak ve hissetmek için, sadece bu video bile yeterli benim için.. Dünyada ki pek çok insana hiç bir şey hitap etmeyeceği kesin bu videonun evet ama onlar için yaşamadığımız aşikar.. 1992, çok uzak bir tarih değil ama izleyenlerde yarattığı karmaşa ve anlamaya çalışma yetisi zirve yapmış gibi görünüyor. Bu video, Nisan, 2016'da yüklenmiş.. bunca sene bir meçhul olarak, birilerinin eklemesini beklemiş.. ve şimdi karşımıza çıkması, inanılmaz önemli bir şey diye düşünüyorum..
İzlerken, 1983'te verdikleri bu konserin iyi ki bir videosu var diye düşünmeden edemiyor insan.. Daha sonraları duble evrim geçirmişlersede, bu dönemleri gerçekten olaylı dönemleri.. O kadar çok müzisyene ilham verip, o kadar çok dinleyiciye hayal barındırmışlardır ki.. bu konu tamamen tez konusu.
Çift kişilik; 2 kardeşin yürüttüğü bir proje olan Shahman, 90'lar etkisi oldukça yüksek bir sound işliyor. Uzun şarkı anlayışlarına karşın, tükenmişliğe yakın bir duygusal boşluk görülebilir. Kırılgan yapılarında etki, dinleyinleride içine çekiyor. Codeine ve ardından gelen onlarca grup gibi arada kaynayıp gidiyor belki ama halen bir şekilde üretmeye ve konserler vermeye devam ediyorlar. Aslında, daha sert parçalar yapıyorlar ve Noise Rock dünyasına eşdeğer işleri var ama bu albüm çok daha alakasız da olsa, 90's Emo stilini bile hissettirmesi ve geçmişe bir şapka atmalarını seviyorum.
Toronto topraklarından. Albümlerine, Bandcamp sayfasından ulaşabilir ve indirebilirsiniz ama önce şu altta ki iki play ve iki alakasız kayıt ve albüm sizi bekliyor.
Çok yağlı yemeyin, şişmanlatıyor.
San Francisco'dan bir keşif. Üretenin ilk albümü Unnoticed Moments; 4 Nisan 2016 tarihinde, CD-R formtında, sadece 150 kopya basılan albümden.. Sizi uzaklara götürürken, donuklaştırıcı etkisi ile çok kapsamlı olan videonun kapasitesinin tadı damaklara nüfus edip, araştırmacı gücünüze güç katmalı.. Üstüne çok şey yazılabilir elbette ama yazarak, size vereceği duyguyu ve anı, önceden hissetmenizin önünü kesmek istiyorum.. Dallanıp budaklanan bir sound.. aklına pek çok ismi getirebilir video aralarında ama hiç bir şey de getiremeyebilir. Kafa karıştırıcı özelliği, çıkış noktası. Sinirlerinizi budayacak ve hafifletecektir. Hepsi bu kadar, sonrası yok.
"Bankalar, kiliseler, okullar yakılmalı. İnsan ırkı imha edilmeli" diyen bir Eric Boros karşınızda..
Kaset, 1995'in yılbaşı gecesi verdikleri konserde, canlı performansa dair neler yaptıklarının, işitsel göstergesini B yüzündeki kayıtta duyabiliyor ve zihnimizde olanları canlandırabiliyorken, konser için yıl başı gecesini seçmelerinde ki etkeni ve böyle önemli bir günde, böyle arıza dolu bir etkinliği düzenlemeye kalkanları, mekana gidenleri, mekan sahibini ve o gece yapılabilecek olan onca şey varken, böyle bir etkinlikte buluşan güruhu gerçekten merak ediyor insan kayıdı dinlerken ve gıpta da ediyor elbette..
Umarım, bir yılbaşı gecesi, yapılacak olan arıza dolu bir deneysel konserde yer alabilirim. Hatta, kayıdı dinlerken, "neden böyle bir grupta değilim ki.. ya da neden böyle bir grup bu topraklarda yok ki.." düşüncesini kafamda atamadım ki; olan bitenin üzerinden 20 yıl geçmiş durumdayken hem de.. Böylelikle, ne kadar geri kaldığımızı tekrar, tekrar görmek ve hissetmek, gerçekten çok acı verici..
Eric Boros çok üretken ve sisteme tamamen karşı çıkan bir varlık. Lambs Gamble, Third World Planet, Chapelle 59, Vialka gibi projelerde ve fazlasında da yer almış durumda kendisi. Kasetin A yüzü ise yılbaşında verdiği konserden 2 gün sonra kaydedilen, yarım saatlik bir kayıt. Radyo frekansları, endüstriyel tınıları, uyuşturan ses efektleri, uzaysal boşlukları ve hiddetli alarmsal gel-gitleri yoğun. Araya serpiştirilen klasik formatta olan şarkılardan alınan minik sampler tanecikleriyle insanın gülümsetiyorda. Noise yönü ağır bir albüm.. seviyorum.
Amacım sadece, sevdiğim ve daha çok kişi tarafından duyulması, bilinmesi ve takdir edilmesi gerektiğini düşündüğüm sesleri tanıtmaktır. O halde, lütfen siz de, müziklerini sevdiğiniz buradaki sanatçılara, onların orjinal eserlerini satın alarak elinizden geldiğince destek olmayı ihmal etmeyiniz. Lütfen..
In this blog, our purpose is just to introduce the sounds we love and (we think) should be heard, known and appreciated by much more people.. so, please do not forget (and neglect) to support the artists here that you love their creations as possible as you can, by buying their original material. (for musicians: if you want us to remove the albums of yours here, please mail us:ychorus@windowslive.com