0 com

Korallreven - An Album By Korallreven (2011)



Bahçelievler Katliamı


9 Ekim 1978 akşamı daha önceden hazırlanan plan yürürlüğe konacaktır. Planı Reis kod adlı Abdullah Çatlı yapmıştır. Plandan önce İdi Amin kod adlı Haluk Kırcı saldırılacak daireye giderek keşif yapar. Keşif yapılan adres Bahçelievler’deki 15.Sokaktaki 56 numaralı binanın 2 kapı numaralı dairesidir. Kırcı kapıyı gizlice dinler ve içeride 2-3 kişinin olduğunu bildirir. Planı o akşam gerçekleştirmeye karar verirler. Ercüment Gedikli Dadaş Kahvehanesine giderek destek için adam ararken Ömer Özcan ve Duran Demirkıran’ı bulur. Gece saat 22:00’de harekete geçilir. Duran Demirkıran sokakta gözcü olarak bırakılır. Ömer Özcan ise apartman girişinde gözcü olur. Abdullah Çatlı ise sokağın sonunda arabanın içinde beklemektedir. Plana göre 4 kişi içeri girecektir: Haluk Kırcı, Ercüment Gedikli, Mahmut Korkmaz ve Kürşat Poyraz. Grup gizlice apartmana girer ve daire kapısına gelince silahlarını doğrulturlar. Ercüment Gedikli kapıyı zorlamaya çalışır ancak kapı açılmaz. Zili çalarlar ve kapı aralanınca yüklenerek içeri girerler. İçeride Türkiye İşçi Partisi üyesi 5 üniversite öğrencisi vardır:

  1. Hacettepe Üniversitesi Fen Fakultesi, Matematik bölümü öğrencisi Serdar Alten (23)
  2. Ankara Devlet Mühendislik Akademisi öğrencisi Hürcan Gürses (26)
  3. Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Efraim Ezgin (23)
  4. Hacettepe Üniversitesi İstatistik Bölümü öğrencisi Latif Can (20)
  5. Hacettepe Üniversitesi İstatistik Bölümü öğrencisi Osman Nuri Uzunlar (20)

Önemli not: İçerideki öğrenciler televizyon seyretmekteyken baskına uğrarlar.Saldırganlar devrimci öğrencilerin silahsız olmalarına şaşırmışlardır. Öğrencilerin ellerini arkadan bağlayarak yüzükoyun yere yatırırlar. Saldırganlar evde sandıklarından çok sayıda kişiyle karşılaşınca ne yapacaklarını bilemeyip Çatlı’ya danışmaya karar verirler. Kürşat Poyraz ve Ercüment Gedikli arabada bekleyen Çatlı’ya giderler. Çatlı, Kürşat Poyraz’a hemen geleceğini söyleyip beklemelerini söyler. Az sonra elinde eter ve pamukla gelir. Daireye giren saldırganlar sırayla üniversite öğrencilerini eterle bayıltırlar. Tam bu sırada kapı çalınır, saldırganlar hiç telaşlanmayıp eve arkadaşlarını ziyarete gelmiş olan iki Türkiye İşçi Partili öğrencisi Faruk Erzan ve Salih Gevence’yi de etkisiz hale getirirler. Bir anda içeride toplam 11 kişi olur. Durumu yine dışarıda bekleyen Çatlı’ya bildiren saldırganlar Çatlı’nın emriyle sonradan gelen iki öğrenciyi arabaya bindirirler. Onlarla beraber arabaya Kürşat Poyraz ve Haluk Kırcı biner. Çatlı arabayı Eskişehir yoluna doğru sürer. 10 dakika sonra araba durur. Araba çalışır durumda ve farları sönük halde TİP üyeleri yoldan uzaktaki tarlaya doğru götürülür ve 600m ötede Faruk Erzan ve Salih Gevence kafalarına sıkılan üçer kurşunla Haluk Kırcı ve Kürşat Poyraz tarafından öldürülür. Arabadakiler son hızla Bahçelievler’deki eve dönerler. Çatlı’nın planına göre evde bayıltılmış olanlar ikişer ikişer Eskişehir yoluna götürülecektir. Uyanmaya başlayan Serdar Alten’i arabaya taşırlarsa da Çatlı, geçmekte olan polis arabasından şüphelenerek içeridekilerin işlerini dairede bitirmelerini Eskişehir yolundaki cesetlerin bulunmuş olabileceğini söyler. Saldırganlar ellerindekileri nasıl öldüreceklerini tartışmaktadırlar. Haluk Kırcı Osman Nuri Uzunlar’ı mutfağa alarak tel askıyla boğmaya çalışır, başarılı olamayınca yüzüne havluyla bastırarak zorlukla boğar. Haluk Kırcı TİP’lileri böyle öldüremeyeceğini anlar ve içerideki saldırgan arkadaşlarından dışarı çıkmalarını ister, kendisi hepsini teker teker tabancayla öldürecektir. Az önce Eskişehir Yolu cinayetlerinde kullanılan silahı alır. Ercüment Gedikli, Kürşat Poyraz ve Mahmut Korkmaz daireden dışarı çıkarlar. Ercüment Gedikli gözcüler Ömer Özcan ve Duran Demirkan’a görevlerinin bittiğini bildirir. Sonra Çatlı arabayla gelir ve arabanın geldiğini duyan Kırcı yerde yüzükoyun elleri bağlı yatan gençlerin üzerine tabancasını boşaltır ve koşarak dışarıya çıkar. Serdar Alten karın ve barsaklarından 3 kurşunla, Hürcan Gürses kalp ve böbreklerinden 3 kurşunla, Efraim Ezgin başından 4 kurşunla, Latif Can akciğerlerinden 2 kurşunla vurulur. Tam karşı binada oturan polis memuru Tuncay Özkul silah seslerini duyup balkona çıktığında binadan koşarak uzaklaşan uzun ve ince birisini görür. Yine aynı apartmandaki meslekdaşı Seyfi Eroğlu’nu uyandıran polis silahınıda alarak karşı binaya geçerler. Kapıyı kırarak içeri girince dehşet görüntüleriyle karşılaşırlar. Gençlerden Serdar Alten ise hayattadır. Serdar Alten saldırganları tarif eder ve Hacettepe Hastanesine kaldırılır. Haluk Kırcı ise ertesi sabah Talatpaşa Bulvarı Numara 154/9 adresindeki Çatlı’nın dairesine gelir. Silahı ona teslim eder. Haberlerden 1 kişinin ölmediğini öğrenince korkuya kapılırlar ve Ankara’yı terk etmeye karar verirler. Çatlı Nevşehir’e, Kırcı da Erzurum’a gider. Serdar Alten ise savcı Mehmet Bağış’a ifadesini verebilmiş ve saldırganları ayrıntılı şekilde tarif etmiştir. Ülkücülerin saldırısına uğradıklarını belirten Alten kendisine “Reis” diye hitap edilen birisinin varlığından bahseder ve 34 PD plakalı bir araca bindirildiğini söyler. Alten 8 gün boyunca ölümle savaşacak ve sonunda 17 Ekim 1978 günü hayata veda edecektir. Polis bu plakalı bir aracı bulamaz. Buna rağmen olayın çözülmesini iki tesadüf olay sağlayacaktır. Nevşehir-Avanos yolundaki Kozaklı Petrol İstasyonundamavi Amerikan bir araç şüpheli olarak polise bildirilince aracın 34 PD 137 olan plakasının 34 yazan kısmının kartonla yazıldığı anlaşılır ve kartonun altında 06 sayısı görülür. 06 PD 137 plakalı araç araştırıldığında aracın Ülkücü Mustafa Mit’e ait olduğu ve örgüt adına bu kişi üzerine alındığı anlaşılır. Mustafa Mit gözaltına alınır ve Deniz Kuvvetleri Savcısı Yüzbaşı Enis Tunga dava dosyasında Mustafa Mit ile yapılan görüşmeyi detaylı yazar. Aracın örgüt için alındığını ve Ali Şerit tarafından sürüldüğünü, sürekli olarak ise Muhsin Yazıcıoğlu ve Abdullah Çatlı’nın emrinde olduğu belirtilir. Mustafa Mit ayrıca Bahçelievler Katliamının yapıldığı gün aracı Abdullah Çatlı’nın kullandığını öğrendiğini bildirir. Mustafa Mit, ülkücü camianın bilinen isimlerinden olduğu için Cebeci’de Acem Çayevinde yine örgüt üyesi Şevkat Çetin ile yaptığı konuşmada Bahçelievler olaylarıyla ilgili soru sorduğunda cevap olarak Şevkat Çetin’den “Bizim Çatlı’nın işi” cevabını aldığını açıklar. Abdullah Çatlı 8 Kasım 1978 günü Adapazarı’nda yakalandığında aracın Sivas’da cezaevinden salıverilen Muhsin Yazıcıoğlu’nu almak için kullanıldığını söyleyecektir. Bu açıklamaya inanan devlet yetkilileri Ankara yerine İstanbul Emniyetine götürülecek ve kısa süre sonra Gayrettepe’den salıverilecektir. Aracı Sivas’a götüren şoför Selahattin Sarı ise aracı Sivas’tan getirdikten sonra anahtarları 9 Kasım 1978 akşamı Ülkücülerin derneğine bıraktığını söyler. Olayın aydınlanmasında etken olan diğer bir olay ise tamamen şanstır. Bahçelievler Katliamından 2 ay sonra Semiha Üstündağ adlı bir ev kadını dostlarıyla konuşurken ortaya çıkacaktır. Bahçelievler semtinde oturan ve alışverişe giden kadın iki kişiyi konuşurken duyduğunu ve birbirlerine 5-6-2 sayılarını söyleyip onaylaştıklarını söyler. Ertesi gün Bahçelievler Katliamının yapıldığı dairenin numarasının 56/2 olduğunu görünce olayla bağlantısını anladığını bildirir. O grup içerisindeki polis memuru Recep Oktay durumu meslekdaşı Selami Ünal’a aktaracak o da polis komiseri Dürüst Oktay’a bildirince saldırganlar teşhis edilebilecektir. Teşhis edilen kişi ünlü ülkücü Duran Demirkıran’dır. Demirkıran 18 Aralık 1978 günü yakalanacak ve Bahçelievler Katliamı çözülecektir. Ayrıca Numune Hastanesi başhekimi Dr.Turhan Temuçin yaptığı açıklamayla olayda kullanılan eterin ülkücü İbrahim Çiftçi’nin talimatıyla hastanede çalışan bir sempatizan tarafından çalındığını belirtecektir.


Aynı silahlı grupların ve polislerin katıldığı katliamlarda 16 Mart 1978 günü Beyazıt Meydanında devrimci öğrenciler katledilmiş, 23-24 Aralık 1978 tarihinde Kahramanmaraş Katliamında111 Alevi katledilecektir. Abdullah Çatlı, 1976-80 yılları arasındaki terör eylemlerinden sorumlu olarak ülkenin 12 Eylül Darbesine yaklaşmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca Eylül 1982’deMiami’de ünlü neo-faşist lider Stefano Delle Chiaie ile beraber görüştüğü belirtilmektedir. Çatlı 1996 yılında Susurluk Skandalı’nın ortaya çıktığı trafik kazasında ölecektir.


Öldürenlerin akibetleri


  • Abdullah Çatlı: 1996 yılında trafik kazasında öldü, yargılanamadı.
  • Haluk Kırcı: idama mahkûm edildi, iki kez "yanlışlıkla" tahliye edildi. 2005 yılında Kartal Cezaevine girdi. 28 Mayıs 2010 tarihinde tahliye oldu.
  • Ünal Osmanağaoğlu: 1980 yılında Kemal Türkler'i öldürdü.Yurtdışına çıktı ve gizlice yurda döndü.1999 yılında Kuşadası'nda yakalandı ve yedi kez idam cezasına çarptırıldı. Kemal Türkler davasının zaman aşımıyla düşmesi sonucu 1 Aralık 2010 tarihinde serbest bırakıldı.
  • Bünyamin Adanalı: 1999 yılında Pendik'de yakalandı ve yedi kez idam cezasına çarptırıldı. Halen cezaevinde.
  • Ercüment Gedikli: 1980 yılında yakalandı. Aldığı idam cezası müebbete çevrildi ve 1991 yılındaki afla salıverildi.
  • Mahmut Korkmaz: Yakalanamadı
  • Kadri Kürşat Poyraz: Yakalanamadı









As Young As Yesterday
Sa Sa Samoa (feat. Julian Barwick)
The Truest Faith
Keep Your Eyes Shut
Loved-Up
Comin Closer
Pago Pago
Honey Mine
A Surf On Endorphins
Comin' Down



Limit Doldu / "limit has been reached"



Limited Download / Sınırlımınırlı Download: 39
0 com

Ilyas Ahmed & Liz Harris - Visitor EP (Social Music Record Club Subscription Series, 2011)





Antony van Leeuwenhoek

Antony van Leeuwenhoek, (24 Ekim 1632 - 30 Ağustos 1723) tam adı Thonius Philips van Leeuwenhoek ('Laywenhook' şeklinde okunur) olan Hollandalı tüccar ve bilimadamı. Genellikle, Mikrobiyoloji'nin babası olarak bilinir .Bir sepetçinin oğlu olarak dünyaya geldi, 16 yaşında bir kumaş tüccarının yanında staja başladı. En iyi bildiği şey mikroskobuyla çalışmaktı. Kendi yaptığı mikroskopla tek hücreli canlıları inceliyordu.

90 yaşındayken, 30 Ağustos 1723 tarihinde Hollanda'nın Delft şehrinde öldü.

leeuwenhoke mercekleri geliştirdi.17.yy ve 18.yy arasında yaşadı... Doğum Tarihi - 1632 Ölüm Tarihi -1723 Leeuwenhoek bakteriyi ilk keşfeden ve kendi oluşturduğu mikroskobu ile mikroskobik canlıları ilk olarak inceleyen bilim adamıdır. Gözlükleri büyüteç gibi kullanarak kumaşları incelemeye başlamış bu mikro canlıların varlıklarının farkına varınca da başka büyüteçler üretmiş ve nihayet bir mikroskop icat edip canlıları yakından görebilme imkânına sahip olmuştur. Yaşamı boyunca ürettiği mikroskop merceklerinin sayısı 550'dir. Her biri ile yeni bir inceleme yapmıştır.

Leeuwenhoek aynı zamanda kan hücreleri üzerinde de araştırmalar yapmıştır. Kılcal damarları inceleyerek kan hücrelerinin geçişini gözlemlemiştir. Leeuwenhoek'den önce hiç kimse kasların liflerden oluştuğunun farkında değildir. Mikroskobunun altında liflerin her birini gözlemlemiş ve incelemelerde bulunmuştur.


Hayvanlar ve bitkilerde beslenme sistemi üreme ve bitkilerde besin transferi gibi konularda da pek çok çalışması olmuştur. Bitkilerin birbirinden farklı bölümleri araştırmasının en önemli parçalarındandır. Bitkinin kökü gövdesi ve yapraklarının üç boyutlu çizimlerini yapmış ve yapılarının detaylarını ilk ortaya çıkaran bilim adamıdır.




Limit Doldu / "limit has been reached"



Limited Download / Sınırettolu Download: 47
0 com

Evenings - Earthen Moons (Audiobot, 2005)



Paleontoloji


Paleontoloji ya da taşılbilim ya da fosilbilim, fosilleri veri olarak kullanarak dünyada yaşamın tarihini yazmak amacını taşıyan bilim dalıdır.

Latince palaios (eski) onto (varlık) ve logos (bilim) kelimelerinden türemiştir. Eski varlık bilimi olan Paleontoloji; Stratigrafi, Sedimantoloji, Tarihsel Jeoloji, Biyoloji, Ekoloji, Coğrafya, Klimatoloji ve Evrim ile yakın ilişkilidir.

Fosilbilim fosil bilim ya da taşıl bilim olarak da bilinir. Bir başka tanımlamayla, ölmüş varlıkların "fosil" olarak isimlendirilen taşlaşmış kalıntılarından ya da izlerinden hareketle, jeolojik zamanda yaşamış olan canlıların en ilkelinden günümüzdeki en gelişmiş olanlarına değin geçirdikleri gelişmeleri, çeşit ve şekilleri, yaşama ortamları, ortaya çıkışları ve yok oluşlarıyla, zaman ve mekandaki dağılış ve yayılışlarını araştıran bilim dalıdır. İlk paleontoloji araştırmaları Leonardo da Vinci tarafından, Mısırdan getirilmiş kireçtaşında nummulitesleri görmesiyle yapılmaya başlanmıştır. Da Vinci Nummulites'in, bir organizm

a kalıntısı olduğunu anlamıştır.

Fosilbilim iki çeşit olarak incelenir. Bunlar;

  • Makropaleontoloji: Mikroskopta incelenmeyen, makro büyüklükteki fosilleri araştıran paleontolojinin alt dalıdır.
  • Mikropaleontoloji: Çıplak gözle incelenemeyen, ancak mikroskopla incelenebilen fosilleri araştıran paleontolojinin alt dalıdır.
  • Fosilbilim bu şekilde araştırmalarıyla yer ilmi olan jeolojiye de yardımcı olmaktadır. Bu şekilde yapılan araştırmalar neticesinde tam olarak zamânımıza kadar gelebilmiş fosil zincirine rastlamak mümkün değildir.

  • Fosiller göreceli jeolojik yaş belirlenmesinde depola
    nma içeriğinin benzerliğiyle stratigrafik delil oluşturur.
  • Yerbilimsel tarih boyunca coğrafi oluşumların ve ortamsal değişimlerin kanıtlarıdır.
  • Eski organizmaların kayıtlarını inceleyerek yerbilimsel tarih boyunca hayvan ve bitkilerin evrimini gösterir


Sistematik Paleontoloji Fosillerin morfolojik ve varsa anatomik bilgilerine belli bir düzen verip, kökensel değişikliklerinin basamaklarını belirleyerek bunları isimlendirir. Stratigrafik Paleontoloji Fosillerin dikey dağılımını inceler. Paleoekoloji Fosil organizmaların paleofizik ve paleobiyotik çevreleriyle olan ilişkilerini inceleyerek fosillerin nerede ve nsaıl yaşadığını araştıran bilim dalıdır. Paleobiyocoğrafya Fosillerin coğrafi ve yatay dağılımını inceler.



1Moon Red8:32
2Moon Grey5:59
3Moon Black13:45


Limit Doldu / "limit has been reached"





Limited Download / Sınırlı mı Download: 17
0 com

Ashtray Navigations - Last Kiss Amateur Frequencies 7'' (Gameboy, 2002)



Mikado

Mikado, ince ve renkli tahta çubuklarla oynanan bir zeka ve el beceri oyunudur. Mikado 41 çubukla oynanır. Oyuncu sayısında kısıtlama yoktur. Çubuklar bir demet olarak dik tutulup yere bırakılır; böylece masa üzerine gelişigüzel şekilde yayılırlar. Amaç diğer çubukları kıpırdatmadan bütün çubukları teker teker toplamaktır. Oyuncu bir çubuğu alırken diğer bir çubuğu oynatırsa, sıra bir sonraki oyuncuya geçer; aksi takdirde bir tane daha almaya çalışmaya hak kazanır. Önceden toplanmış olan bir çubuk yardımcı olarak kullanılabilir. Oyun sonunda puanlama çubukların üstündeki renkli şeritlere göre yapılır. Çubuklardan genelde mavi çizgili olanı mikadodur ve en yüksek değere sahiptir. Yerdeki çubukların hepsi toplandığında oyun sona erer ve en yüksek puanı toplayan oyuncu oyunu kazanır. Efsaneye göre, eski Çin'de yaşayan bir prens orada yaşayan ejderhayı eğlendirmek için bütün oyunları denemiş, fakat bu yeterli olmayınca yanındaki kürdanları yere atmış ve mikadoyu yaratmıştır. Diğer bir görüş ise bu oyunun adının üretici firmanın adından geldiği ve 20.yüzyılda Avrupa'dan dünyaya yayıldığı yönündedir.




A1First Kiss Amateur Theme
A2Morning Spasm
B1My Year Beats Your Week




Limit Doldu / "limit has been reached"




Limited Download / Sınırımsı Download : 24
0 com

April´s Motel Room - Black 14 (1993)




Tunguska Olayı

Tunguska olayı, 30 Haziran 1908 günü sabah saat yaklaşık 7:45 sularında Sibirya'nın orta kesimlerindeki PodkamennayaTunguska Irmağı yakınlarında oluşan büyük gök patlamasının adıdır.

Patlama 10-15 bin tonluk bir dinamit kütlesinin patlamasına eşdeğerdi. Kesin olmayan verilere göre patlamanın nedeninin, birkuyrukluyıldız parçasının ya da meteorun Yer'e çarpması olduğu sanılmaktadır. Cismin atmosfere yaklaşık 100.000 km/h hızla girdiği ve ağırlığının 100.000 ile 1.000.000 ton arasında olduğu varsayılmaktadır.

Patlama bölgesi ilk olarak Rus bilim adamı Leonid Alekseyeviç Kulik tarafından 1927-1930 yılları arasında incelendi. Olayı uzaktan gözleyenler önce bir ateş topu gördüklerini ve ardından yer sarsıntısıyla birlikte, güçlü sıcak rüzgarların oluştuğunu söylediler. Avrupa'daki sismograflar, patlamanın neden olduğu sismik dalgaları saptadılar. Patlamanın alevleri yaklaşık 800 km uzaktan görülmüştü. Cisim atmosferde buharlaştığından çevreye çeşitli gazlar yayılmış ve olaydan belli bir süre sonra bile Sibirya ve Avrupa'da geceleri gökyüzünün parlak bir renk almasına neden olmuştur.






1God
2California
3Get Down Jerry
4Fade To Dharma
5Nickell Bag
6R.I.P.
7Riverside
8Get Her Away
9Black 14
10Paper Courage
11Need
12Chrysanthemum
13You/Me
14La Material



Limit Doldu / "limit has been reached"




Limited Download / 14
1 com

MFJØRG - Death Experience

0 com

Family Battle Snake - Spiral Growl (Long Long Chaney, 2007)



Saçlarımdan akan hüzün, kör saplı bıçağıma eş değerdi. Ama artık..

geçti.


Limit Doldu / "limit has been reached"


Limited/Sınır 41
0 com

Witxes - Scrawls #1 (2010)







" Emma Goldman, 27 Haziran 1869'da, Rusya kontrolündeki KaunasLitvanya'da Yahudi bir ailenin kızı olarak doğdu. Emma daha 13 yaşındayken aile St. Petersburg'a taşındı. Bundan kısa süre önce 2. Alexander öldürülmüştü ve siyasi bir baskı olan ortamda Yahudiler çeşitli katliamlarla karşı karşıya kalmaktaydılar. St. Petersburg'a gelişlerinden sadece 6 ay sonra Goldman okulu bırakıp çalışmak zorunda kaldı, ailesi maddi sıkıntılar yaşıyordu. Bir fabrikada çalışmaya başlayan Emma devrimci düşüncelerle ilk kez burada karşılaştı. Fabrikada eline geçirdiği Çernişevski'nin "Nasıl Yapmalı?"[1] isimli eseri onu derinden etkiledi. Bu eser ileride filizlenecek anarşist fikirlerinin tohumlarını ekmekle kalmadı, hayatını istediği gibi özgürce yaşaması konusundaki fikirlerini de güçlendirdi. 15 yaşlarına geldiğinde babası onu evlendirmek istedi fakat o karşı çıktı ve evlenmedi. 17 yaşına geldiğinde ise, ailenin kararıyla, kız kardeşi Helene'le birlikte, diğer kardeşleri Lena ile yaşamak için RochesterNew York'a (ABD) göç etti. Burada bir tekstil fabrikasında birkaç yıl çalıştı. 1886'daki Haymarket Olayı'nın neticesinde dört anarşistin asılması Emma'nın anarşizmle ilgilenmesine yol açtı. 1887'de yine fabrika işçisi olan Jacob Kersner ile evlendi. Fakat anarşist harekete girişi ile bu evliliği kısa sürdü. Ailesi ve kocasını terk ederek önce New Haven, Connecticut'a sonra New York City'ye gitti. "



1 - The Wraith
2 - Pitfallen
3 - Disquietude
4 - With Stung Eyes
5 - The Dance
6 - Six Pears
7 - Burial of the Fox
8 - Grenelefe
9 - Shelley
10- Ramghost
11 - Julius & Hobbes
12 - Before Strata
13 - Aaron & Abe



" limt has been reached "



limited download: #41


0 com

fIREHOSE - Walking the Cow

0 com

G. Lucas Crane / 27 Ekim Peyote, 30 Ekim Arka Oda

NONHORSE from Yee on Vimeo.





Batur Sönmez tarafından 2006 yılında kurulan Noiseistanbul, hem sanatçının kişisel görsel işitsel projesi, hem de bu gösterilere ismini veren ve ülkemizde noise müziğini temsil eden ilk ve tek oluşum. Bu ay arkaoda’da ikincisi düzenlenecek olan ve konuk müzisyenlerin birlikte doğaçlama şeklinde “jam session”lar yaptığı Noiseistanbul konserleri, adı üstünde İstanbul’u noise müzisyenlerinin buluşma mekanı yapmayı amaçlıyor.

Etkinliğin bu ay ki ayağında ise şehirleri özelinde ülkelerini, Noise müzik adına temsil eden, Amerikalı müzisyen G. Lucas Crane ve Türk müzisyen Batur Sönmez 'in ortak performansı olacak ve Deliköpek ise özel performansıyla geceye katılacak.   Gecenin Ameirkalı konuğu New Yorklu G. Lucas Crane psychedelic rock grubu Woods, kolaj müzik projesi Nonhorse, deneysel tiyatro Performance Thanatology ve gösteri serisi Mortal Kombat ile de tanınıyor. Crane benzersiz tarzını analog bant cihazları, ses, saha kayıtları ve dijital çöp denilecek ögeleri spontan canlı kayıtlar ve performanslar oluşturmak için kullanıyor. www.nonhorse.com/



Batur Sönmez ise experimental, electronic, industrial, noise müzik alanında yaptığı çalışmalarla tüm dünyada tanınan Batur Sönmez Japonya'dan İspanya'ya, Rusya'dan Lübnan'a, dünyanın birçok ülkesinde çok çeşitli festival ve konserlere katıldı. Gecenin diğer konuğu Deliköpek ise ressam, müzisyen ve performans sanatçısı, Dinar Bandosu’nun kurucu üyelerinden Asaf Zeki Yüksel’in solo projesi.

www.myspace.com/batursonmez

www.myspace.com/noiseistanbul

www.myspace.com/delikopek



0 com

Haossaa !




ϟ SEÇ BEĞEN AL ϟ

ϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟ

Haossaa Albüm Tanıtım Konseri
6 Ekim Perşembe
Peyote
21:30
Ücretsizdir

††††††††††††††††††††

Haossaa - Demonation Fest
8 Ekim Cumartesi
Arka Oda
19:00

††††††††††††††††††††

Haossaa + Ruins Alone (Tatsuya Yoshida) (Japonya)
9 Ekim Pazar
Peyote

Son onbeş yılda iki kere İstanbul’da efsaneleşmiş konserler veren, Prog rock ile hardcore’u noise ile liturjik vokal müziğini grindcore ile dünya müziklerini ortalama 1 dakikalık bestelerde eritebilen Japon ekip Ruins’in davulcu / bestecisi Tatsuya Yoshida’nın Ruins klasiklerini tek başına yorumladığı albümü “Ruins Alone” turnesinin son ayağı Peyote’de.

ϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟϟ



.

.

Öpücük